Çivit Mavisi Uyku Durumunu Ayarlar.

Çivit Mavisi Uyku Durumunu Ayarlar.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Tiroid bezi boyunda gırtlağın hemen alt ve ön kısmında, kelebeğe benzeyen bir yapıdır. Bu bez normalin dışında büyüdüğünde guatr hastalığı ismi verilir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Guatrın en sık nedeni iyot eksikliğidir. Birtakım hastalıklar ve yangısal olaylar da guatra neden olabilir. Guatrın pek çok sebebi vardır. Fakat en sık nedeni iyot eksikliğidir. Günümüzde pek çok ülkede bu hastalığa engel olmak için sofra tuzunun içine iyot katılmıştır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Bunun yanı sıra, guatra zemin hazırlayan başka unsurlar da vardır. Örneğin, Grave’s hastalığı veya Hashimoto hastalığı gibi otoimmün hastalıklar, tiroid bezini etkileyerek guatra neden olabilir. Tiroid bezinde oluşmuş anormal nodüller de bezin normal çalışmasını bozarak guatra yol açabilir. Tiroid kanseri ve iltihaplar da bezi etki altına alarak büyümesine neden olabilir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Hipertiroidismden yakınan insanların iyot ve kontrast madde içeren ilaçlardan kaçınması ciddi reaksiyonların oluşmaması için önemlidir (tirotoksik kriz). Aşırı aktif tiroidin tedavisi sebebine bağlıdır. Radyoiyot tedavisi de denilen ilaçları ya da sonunda cerrahiyi kapsar. Endokrin orbitopati, göz küresinin dışarı doğru çıkmasıdır, tiroid bozukluklarıyla beraber görülür. Endokrin orbitopati kadınları erkeklere göre 6 kat daha fazla etkiler. En sık göze çarpan üç semptom: geri çekilmiş üst gözkapağı, ileri doğru çıkan gözküreleri ve bozulmuş göz hareketleridir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Bu semptomlar hastada bir yere dik dik bakıyormuş izlemini yaratır. Bunun yanı sıra, bu semptomlar gözkapağının geri çekilmesi (enflamasyon ya da üst göz kapağını kaldıran kasta yara izi kalması), korneanın kuruması, konjuktivit ve korneal ülser gibi şikayetlere de sebep olur.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Hipertiroidism, tiroid hormonlarının aşırı üretilmesidir ve uykusuzluk, sinirlilik, titreme ve kilo kaybına yol açar. Tiroid bezinin aşırı derecede aktif olması (hipertiroidism), tiroid hormonlarının aşırı üretilmesidir. Hipertiroidism; bağışıklık sistemi tarafından uyarılan tiroid, tiroid bezi veya nodülünün otonom aşırı aktivitesi ve de tiroid hormonu içeren ilaçların aşırı tüketilmesi gibi çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kadınlarda hipertiroidism görülme olasılığı daha fazladır. Aşırı üretim metabolizmanın hızlanmasına neden olur ve bu da uykusuzluk, sinirlilik, titreme, çarpıntı ve iştahın artmasına rağmen azalmış kilo ile kendini belli eder. Bazen aşırı aktif olan tiroid bezi küçük veya büyük bir şekilde boğazda görülebilir. Buna “tiroid nodülü” adı verilir. Bağışıklık sistemi ile oluşan hipertiroidism (Basedow hastalığı) sıklıkla dışarı çıkmış göz küreleri ile karakterizedir.

Oradaki şifacı din adamları da İnsanın yedi katlı doğası ile güneş tayfının yedi rengi arasındaki bağlantıyı temel alarak, bir renk bilim sistemi kur muşlardır. 1670 yılında İngiliz fizikçi Ishaac Newton, karanlık bir odada güneş ışığının önce bir delikten odaya girmesini sağlamış, sonra bu ışığın önüne bir prizma koyarak parçalanış halini bir beyaz perdeye aksettirerek, yedi rengi elde etmiştir. Newton, beyaz perde üzerindeki Renklerin bir sıra ile dizilişine Spektrum Solares (Güneş tayfı) adını ve rmiştir. Daha sonra güneş ışığını meydana getiren renk tayfı üzerinde araştırmalarına devam ederek, renk bilimini, bir bilim dalı olarak ortaya koymuştur. Newton’dan sonra Chevreul, Helmhotz, Young gibi fizikçiler ve kimyagerler, bu proje üzerine eğilerek çalışmaları hızlandırmışlardır. Ancak günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, Renklerin bir terapi aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bugün dünyada birçok psikolog ve psikiyatr Renkleri bir terapi aracı olarak kullanmaktadır. Dünyanın her tarafında bilinen bir atasözü vardır “Güneş giren eve doktor girmez. “Işık, tabiatın bir ilacı ve en güzel tedavi aracıdır. Işığın, İnsanlar ve bitkiler üzerindeki fiziksel etkileri ni hepimiz biliyoruz. Kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle doludur. Birlikte, maddenin, dolaysıyla gördüğümüz ve dokunabildiğimiz her şeyin birleşmiş olduğu bilmecesini çözdüler. Temel olarak dünyamızın yalnızca bir milyarda biri kütleden oluşur, geriye kalansa saf enerjidir. Enerji kuantlarının kütle parçacıklarına oranı 1. 000. 000. 000 (milyar) / 1’dir. Basitçe söylemek gerekirse Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi enerji süreçleri, maddesel süreçlerden daha ağır basar. Bugün DNA, İnsan hücresi radyasyonunun en önemli depolama yeri olarak görülmektedir. “Biyolojik organizmaların iç düzeni güneş ışığıyla bağlantılıdır. “Işık, Salınım ve Enerjidir (Dalga-Parçacık Düalizmi) Işık, bir yerden bir yere hareket ediyorsa, bir dalga gibi davranıyordur. Güneşten yayılan ışık dalgalarını belirleyen, frekansları ve dalga boylarıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi dalga boyu= bir dalganın genliğinin bir sonrakine uzaklığı (ölçü birimi nanometre, nm / bir nanometre = metrenin milyarda biri, 10-9 metre) Frekans= zaman birimi başına salınım süreçlerinin sayısı (ölçü birimi Hertz, Hz), yani, bir saniyeden sonra belirli bir noktaya ulaşan dalgaların sayısı Işık bir organizma tarafından alınıyorsa, bir parçacık gibi davranıyordur. Işığın e küçük parçacığına “foton” denir. Fotonlar bir dalganın ve bir parçacığın Özellikleri ne sahiptirler, dolayısıyla bilginin ve enerjinin taşıyıcılarıdırlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi uzak Doğu Tıbbının Perspektifi Çin Tıbbının bakış açısına göre ışık enerjisi parlaklık ve sıcaklık Yang ilkesine (“dağların güneşli yanı” ), karanlık ve soğukluk ise Yin’e (“dağların gölgeli yanı” ) atfedilmiştir. “Yaşam nefesimiz” Çi, ışığın da içlerinde olduğu başka enerji kaynaklarından beslenir Kalıtsal enerji, Besin enerjisi, Nefes enerjisi, Savunmacı enerji, Kozmik enerji (güneş ışığı!), Cinsel enerjidir Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Organları Tedavi Eder. Bu enerjiler dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür. Bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Bu olaya kısaca fotosentez diyoruz. İşte ışık ile hayat arasındaki bağlantı!. Işık eksik ve yetersiz olduğu zaman, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız mutsuz ve sevgisiz canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kanamayı dindirici Çivit mavisi, metabolizmada sağlıklı bir denklik sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir. Araştırmalar bize göstermiştir ki, İnsanda bedeni kuşatan elektromanyetik bir alan vardır. Buna Aura ve ya enerji beden adı ve rilir. Bedenimizi bulut gibi saran bu enerji alanı, ışık, (renk ) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir. Ayrıca bu enerji alanı için de yedi adet de, chakra adını ve rdiğimiz enerji dağıtım merkezleri vardır. Chakra’lar bedene giren ve beden tarafından yayılan enerjilerin oranlarını düzenlerler. Ayrıca bedendeki fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal fonksiyonların yerine getirilmesi için gerekli olan enerjiyi emerek, bunları ihtiyaç duyulan bölgelere dağıtırlar. Her bir chakra ayrı bir renge sahiptir.
Chakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Bu yolla tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanmış olurlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Göz hareketlerinde bozukluklar hastaların çift görmesine sebebiyet verir. Göz çukurundaki yağ dokusu ve kasların ekspansiyonu gözküresini dışarı çıkarır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Bu nedenle, optik sinirin hasar görebilir. Endokrin orbitopatinin altta yatan sebebi tiroid bozukluğu ise, öncelikle bunun tedavi edilmesi gerekir. Daha ileri tedavi önlemleri semptomların ciddiyetine bağlıdır. Akut evrede tedavi kortizon ve/veya radrasyon terapisiyle yapılır. Kronik evre, semptomların tedavisini gerektirir (korneayı nemli tutmak gibi). Ciddi kronik evreler cerrahi gerektirebilir. Guatr tiroid bezinin normalin dışında büyümesiyle ortaya çıkan hastalıktır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Guatr hastalarının boyunlarında şişlik vardır. Nefes alırken ve yutkunurken zorlanırlar. Guatrın pek çok nedeni vardır. Tedavi de bu nedenlere yönelik yapılır. İyot eksikliği guatrın altındaki ana sebep olarak bilinir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Hamile kadınların bazılarında HCG (insan koryonik gonadotropini) hormonunun uyarısına bağlı olarak guatr gelişebilir. Guatrlı hastaların boynu şişmiştir. Yemek yerken ve nefes alırken zorlanırlar. Guatrın altında pek çok neden olabildiği için tedavi de bu altta yatan soruna göre değişecektir. Tiroid hormonunun kandaki seviyesini ayarlayan ilaçlar ve tiroid bezini küçültmeye yarayan radyoaktif iyot hastanın şikayetlerinin azalmasında rol oynar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Daha ciddi vakalarda, cerrahi yöntemle tiroid bezi çıkarılır. Guatra önlem olarak iyot takviyesi alınması önerilir.
Renklerin belli şifa nitelikleri (örneğin kırmızı, enerji ve rici; mavi, teskin edici) telkin ettiği ve her renk tarafından üretilen titreşimlerin kişiyi denkliklediği söylenir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi yle ilgilenen holistik hekimler genellikle renk spektrumunun yedi rengiyle vücudun çakralar olarak bilinen yedi özel bölgesi arasında bağlantı kurmaktadır. İnsan hayatında Göze doğal uyarıcı Kronoterapinin portakal Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kaynağını binlerce yıldır Hindistan’da uygulanan bir tıp türü olan Ayurvedadan alır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Ayurveda her bireyde evrenin beş temel elementin bulunduğu fikrine dayanır toprak, su, hava, ateş ve eter (boşluk). Bu elementler bireyde o kişinin karakteri ve yapısına özgü belli bir oranda bulunur. Sağlıksız yaşam alışkanlıkları yada dış güçlerin etkisiyle bu elementlerin denkliksi bozulduğunda hastalık ortaya çıkar. Ayurvedik tıp bu denkliknin yeniden kazanılması için spektrumda doğal olarak bulunan Renkleri kullanır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi antik Mısır ve Çin’de de uygulanmıştır. Geleneksel Çin tıbbında (GÇT) her organ bir renge denk gelir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Qigong’da iyileştirici sesler, her biri sırayla belli bir organ yada duyguya karşılık gelen bir renk ile özdeşleştirilmiştir. Yogada, çakralar vücudun belli spiritüel enerji merkezlerini oluşturur.
Renklerin terapötik etkisi temsil ettikleri çarka ile bağlantılıdır Kundalini enerjisi İnsan organizmasının sınırsız potansiyelini barındıran, açığa çıkmayı bekleyen, uyur durumdaki gizli enerjidir. Aura, İnsan bedeninden yayılan enerji alanıdır ve belli bir renk çemberinden oluşur. Auralar kişiye özeldir ve diğer aura alanlarından etkilenir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Alkol, sigara, stres, denkliksiz beslenme aura alanını zayıflatırken, güneş ışığı, egzersiz, meditasyon, olumlu düşünmek ve doğal olmak aura alanını güçlendirir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Aurada mor ve lavanta rengi sinir sisteminde konsantrasyonu arttırıp, rahatlama sağlarken, yeşil gevşeme, sarı ve Cinselliği Uyaran Işık Tedavisi Turuncu ise uyarıcı etki yapar. İç organlar ve kan dolaşımında ise koyu lacivert yumuşatıcı, denklikleyici rol oynarken, yeşil rahatlatıcı, kırmızı uyarıcı etkilidir. Mavi renk heyecan ve stresi azaltıp tansiyonu düşürürken, kırmızı vücut ısısını arttırır. Renkler terapötik olarak sayısız şekilde uygulanabilir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Ayurvedik tıp uygulayıcıları hastalarının terapötik tonları dolayısıyla seçilen renk te giysiler giymelerini sağlar. Depresyon hastaları yükseltici ve enerji ve rici Özellikleri dolayısıyla seçilen kırmızı ve Cinselliği Uyaran Işık Tedavisi Turuncu giysiler giyebilir. Hastalar aynı zamanda tedavinin iyileştirici etkileri ni artırmak için renk -filtreli ışık kaynağı ile ışık banyosu yapabilirler. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nin Ayurvedik tıpta önerilen bir başka yöntemi ise suyu renkle tedavi etmek ve sonra ona yüklenen iyileştirici özellikler nedeniyle o suyu içmektir. Bu uygulama için bir bardak suyun etrafı ve üzeri Renkli kağıt yada Renkli plastik bir örtü ile kaplanır ve bardak doğrudan gün ışığına bırakılır böylece su o rengin iyileştirici Özelliklerini ve titreşimlerini soğurur. Renkler belli sakinleştirici yada iyileştirici etkiler elde etmek için çevresel olarak da kullanılabilir. Boya, duvar ve pencere uygulamaları, mobilyalar ve dekoratif aksesuarlar belli renk ailelerinden seçilebilir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bazı durumlarda, holistik hekimler hastanın aurasının fotografik bir görüntüsünü yada hastanın elindeki elektrik sinyallerini okuyan özel bir kamera kullanarak kişisel enerji alanını kaydetmek isteyebilir. Kamera hastayı, vücudunun etrafını çevreleyen başka Renkler şeklinde görüntüler. Bu Renkler hastanın özgün aura enerji yapısını saptamak ve bu auraya hangi tür Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nin tamamlayıcı olacağına karar vermek üzere analiz edilir. terapisi her ne kadar gevşemeyi artırma, genel sıhhati düzeltme ve bazı bozukluk ve hastalıkların tedavisinde ek yada tamamlayıcı terapi şeklinde etkili de olsa ciddi kronik yada akut sağlık sorunları olan kişiler tedavi için yalnızca bu terapiye bel bağlamamalıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi herhangi bir kronik yada akut sağlık sorunu olan kişi diplomalı bir tıp hekimine danışmalıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nin yaygın uygulamalarının bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ayurvedik tıp Hindistan’da binlerce yıldır yerleşik olan sağlam bir tıp uygulamasıdır.
Ayrıca terapistiniz Bach çiçek kartları ve renk likit (sıvı) preparatlarıyla (kullanıma hazır duruma getirilmiş karışım, müstahzar) yapılan meditasyon çalışması hakkında da bilgi ve rir size. Bu, farkındalığınızı arttırmak için her seansta gerçekleştirilen bir çalışmadır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi her seans ortalama 90-180 dakika sürer. İkinci seansta, Bach çiçekleri analizi üzerinde durulur; bu hem sizin hem de terapistinizin işini kolaylaştırır. Bazen kendimize bile dürüst olamıyoruz. İlk terapi seansında gerçekleştirilen Bach çiçekleri testi bu açıdan önemli. Bach çiçek kartları yardımı ile cevaplayacağınız 100 adet sorudan oluşan bu test sayesinde çiçeklerin titreşimlerine merhaba dersiniz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi yine ikinci seansta, terapistiniz size çiçek özleri likit preparatlarını nasıl kullanacağınızı anlatır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Çiçeklerin sizde nasıl tepkiler uyandırdığını hissetmeye odaklanır ve bu konuda notlar alarak çalışmayı sürdürürsünüz. Halsizlik, burun akıntısı yada görmediğiniz rüyalar gibi küçük reaksiyonları (tepkime) itina e alarak çiçeklerle aranızdaki iletişimi keşfetmeniz önemlidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Tedavinin seyrini görebilmek için 21 günlük ilk kürü düzenli uygulamanız gerekir. Üçüncü seansta, renk meditasyonu ve çiçek nefesi çalışmaları gibi eğlenceli, canlandırıcı egzersizleri öğrenir ve uygulamaya başlarsınız.
Edindiğiniz farkındalık sayesinde ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi çiçeklerden ve seçilmiş özel Renkler den toplamaya başlarsınız. Dördüncü seansta, kendi kendinize uygulayabileceğiniz gece reçetelerini öğrenirsiniz. Terapistiniz, hangi çiçek özleri ile nasıl çalışacağınızı uygulamalı olarak gösterir size. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Adım adım Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Konsültasyon Sizi buraya getiren rahatsızlıklar ve bunların nedenlerini saptamaya yönelik analiz çalışmasıdır. Soru cevap şeklinde ilerleyen bir ön çalışmadır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve Nefes (pranayama) Nefes çalışmaları ile çiçek özlerinin difüze edilmesi (yayılma, geçişme), meditatif hale geçebilme, algıların açılması ve çiçek özlerinin titreşim boyutunda sizinle doğru orantıda çalışmasını sağlamak için yapılan bir biorezonans tekniğidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nefes çalışması enerjiyi hareketlendirerek, beyne daha fazla oksijen gitmesini ve çiçek özlerinin burun yolu ile difüze edilmesini sağlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Beyine giden titreşimler, uyarılar, hızla limbik sistemde dağılır.
Nefes çalışmasında hem Renklerin hem de çiçeklerin titreşimlerinden faydalanılır. Her nefes, ihtiyaç duyduğunuz titreşimi o çiçeğin özü ile alabilmenizi sağlar; yeter ki doğru çiçek ve doğru renk etkinleştirilmesi gereken çakra alanı ile uyumlu hale getirilsin. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Renk Meditasyonu Çakra Renkleri ile yine çakralar üzerindeki alanlarda yapılan bu çalışmada 7 temel çakra rengi kullanılır.
Tüm itina inizi dalak bölgenizde toplayın ve turuncu rengi soluyun. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışık la çevrelendiğinizi düşünüp bu rengi soluyun. Bu renk sizi sağlamlaştırır, dayanma gücünüzü arttırır. Son olarak vücudunuzu beyaz bir ışık fanusunun için de hayal edin ve beş kez nefes alıp ve rin. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışık la çevrelendiğinizi imgeleyin. Bu konuyla ilgili birçok teknik mevcuttur. En çok kullanılan teknikler arasında belli bir renkle, hastanın tüm vücudunun ışınlandırıldığı renk banyosu, rengin yalnız hasta ve ya ağrıyan kısma yöneldiği ayırt edilmiş Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, hayati organların bağlı olduğu omurilik sinir gangliyonlarının ışınlanması sayılabilir. Bunlar başlıca tekniklerdir. Bundan başka akupunkturda kullanılan duyarlı noktalar üzerine Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapirengi ışınlandıran Noiget okulu vardır. Uyarı, renkle bağıntılı olarak değişiklik gösterir. Rengin uyarmaya ve ya inhibe etmeye yaradığını söyledik. Bu kavram daha derinleştirilebilir mi? tüm Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi okulları, Renkler gamı için evrensel bir çizgi çizmiş, böylece büyümeyi inhibe eden soğuk Renkler ve büyümeye yol açan sıcak Renkleri ayırt etmişlerdir. Nötr bir renk vardır; bu, yeşildir. Bunun sağına soğuk Renkleri (mavi, çivit rengi, mor); soluna sıcak Renkleri (turuncu, sarı, kırmızı) yerleştiririz. Son derece sıcak ve ya son derece soğuk Renkler olan enfraruj ve ültraviyole gamı belirtilmemektedir. Bu konuyla ilgili birçok teknik mevcuttur. En çok kullanılan teknikler arasında belli bir renkle, hastanın tüm vücudunun ışınlandırıldığı renk banyosu, rengin yalnız hasta ve ya ağrıyan kısma yöneldiği ayırt edilmiş Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, hayati organların bağlı olduğu omurilik sinir gangliyonlarının ışınlanması sayılabilir. Bunlar başlıca tekniklerdir. Bundan başka akupunkturda kullanılan duyarlı noktalar üzerine Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapirengi ışınlandıran Noiget okulu vardır. soğuk Renkleri (mavi, çivit rengi, mor); soluna sıcak Renkleri (turuncu, sarı, kırmızı) yerleştiririz. Son derece sıcak ve ya son derece soğuk Renkler olan enfraruj ve ültraviyole gamı belirtilmemektedir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Ya Renkler Olmasaydı? Renk siz bir dünya olsaydı yaşadığımız mekan, her şey tek renk üzerine Nasıl olurdu yaşam hiç düşündünüz mü? Tek düzeliği, renk sizliği ve zamansızlığı… Renkler hayatın vazgeçilmezlerinden… Yaratılmış her şey Yaratan’dan ötürü zaten güzel Aynen öyle de yaratılan tüm Renkler de özel Siyah olmasa beyazın kıymeti bilinmezdi Kırmızı olmasa, yeşil tek başına güzelliğini sergileyemezdi Renkler kadar birbirine tezat duygularda özel Özlem olmasa vuslatların kıymeti bilinmezdi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Gözyaşları olmasa, gözlerimizden süzülen, dudaklarımızdaki tebessümlerin ne anlamı kalırdı? Yaratılmış her şey diğer tezadı ile denklikde Mıknatıslarda dahi kuzey güneyi çeker İki aynı kutup birbirini iter Gökyüzünün mavisini yitirdiğini evrendeki tüm Renklerin birbirine karışıp neticede alelâde bir Böbrekleri ve böbreküstü bezlerini uyaran kızıl rengin tüm dünyaya hakim olduğunu hayal edin lütfen… Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yiyeceklerin çekici Renklerini silin gözlerinizden Afiyetle içtiğiniz çorba ile tabağınızın, tabak ile kaşığınızın hatta elinizin, kaşınızın aynı renk olduğunu düşünün Sevdiğiniz İnsanı nasıl ayır ederdiniz diğer hemcinslerinden? Ya beslenme nasıl olurdu? Çiçeğin kokusunu duyabilmek ama rengini görememek ne kadar tatmin ederdi bizi? Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Evren için de pek de itina e değer bulmadığımız bu küçük ayrıntıyı yitirdiğimizi düşünelim bir anlığına Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yitirilen birçok güzellik gibi nasıl da büyürdü gerekliliği gözümüzde… Denizin, bulutların ve gökyüzünün rengi aynı, balıkların rengi aynı… Her şey tek düze ve hep aynı Sonsuzluğa aşık İnsanoğlu için ızdırap dolu olurdu yaşam Oysa dünya öyle güzel Renklerle donatılmış ve bu minik “renk “ dediğimiz detaya öyle güzel vazifeler yüklenmiş ki İnsanın sadece Renkleriçin dahi her gün şükretmesi gerekiyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kullanılış ustalığı da, sihirli Renkler dünyasının başka bir muamması Öyle ki, karpuzun rengi kırmızı Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Zamanımızın araştırmaları İnsanların kırmızı rengini daha çok tükettiğini kanıtlıyor ve yazın en kavuran sıcaklarında merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz, biz aciz kulları için kırmızı şerbet toplarını yaratıyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uzmanlar yazın şekerli sıvılar tüketmemizi önerirken her şeyi Yaratan Allah (C. C. ), zaten kulları için gerekli besin ve gıdaları önceden hazırlayıp onların tam da en ihtiyaç duydukları anlarda onlara gönderiveriyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yine bir araştırma, İnsanoğlunun “canım çekti” dediği şeylerin, aslında metabolizmasının ihtiyacından kaynaklandığını kanıtlıyor Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yani grip olacak bir İnsanın canı portakal istiyorsa bu bir tesadüf değil Bilakis, Rabbimiz Allah’ın (C. C. ) hastalıkla mücadelede yarattığı vücut için takdir ettiği bir lütfu Aynen öyle de, renginin turuncu, aromasının hoş kokulu olması da ayrı bir ustalık Renkler aynı zamanda bir savunma mekanizması Siyah beyaz çizgileriyle aslanların gözlerini kamaştıran zebralar yaşamlarını, Allâh’ın (C. C. ) lütfettiği Renklerine borçlular Güzel kelebekler, kanatlarındaki göz şeklinde boyanmış benekleri ile bir çok düşmanlarını kendilerinden uzaklaştırabilmektedirler Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Renk değiştirme de özel yaratılan hayvanlardan bir diğeri olan bukelamunu bulunduğu ortamdan, Renkleri itibariyle soyutlamak neredeyse imkansızdır Renklerle tedavi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renkler de bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Aynı şekilde, İnsan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu değişikliklerin birçok nedeni vardır ama bu nedenlerin en büyüğü için de bulunduğumuz ruhsal durumlar ve negatif düşüncelerdir. (Streslerdir. ) Renkleri tek başına yada başka bir tedavi yöntemiyle birlikte, beden titreşimlerini düzeltmek ve sağlığı temin etmek için kullanabiliriz. Eğer vücudumuzun bir hücresi yanlış bir frekanstaysa, bu durum elektromanyetik alanı etkiler. Bu hücrenin bulunduğu organ ve bedeni çevreleyen auramızın da kötü etkilenmesine neden olur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi eğer bir rengin frekansını kullanarak, bu organın yeniden doğru titreşmesini sağlarsak, yani hasta olan bölgeye gerekli olan rengi ve rirsek, değişmiş olan titreşimi yeniden denklikye kavuşturabiliriz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi çünkü beden, uygun şartlar altında, her zaman, orijinal yapısını yeniden kazanma eğilimine sahiptir. Sağlıklı yaşamanın bir koşulu da, bedendeki renk enerjilerinin uygun bir denklik halinde bulunmasıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu denklik durumunun bozulması hastalığı doğurur. Renkle tedavi biliminin gayesi, bedendeki renk enerjileri arasındaki doğal denklikyi yeniden inşa etmek yoluyla hastalıklarla mücadele etmektir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Amerikan Kansas Üniversitesi Sanat Müzesinde halının altına elektrotlar yerleştirilir. Müzede yer alan resim ve heykellerin yerleri hiç değiştirilmeksizin yalnızca duvarın rengini değiştirecek biçimde raylı bir perde sistemi yapılır. Arka fonda duvarın rengi olarak beyaz kullanıldığında; ilk 1000 deneğin müzede daha yavaş hareket ettikleri ve müzeyi oldukça uzun bir sürede dolaştıkları gözlemlenir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Resim ve heykellerin aynen kaldığı ve yalnızca arka fonun değiştirilerek (beyaz renk yerine) kahverengi renk kullanılması durumda ise, müzeye alınan ikinci 1000 kişilik denek grubu, müzeye ilk gelen deneklere göre çok daha hızlı hareket etmekte ve müzeyi çabucak dolaşıp, bu mekanı daha çabuk terk etmektedirler. Kahverenginin bu gizli iticiliğinden dolayı dünyadaki fast-food yenilen tüm restorantların duvarları, masaları ve sandalyeleri genellikle kahverengi yada kahverengi-şampanya-pembe karışımı Renklerle boyalıdır. İşte bu kahverengi ve kahverenginin karışık tonlamaları ile yapılan boyamalar nedeniyle, dünyadaki tüm McDonald s larda, Mudurnu Piliçler de, Kentucky Fried Chicken lar da ve Pizzaland ler de ve benzeri fast-food sunan, snack yenilen yerlerde; müşterilere doğrudan dil ile söylenmese bile; kare masalarla, rahat olmayan sandalyelerle, duvarların döşemelerin ve yerlerin Renkleriyle İnsanların bedenlerine; burada çok oturma hemen yemeğini ye ve git. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Ye ve git. Ye ve git. mesajı ve rilmektedir gönderilmektedir. Valilerin odaları başta olmak üzere, pek çok devlet dairelerindeki üst düzey bürokratların odalarında da duvarlar genellikle ya kahverengi ağaç kaplamayla yada kahverengi renk ile boyanmıştır ki, bu şekliyle odanın duvarlarının rengiyle gelenlere ve rilen mesajda; Çok oturma, çabuk git. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Çok oturma hemen git denilmektedir. Renklerle bedenimizin enerji merkezleri arasındaki ilişkisi Renklerin Özellikleri ne girmeden önce Renklerle bedenimizdeki enerji merkezleri arasındaki ilişkiden söz etmek istiyorum. Vücudumuzda 7 tane “enerji merkezi” vardır. Bunların her birinin kendine ait bir rengi vardır. Yani her bir enerji merkezinin kendine ait bir ana rengi vardır. Ancak bu enerji merkezleri diğer Renkler den de yardım alabilirler. Her bir enerji merkezinin kendi rengine ana renk, yardım aldığı renge de ara renk ve ya tamamlayıcı renk diyoruz. Ana ve ara Renkler çeşitli nedenlerden dolayı denkliksi bozulmuş enerji merkezlerinin denklikye gelmesinde, birbirleriyle tamamlayıcı unsurlar oluştururlar.
Herhangi bir tedavide kullanılan ana ve tamamlayıcı renk tablosu şöyledir.
Ana renk Tamamlayıcı renk
Kırmızı Turkuaz
Turuncu Mavi
Sarı Mor
Yeşil Eflatun
Biraz şansa mı ihtiyacınız var? Bunu kırmızı bir kazak giyerek, bir portakal yiyerek yada elmas bir yüzük takarak sağlayabilirsiniz. Hint geleneğine göre hayatınızda şans yaratmak ve aynı anda mutlulukla sağlığı teşvik etmek çevrenizde hangi rengin hakim olması gerektiğini bulmanıza bağlı.
“Bir İnsanın kendini iyi hissetmesi chakra’larına (İnsan vücudundaki yedi ana nokta) ve ya vücut ve buna bağlı fizik enerjisine bağlıdır” diye açıklıyor The Indian Luck Book (Hint Şans Kitabı)’nın yazarı Monisha Bharadvvaj. “Her chakra negatif yada pozitif titreşimleri çeker ve özel bir renge bağlıdır. Bu rengi giymek sizin daha denklikli, mutlu, kontrollü olmanıza yardımcı olur ve buna bağlı olarak dışarıdan aldığınız tepkileri de etkiler. “Kıymetli taşların gücü de aynı şekilde işler. “Kıymetli taşlar chakra’lar üzerinde etkisi olan elektromanyetik enerji yayar, ” diyor Monisha. “Renklerine ve etkilenen chakra’ya göre kıymetli taşlar canlılığı arttırabilir, olumsuz etkileri önler, sağlığı korur, kazaları önlemek için gerekli enerjiyi ve rir ve gelişmeyi hızlandırır. “Öyleyse kullandığımız Renkler e itina edelim. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Renklerin hikayesi, İnsanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar, önce mağaraları ve duvarları, sonra yüzlerini ve vücutlarını, sonra da yaşadıkları iç mekanları ve kullandıkları objeleri boyamaya, renkle ndirmeye başlamışlardır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Renkler, tarihsel gelişimi için de; dini ritüellerde, doğum, ölüm, kutlama, kutsama yada ve da ve yas törenlerinde, bazen korunmak için, bazen korkutmak için, bazense gizlenmek için, güzelleşmek, etkilemek için, kimlikleri tanımlamak için, zaman zaman da şifa için kullanılmıştır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Renklerin Oluşumu Renk, ışığın değışık dalga boylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu ve ya renk olarak adlandırılır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız. İnsan gözü 380nm ile 780nm arasındaki dalga boylarını algılayabilir, bu sebepten elektromanyetik spektrumun bu bölümüne görünen ışık denir. Renkleriçin genelde kulağımızla duyduğumuz ince ve kalın ses analojisi yapılsa da, ses algısının aksine aynı anda gelen ışık frekansları değişik kanallardan algılanamaz (başka bir deyişle göz frekans analizi yapamaz), dolayısıyla aynı anda ince ve kalın sesleri birbirine karıştırmadan duymamıza karşın gözümüz için bu ‘çok seslilik’ söz konusu olmadığından değişik ışık frekanslarının sadece kombinasyonlarını algılayabiliriz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu prensibi açıklamak ve ya pratik uygulamalarda kullanmak için çeşitli renk modelleri geliştirilmiştir.
İş yerini canlı Renklerle tasvir edenimiz çok azdır. Peki, başımızı çevirdiğimiz her şeyle bu kadar ilişkiliyken, acaba Renkleri doğru kullanabiliyor muyuz? Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Doğrusuyla yanlışıyla kullandığımız Renkler hayatımızı ne kadar etkiliyor? Renk, ışığın değışık dalga boylarının gözün retina tabakasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen emilip kısmen de yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar başka Renkler ve başka tonlar olarak algılanır. Günümüzde Renkler, fiziğin ve optiğin olduğu kadar, inşaat, iç mimari ve dekorasyon dallarının, psikolojinin ve antropolojinin, satış, reklam ve pazarlamanın araştırma alanları arasında da yer almaktadır.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kırmızı kadar olmasa da enerji ve heyecan ve ren bir renk tir. Turuncu seviyorsanız cesur ve maceracı bir kişiliğe sahipsiniz demektir. Bu rengin İnsanları gülmeyi ve güldürmeyi severler. Svadhishtana yada kuyruk sokumu chakra’sı turuncu enerjiyi emer; idrar sistemine, cinselliğe ve Canlıların üremeye bağlıdır. Turuncu neşenin ve eğlencenin rengidir. Ne zaman giymelisiniz? Turuncu yaşama zevkini, aşkı ve kişisel motivasyonu artırır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi sorunlarınızı çözmeniz zor gözüküyorsa turuncudan kaçının. Ne yemelisiniz? Yumurta sarısı, havuç biber, balkabağı ve portakal hava kirliliğine ve güneş yanığına karşı korur. Turuncu ışın ikinci enerji merkezini kontrol eder. Bu rengin beden için de en enerjik olduğu yer, adele sistemidir. Dalak, pankreas, mide, bağırsak ve böbrek rahatsızlıklarında turuncu renk tedavi amacıyla kullanılabilir. Turuncunun aşırı kullanımı, sinir sistemini olumsuz yönde etkiler. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu nedenle onun tamamlayıcı rengi olan maviyi de beraberinde kullanmak gerekir. Rengin gerçekte ne olduğunu ve bizi her açıdan, ne kadar etkilediğini hiç düşündünüz mü? Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi eğer Renkler, fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal dünyamızı derinden etkileyebilme gücüne sahiplerse, onları hayatımıza mutluluk getirmek ve ya sağlığımızı düzeltmek için kullanabilir miyiz? tüm bu soruların cevaplarını öğrenmeye çalışacağız.
Renkler Nedir? Güneşten çok çeşitli enerji seviyelerinde fotonlar gelmektedir. Ancak bu fotonlar arasındaki görünür ışık çok dar bir alanı kaplamaktadır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi güneşten gelen ışık parçacıkları maddeye çarptığında işte ışığın bir kısmı yukarıda anlattığımız şekilde madde tarafından soğurulur soğurulmayan diğer kısım ise maddeye çarpıp dışarı geri yansır. Nihayet cisimden yansıyan ışık gözümüzün retinasına çarpar. Retinaya çarpan bu ışık işareti sinir akışına dönüşür ve beynimize kadar ulaşıp görüntüyü oluşturur. Durumu birkaç örnekle daha anlaşılır hale getirebiliriz. Bir Morpho Kelebeğini sarı kelebek ele alalım. Kelebekte pterin adı ve rilen pigmentler Sarı hariç tüm güneş ışığını soğurmaktadırlar. Kelebeğe çarpıp kelebekteki pigment molekülünün elektronları tarafından soğurulmadan dışarı yansıtılan ışık parçacıkları sahip oldukları enerji sarıya denk geldiği için beynimiz tarafından sarı renk olarak algılanmaktadır.

Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi cismin rengi ışık kaynağından gelen ışığın özelliğine ve sözkonusu cismin bu ışığın ne kadarını dışarı yansıttığına bağlıdır. Örneğin bir elbisenin rengi güneş ışığında ve ya bir mağazada bakıldığında aynı değildir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bir cisim şayet beynimiz tarafından siyah olarak algılanıyorsa güneşten gelen tüm ışığı soğuruyor ve dışarı hiç ışık yansıtmıyor demektir. Aynı şekilde eğer cisim güneşten gelen ışığın tümünü birden yansıtıyor ve hiç ışık, soğurmuyorsa beynimiz tarafından beyaz olarak algılanmaktadır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu durumda üzerinde itina le düşünülmesi gereken noktalar şunlardır Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Siyasetçiler hangi ortamlarda ne renk giyinmeli? İmaj yaratırken neye itina etmeli? İşte bakın bu da başka bir disiplin alanının renkle bağını gösteren çarpıcı bir örnektir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yolsuzluk skandallarının medyaya yansıdığı dönemlerde itina edin, siyasetçiler açık renk takım elbiseler, döpiyesler giyinmektedirler. “Temizlik”, “saflık”, “masumiyet” mesajı iletmek için elbette. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Renklerin dilini anlamak, Renklerle izleyicilere iletiler göndermek, iletişime yepyeni boyutlar kazandırmaktadır. Sinema sanatında, reklâm fotoğraf ve filmlerinde, grafik tasarımda (afiş sanatı, kitap kapağı, ambalaj tasarımı vs. ) anlamı güçlendirecek en önemli öğelerden biri renk tir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi firmalar ürünleri satabilmek için gerek ambalajlarında, gerek reklâmlarında özellikle Renkler den faydalanırlar. Bazı temel renk kuralları tasarımımızda bize ışık tutabilir. Renkler çeşitli şekillerde sınıflandırılmaktadır. En yaygın olarak bilineni ise sıcak ve soğuk renk ayrımıdır. Sıcak Renkler dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncu; soğuk Renklerise dalga boyu düşük olan mavi, yeşil ve mordur. Yeşilin için deki sarı arttıkça ısınır ve sıcak renk paletine yaklaşır. Azaldıkça soğuklaşır ve mavileşir. Sıcak Renkler daha çabuk algılanır. Öncelikle bunu bilelim. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi görsel bir tasarım için de yer alan Renkler den ilk önce sıcak Renkler algılanır. Sıcak renk hem önce görünendir hem de en yakında olan gibi algılanır. Soğuk Renklerise bizden uzakmış duygusu oluşturur. Bu temel bilgi çoğu zaman tasarımcının ve fotoğrafçının görsel derinlik problemini çözebilmesi için gereklidir. Yeşil gibi soğuk bir zeminde mesajı okutmak istiyorsak seçilen tipografik karakterin rengi kırmızı gibi sıcak bir renk olmalıdır ki mesaj öne fırlasın. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi aynı şekilde fotoğrafta da ana öğenin sıcak Renkler e sahip olması görsel etkiyi arttırır. Yeşil bir yaprak üzerindeki kırmızı bir uğurböceğinin yer aldığı fotoğraf yeşil bir yaprak üzerindeki çekirgeden daha etkili ve çekicidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Akciğerlerin ve solunum sisteminin güçlenmesi, tiroidin uyarımı, paratiroidin önlenmesi, spazmolitik (rahatlatıcı), süt üretimine destek, midenin uyarımı, kabul edilmeyen yiyecekler sonrasında kusturucu, gaz giderici, kemik ve doku oluşumunu teşvik eder. Turuncu sıcaklığı, cömertliği yansıtır, hafif ve eğlencelidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi aynı zamanda iştahı arttırır ve sabah ayağa kalkmaya yardımcı olur. Portakal rengi akciğerleri, pankreasları ve dalakları güçlendirir ve kalbin aktivitesini uyarır. Bu renk duyguları denklikler. Tüm turuncu Renkleri, yalnızca baskın bileşene (sarı ve ya kırmızı) bağlı olarak aynı anlama ve etkiye sahiptir. Turuncu parlak ve sıcak bir renk dir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Gün doğumu ve ya günbatımı, kayısı, mandalina, portakal gibi lezzetli meyvelerle bağlantılıdır.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanaması çok yoğun olan bayanlar, özellikle seyahat, spor ve günlük aktivitelerini etkilememesi için adet kanamasının kesilmesini yahut en azından azalmasını ister. Böyle bir durumda ağrı kesicilerden medet umulur. Gerçekten de Parol, Majezik, Arveles gibi ağrı kesicilerin Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasını bir miktar kestiği bilinmektedir. Ama bu oran kimi kadında fazla, kimi kadında ise azdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasını henüz başlamadan kesmek isteyenler için Primolut N isimli ilaç kesin çözüm sağlar. Kutsal toprak ziyaretlerine, tatile, denize, havuza gidecek olan bayanlar bu günlerin Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi dönemleriyle kesiştiğini gördüklerinde ama tabii ki hekime danışmak koşuluyla Primolut-N kullanabilir. Ama bu tür ilaçlar hormon içerdiği için kullanımı alışkanlık haline getirilmemeli, çok mecbur kalınırsa yılda en fazla bir defa kullanılmalıdır. Bayanlar başlayan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nasıl durdurulur sorusunu da sıkça sorarlar. Düzensiz adet gören kişilerin; balayı, seyahat, tatil, hac, umre gibi sosyal hayatla ilgili etkinlikleri ve planları suya düşer. Bunun için doğum kontrol hapı kullanılabilir. 21 tablet bittikten sonra ara vermeksizin ikinci kutuya başlamak Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi i kesebilir. Ama elbette bu yöntemler hekime danışılmadan ve sürekli hale getirilmeden yapılmalıdır.
Aşırı Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kanamasına Bitkisel Çözüm İlaçlar dışında faklı Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi durdurma yolları da vardır. Doğal ve bitkisel yöntemlerle Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasını azaltmak mümkündür. Bu doğal ürünleri sayacak olursak; demirhindi, kişniş tohumu, portakal suyu, nane ve Bektaşi üzüm suyu, brokoli suyu-elma suyu karışımı, turp rendesi ve ayran karışımı, kabak, papaya, rezene, karabuğday, karnın üzerine buz kalıbı koymak, elma sirkesi, tarçın, kekik çayı gibi doğal bitki ve otlar da Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi durdurma yolları arasında sayılabilir. Bunun dışında kırmızı ahududu, kırmızı biber, karakafes yaprakları, yeşil yapraklı sebzeler; magnezyum açısından zengin olan avokado, yulaf, fındık, kabak, karpuz, bitter çikolata tüketmek ve bel bölgesine Hindistan cevizi yağı ve zeytinyağı ile masaj yapmak da Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanaması nasıl durdurulur bitkisel çözümler için de sayılabilir tüm kanamaların Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanaması olmadığını belirterek, “Yani bir kişi için 20 ml normalken 60 ml kanaması aslında üç kez fazla kanamayı işaret etmektedir. Normal sınırlarda gözükmesine rağmen böyle bir durum da normal kabul edilmemelidir. Bunun dışındakiler ise aslında ‘anormal uterin kanamalar’dır ve muhakkak altında ya hormonal ya da anatomik bir patoloji bulunmaktadır” dedi.
Normal Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasının 21 ila 35 günde bir görülen, yedi günden az süren ve toplamı 80 ml‘den az olan kanama olarak tanımlandığını, anormal kanamanın ise herhangi bir neden olmadan, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamalarının düzensiz olması ve ya durmayan uzun süreli kanama olduğunu söyledi. Anormal vajinal kanamalardan bahsederken öncelikle bayanlardaki Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi döngüsünün tam olarak bilinmesinin uygun olacağını belirten Zorlu, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanaması olarak dillendirilen her türlü vajinal kanamanın aslında düzenli bir hormonal döngünün belirtisi olduğunu ifade etti. Zorlu, “Gerçek Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanaması düzenli ve ovulasyonu (yumurtlamayı) takip eden kanamalardır” dedi. Herkesin kendi normal seviyesi olduğu ve kişiler arası başkalıklar olabileceğinin de akılda tutulması gerektiğini hatırlatan Zorlu, şöyle devam etti “Yani bir kişi için 20 ml normalken 60 ml kanaması aslında üç kez fazla kanamayı işaret ederken bizler için normal sınırlarda gözüküyor. Böyle bir durum da normal kabul edilmemeli. Bunun dışındakiler ise aslında ‘anormal uterin kanamalar’dır ve muhakkak altında ya hormonal ya da anatomik bir patoloji bulunmaktadır. Yani tüm kanamalar Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanaması değildir. Her normal adet kanamasının önünde bir yumurtlama olmalıdır. Yani üreme adetle değil, yumurtlama ile başlar. Her menstruasyonun önünde bir ovulasyon vardır. “
Zorlu Fonksiyon bozukluğu sonucu olan kanamalar nelerdir? “Disfonksiyonel uterin kanama” adından fonksiyon bozukluğu ve ya fonksiyonlarda sapma akla gelmektedir. Dolayısı ile bu kanamalar herhangi bir patoloji olmadan anovulasyona bağlı yani yumurtlamamaya bağlı oluşan rahim içi dokunun (endometrial) kanama bozukluklarını ifade eden bir terimdir. “Anormal uterin kanama” ve “Disfonksiyonel uterin kanama” terimleri birbirinin yerine kullanılmaktadır. Çünkü gebelik sorunları, tümörler ve ya enfeksiyonlar da dahil rahim ağzından (servikal), uterin ve ya tüplerden kaynaklanan patolojileri ayırt etmek gerekir.
Disfonksiyonel kanamalarda sakıncalar oluyor? Disfonksiyonel kanamalar anovulasyonlu olduğundan çatlamayan yumurtalar kistleşme yapmış olabilir ve bunun sorunları ortaya çıkabilir. Kist yırtılması ve ya etrafında dönmesi olabilir. Bunların yoğun ve şiddetli sancıları olabilir. Bazen kist için e kanama (hemorajik kist) yapabileceği ve ya karın için e kanama olup sıkıntılara neden olabileceği akılda tutulmalı. Yumurtlamanın sık olarak aksadığı hallerde fonksiyonel kistlerin tekrarlayarak oluşu dışında sadece östrojenik etkinin yani progesteron ile karşılanmamış östrojenin rahim için deki dokuya yaptığı büyütücü etkinin uzun süreli devamında kötü huylu hastalıkların da gelişimi söz konusu olabilmekte. Böyle uzun süreli anovulasyonun polikistik over sendromu olan hastalarda görülme olasılığı daha fazladır. Bu hastalarda görülen seyrek Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve ya amenore dönemleri riski yaratmaktadır ve muhakkak progesteron ile karşılanması gerekir. Bu hastalar menopoza yakın dönemde iseler biyopsi almak uygun olacaktır. Genç ve bebek isteyen hastalarda ise yumurtlama sağlayıcı ajanlarla infertilite sorunu halledilmelidir.
Ergenlik döneminde düzensiz olan kanamalar nasıl halledilir? Ergenlik döneminde ilk akla gelecek olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi düzeninin oturmadığı ve yumurtlamanın eksik kalması olmalıdır. Çünkü ilk Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi sonrası iki yılda anovulasyon %60-90 oranında karşımıza çıkar. Ancak 5. yıl sonunda bu oran %20-30 civarına iner. Bu sıklıkla yeni olgunlaşan beyin üst merkezlerindeki yetersizlik sonucu olur. Bunun yanı sıra başka sistemik hastalıklar ve ya hormonal bozuklukların da olabileceği akılda tutulmalı. Tabii tüm kanamalar yumurtlama olmamasından kaynaklanmaz. Bazılarında yumurtlama esnasında hafif kanaması olan hastalarda vardır. Buna “mittel-schmerz” denir ve bazen ufak bir ağrıda buna eklenir. Ayrıca yine bazı bayanlarda Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi öncesi lekelenme de olabilir ve bu adetten sayılmamalıdır, normal olarak kabul edilmelidir.
Fonksiyon bozukluğu dışında neler olabilir ? İlk Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi görülmeye başlandığı genç kızlık dönemlerinde tümörler, vajinal travmalar, yabancı cisimler, enfeksiyöz değışık liklere bağlı kanamalar mutlaka ayırt edilmeli ve bunun sonucuna göre ovulasyon bozukluğu ve disfonksiyonel kanama denmeli. Daha ileri yaşlarda ise rahim içi dokunun ileri derecede kalınlaşması (hiperplazi), polipler ve sıklıkla myomlar akla gelmeli ve bunların yokluğunda anovulasyona bağlı kanamalar düşünülmelidir. Nadirde olsa yine tümörler akılda tutulmalıdır çünkü böyle bir olayın varlığının atlanması katastrofik sonuçlar doğuracaktır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi lerin tamamen kesildiği menopoz sonrasında ise disfonksiyonel kanama olmaz çünkü zaten fonksiyonlar durmuştur. Bu dönemde sıklıkla hormon replasmanı yapılıyorsa buna bağlı kanamalar, doku zayıflığına bağlı kanamalar (atrofi) ve ya tümörler karşımıza çıkar.
Başka neler akla gelir? Muhakkak hormonlar bakılırken tiroid fonksiyonları değerlendirilmeli ve bozukluk mevcut ise düzeltilmeli. Bu sıklıkla hipotiroidi hastalarında olur ama bazen hafif bozukluklarda dahi olabilmektedir. Prolaktinomalar ve ya diğer hipofiz adenomlar da hormonal denklikyi alt-üst eder ve anovulasyon yaratır. Bunların yanında enfeksiyonlarda az ve ya çok kısa ve ya uzun süreli kanamalar olabilir. Endometriozis olgularında da Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasının fazla olması ve ya Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi öncesi lekelenmeler olabilir. Rahim içi araçlarda eğer progesteron içeren tiplerden değil ise Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi miktarı artabilir ve kasılmalar nedeni ile ağrı olabilir. Tüp bağlama operasyonlarından sonra da adet düzensizliği olduğu bildirilmektedir ama çok sık olarak karşımıza çıkmaz.
Tedavide ne yapılır? Her türlü kanama öncelikle hormonal manüpilasyon ile durdurulur. Bazen bunun öncesinde örnek alınması gerekebilir bunu sıklıkla 40 yaş üstünde ve ya bir patoloji beklediğimizde yaparız. Bunların yanında hastanın kan kaybının ne derecede olduğu ve ne kadar desteğe ihtiyacı olduğu belirlenip buna yönelik destek yapılması uygun olacaktır. Eğer anormal kanamalar yumurtlama problemine bağlı ise kanama düzenlenip hemen yumurtlama sağlanır ancak bebek isteği yoksa düzenli doğum kontrol hapı kullanılır ve ya düzenleyici östrojen ve ardışık progesteron preparatları ve rilir. Bunun yanında rahim içi sistemler kullanılabilir. Bunlarda progesteron bulunmaktadır. Bunu daha ziyade yumurtlamamaya bağlı rahim içi dokunun kalınlaştığı olgularda kullanmaktayız ayrıca menopoza yakın hastalarda öncelik etmekteyiz. Bu tedavi ile rahim için de östrojenin yarattığı etkiler tersine çevrilir. Gençlerde ve ergenlik döneminde bazen kanama pıhtılaşma sorunlarına bağlı kanamalarda hasta geçici menopoza sokulur. Bu durum kemoterapi alan hastalarda ortaya çıkabilecek düzensizliklerin varlığında da öncelik edilebilir.
Cerrahi müdahale gerekir mi?
Bütün bunlardan başka ailesini tamamlamış ve doğum planlamayan hastalarda cerrahi tedavi seçilebilir. Ayrıca tespit edilen sorun cerrahi gerektiriyorsa da öncelikle öncelik edilmeli. Burada genellikle endoskopik yöntemleri öncelik ediyoruz. Sıklıkla histeroskopik olarak rahim için deki myoma ve ya polip gibi patolojinin alınması ve ya kanama yapan dokunun tamamen fonksiyonsuz hale getirilmesi şeklinde yapılır. Bazen de laparoskopik olarak rahim alınması en son çare olarak gerekmektedir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi dönemi tedavisi için doktora danışılması ve nedenlere bağlı doğru tanı konması önerilmektedir. Bu önerinin yanında bazı diyet değışık likleri ve basit ev ilaçları Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi döneminde tedavi amaçlı kullanılabilir.
Adet döneminde her iki saatte bir ped değiştirme kten bıktınız mı ? Adet kanamasını ne keser diye sürekli araştırmamı yapıyorsunuz. O zaman yazımızı sonuna kadar okuyun. Adeti ne keser konusuyla ilgili yaklaşık 30 doğal ve bitkisel yöntemi derleyip aşağıda sıraladık.
Menoraji olarak da bilinen aşırı adet kanaması, bayanların çoğusunun karşılaştığı çok yaygın bir sorundur. Aşırı adet kanaması başta anemi olmak üzere hormonal denkliksizlik, rahim miyomları, adenomiyoz, gebelik komplikasyonları, tiroid hastalıkları, endometrium kanseri, kilo alımı ve ya kaybı, polip, pelvik inflamatuar hastalıkları gibi sayısız komplikasyonlara yol açabilir. Doğum kontrol hapları, yaptığınız egzersizler, uyguladığınız diyetler, kan sulandırıcı ilaçlar aşırı adet kanamasına neden olabilir. Ağır menstrüasyon dönemlerinde kansızlık, halsizlik, tembellik ya da uyuşukluk, yorgunluk, baş ağrısı, ruhsal bozukluklar, memelerde ağrı, ağır kan akışı, ciddi kramplar, nefes darlığı gibi rahatsızlıklar ile karşılaşabilirsiniz. Kaç ped olursa fazla kabul edlmeli? günde iki ile 6 ped arası normal ama 6 dan fazla çok fazla kabul edilir. Aşırı kanama (menoraji) kendiliğinden düzelebilir mi? Hastanın yumurtalık kisti olursa o ay fazla kanaması olabilir, bir ve ya iki ay sonra kist kaybolursa kanama düzelir ama bizim menoraji den kastımız her ay fazla gelen kanamadır, bu da tedavi olmadan kendiliğinden düzelmez. Aşırı adet kanaması vücutta nasıl zararlar yaratabilir? Kansızlık, halsizlik, yorgunluk, çarpıntı, solukluk, başdönmeleri, bayılmalara yol açar. Adet kanamasında pıhtının olması normal mıdır? Hayır, adet kanaması pıhtılaşmaz, pıhtının olması normal değildir ve fazla kanamayı gösterebilir. Aşırı adet kanamasının en sık yarattığı sorun nedir? En sık kansızlığa yol açar, ve dolayısıyla kansızlığı olan her kadın aşırı adet kanaması açısından bir jinekolog tarafından değerlendirilmesi gerek. Aşırı adet kanamasına yol açan sebepler neler olabilir ? Miyomlar başta olmak üzere, kan hastalıkları, yaş, endometriozis, sigara, alkol tüm bunlar Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasına yol açabilirler, ama çoğu hasta da sebep saptanamayabilir. Daha önce geçirilmiş kürtaj ve düşükler Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi e yol açabilir mi? Daha önce geçirilmiş ve tedavi edilmiş düşükler ve geçirilmiş kürtajlar Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kanamasına yol açmaz. Aşırı kanamanın tedavi yöntemleri nelerdir? Aşırı kanama (menoraji)’nın bir medikal birde cerrahi tedavisi vardır. medikal olarak doğum kontrol hapları, ağrı kesiciler kanamayı azaltabilecek ilaçlardır, hormonlu spiraller aşırı kanamayı durdurmada oldukça başarılıdır ve başarısı %95’e varabiliyor, hem de gebelikten kuruyucu etki de sağlıyor. Medika tedavi den sonuç alınamazsa o zaman cerrahi yollara başvurulabilir, miyom varsa miyomektomi ameliyatıyla çıkartılması gerek, bazen rahim içi dokusunu yakmak gerekebilir ve tüm bunlara cevap alınamıyorsa son çare olarak rahimin alınması gerekir. sonuç olarak aşırı kanaması olan bayanların mutlaka bir jinekologa başvurması ve uygun tedavi görmeleri gerek. Regl kanı olarak da bilinen adet kanamaları genellikle üç ila 7 gün arası süren, menopoza kadar her ay rutin tekrarlanan doğal bir döngüdür. Bu kanamalar çoğu zaman ağrılı ve sancılı geçer. Hatta bu günler hormonların etkisi ile ruh halimizi dahi etkiler. Bazı durumlarda (gezi, iş toplantıları, tatil vs. ) regl kanının gelmesinin daha kısa sürmesini hatta kesilmesini, durmasını isteriz. Biz de bu yazımızda adet kanamalarının daha erken bir günde bitmesini sağlayacak, adeti kesen durduran doğal yöntemlerden
bahsedeceğiz. Bu uygulamalar aynı zamanda bu süreci daha rahat atlatmanızı sağlayacak, daha az ağrı ve sorun ile adet döngünüzü tamamlamış olacaksınız. Canlılar soylarını devam ettirebilmek için Canlıların üremek zorundadırlar. Canlıların üreme, canlının ortak Özellikleri nden biridir. İnsanlar da var olduğu günden beri ürer. Canlıların üreme organlarının oluşturduğu, Canlıların üremenin gerçekleştiği sisteme Canlıların üreme sistemi denir. Canlıların üreme işini gerçekleştiren hücreler, Canlıların üreme hücreleridir. İnsanda Canlıların üreme, Canlıların üreme organlarıyla gerçekleşir. Canlıların üreme sisteminin temel görevi dişi ve erkek bireyde Canlıların üreme hücrelerini meydana getirmektir. Canlıların üreme hücreleri diğer vücut hücrelerinden başkadır. Vücut hücrelerinin yarısı kadar kromozom taşırlar. Canlıların üreme organları, erkek ve kadın bireylerde biçim olarak başka yapıdadır.
Erkek Canlıların üreme organında en önemli yapı erbezleri (testisler) dir. Testisler, sağda ve solda olmak üzere testis torbasının için de yer alır. Ergenlik çağında faaliyete geçer. Erkek Canlıların üreme hücresi sperm; testislerde üretilir, penis aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılır. Erkeklikle ilgili birçok hormon da testislerden salgılanır.
Kadın Canlıların üreme organları, yumurtalık (ovaryum), yumurta kanalı (oviduk), döl yatağı (rahim) ve vagina olmak üzere dört yapıdan meydana gelir. Dişi Canlıların üreme hücresi olan yumurta, yumurtalıkta oluşur. Ergenlik çağında her ay bir yumurta gelişerek yumurta kanalından dışarıya bırakılır. Buna ovulasyon denir. Döl yatağı, döllenen yumurtanın anne karnında tutunup geliştiği yerdir. Bebek, doğana kadar gelişimini burada sürdürür.
Canlıların üreme sistemi, sinir sistemi ve iç salgı sisteminin salgıları ile kontrol edilir. Erbezlerinde erkeklik hormonu androjen salgılanır. Bu hormona testosteron da denir. Testosteronun eşey organlarının büyümesi, sakal çıkması, sesin kalınlaşması gibi etkileri vardır. Bayanlarda progesteron ve östrojen hormonu salgılanır. Bu hormon, sesin incelmesi, göğüslerin çıkması, ay halinin görülmesi gibi olayları kontrol eder. Canlıların üreme organlarının sağlığı için temizliğe özen gösterilmeli, iç çamaşırları, temiz kullanılmalı, tuvaletlerin temizliğine itina edilmelidir.
Canlıların üreme sisteminin sağlığı ve korunması tüm diğer sistemlerimiz gibi Canlıların üreme sisteminin sağlığı ve korunması çok önemlidir. Canlıların üreme sistemi, sinir sistemi ve iç salgı bezlerinin salgılarıyla kontrol edilir. Canlıların üreme sistemimizin sağlığını etkileyen etmenlerin başında sigara gelmektedir. Özellikle sigara içen bayanların çocuklarının gelişimi yavaş olur. Sigara içen bir anneden doğan çocuk akciğer hastalıklarına kolay yakalanır. Frengi, bel soğukluğu, AIDS gibi hastalıkların nedeni, evlilik dışı cinsel ilişkilerdir. Bu nedenle evlilik dışı cinsel ilişkilerden kaçınmak gerekir. Bu durum, toplum yaşamını alt üst eden ve İnsan onurunu zedeleyen kötü bir davranıştır. Aile planlaması bilinçli bir şekilde yapılmalıdır. Aile planlamasının bilinçsizce yapılması da Canlıların üreme sisteminin sağlığını bozar. Örneğin; kürtaj anne sağlığını bozan en önemli faktördür. kürtaj bir aile planlaması yöntemi olarak kabul edilmemektedir. Gerek Canlıların üreme sistemimiz gerekse diğer sistemlerin sağlığının korunmasında eğitimin ve koruyucu hekimliğin önemi büyüktür.
Böbrekleri ve böbreküstü bezlerini uyaran kızıl rengi öncelik edenlerde sakin bir yaşam sürmek ve dürüst bir topluluk için de yaşamayı arzulamak söz konusudur. Bu kişiler eleştirilerden hoşlanmama ve dolu dizgin bir hayat yaşama arzusu taşımalarına rağmen, değişikliklerin getireceği riskleri göze alamamaktadırlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Fazla kuruntuludurlar ve sürekli başkalarının kendilerini hor gördüğünü, çekiştirdiğini düşündükleri için, yapmak istedikleri konusunda kendi kendilerini frenlerler. Griyi çok sevenlerin az toleranslı olmalarına bağlı olarak, kendilerini mutlu hissedememeleri söz konusudur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Arzu ve özlemleri yüreklerini kemirmesine karşın, bunları dışa vurmuyor vuramıyor ve baskı altına alınmış olan bu duygular, bu kişilerin zaman zaman ruhsal sıkıntılarına da neden olabilmektedir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Aslında devletin renk bağlamında her şeyi gridir Gri ağırlıklı ve dolayısıyla sisli-puslu olan üst düzey bürokratların odalarının görünümüne bağlı olarak, buralarda yaratıcılığın öldürüldüğü engellendiği ve kişilerde mesai bitse de gitsek, mesai bitse de gitsek şeklinde saatine bakan İnsan prototipi oluşturulduğu ve böylesi mekanlarda çalışanların, sabah 9, 00 ile akşam 17, 30 arasındaki en değerli olan şeylerini yani zamanlarını öldürdüklerini öldürebileceklerini söylemek kanımızca çok da yanlış olmayacaktır. İşte bu nedenle, ille de Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kullanılacaksa, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi kesinlikle canlı Renklerle aksesuarlamalar yapılarak bir başkalaşma sağlanmalıdır. Genel müdürlükte daire başkanlarının, başkan yardımcılarının ve şube müdürlerinin odalarının Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ile harmanlanmış olmasına karşın, Emniyet Genel Müdürümüz Doç. Turan Genç in makam odasının dekorasyonu, tüm genel müdürlük binasındaki yoğunlaştırılmış Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi lemenin aksine; renk li, sıcak, canlı ve kıpır kıpır koltuk takımları, mobilyalar ve halılarla yapılmıştır ve aynalarla da mekan genişliği ve zenginliği sağlanmıştır ki, bu durumun üretkenliği motive edici, çalışmayı destekleyici ve için de bulunulan mekan ile orada çalışan kişinin bütünleşebileceği bir yapıyı göstermektedir. Kanımızca aynı Emniyet Genel Müdürü nün makam odasındaki renk liliğin, diğer daire başkanlarının, başkan yardımcılarının ve şube müdürlerinin odalarında da uygulanmasında sayısız yararların olduğu söylenebilirse giyilmektedir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, hastalıkları tedavi etmek için elektromanyetik radyasyonun görünür spektrumunu (Renkleri) kullanan bir tedavi yöntemidir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde yıllar geçtikçe başarıyla kullanılan yüzyıllarca bir kavramdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi konusunda eleştirel bir analiz yaptık ve günümüze kadar bilimsel gelişimini belgeledik. Birkaç araştırmacı, niceliksel çalışma olmadan, temel bilimsel ilkeleri keşfetmeyi denedi. Konu ile ilgili olarak, Renklerin tedavi metodolojileri ve iyileşme Özellikleri ne odaklanmış tam bir tedavi sistemi sağlayan yeterli sayıda yayınlanmış malzeme bulunabilir. Bir dizi çalışma, İnsan vücudu ve Renkler arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur. Aynı zamanda, su moleküllerinin kuantum mekanik dipol momentini deşifre etmeye yönelik Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapiye yönelik çeşitli araştırmalar yapma imkânını da gösteriyoruz. Başka Renklerin absorbe edilmesiyle sonuçlanan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicemleme fenomeni üretir. Bu derleme, elektromanyetik radyasyon / enerji alanında bilim gelişiminin bu eski teorinin yeni boyutlarını keşfetmede çok yararlı olabileceğini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler yük kuantilasyonu, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, elektromanyetik dalgalar
Newton’un fikirleri, yeryüzünün yerçekimi alanında bulunan katı maddeleri ve hareketli nesneleri anlamamıza yardımcı oldu. Bununla birlikte Einstein, ünlü E = mc iki denklemiyle, enerji ve maddenin aynı evrensel maddenin ikili ifadeleri olduğunu belirledi (1 ).
Bir maddenin titreşim hızı, maddenin yoğunluğunu ve ya biçimini belirler. Yavaş titreyen bir maddeye fiziksel madde denirken, subatomik (ışık hızında ya da üzerinde titreşen) ince ya da saf ışık enerjisidir. Işık, doğadaki elektrik ve manyetik alanların dalgalanması olan elektromanyetik radyasyondur. Daha basit, ışık enerjidir ve renk fenomeni enerji ile maddenin etkileşiminin ürünüdür. Her Renkli ışının dalga boyu, frekansı ve enerjisi her renk için sabitlenir; yani belirli bir dalga boyu, belirli bir frekans ve o dalganın belirli bir miktarı ayrı bir renk olarak adlandırılmıştır. İnsan gözü elektromanyetik radyasyona ancak 380 ila 780 nm arasında kabaca dalga boylarında duyarlıdır. Bu küçük parçaya görünür spektrum ve ya görünür ışık denir. Görünür ışık, sayısız elektromanyetik frekansa bölünebilir ve frekans, gökkuşağının rengi ile ilgilidir kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit, mor ve bunların tüm titreşimleri. Gözlenebilirle sınırlı olan Newton konseptleri, çağdaş tıp tarafından da uygulanmıştır; bu tıp, çeşitli materyal parçalarını anlamak ve düzenlemek suretiyle toplam resmin öngörülebilir olabileceği fikrindedir. Yani, vücudun bir kısmı arızalandığında, makineyi nasıl ele aldığımızla benzer şekilde çıkarılır ve ya değiştirilir. Alternatif olarak, genellikle negatif yan etkilere neden olan kimyasal maddeler ile işlenir. Basitçe belirtmek gerekirse, çağdaş tıp semptomları ve etkileri incelemekte ya da bunları bastırmaktadır, ancak kendisi gerçek kaynaklı hastalıklı yaşam enerjileri ile ilgili değildir. Einstein’ın yaklaşımı, İnsan vücudunu, kimyasal parçaların bir birleşimi olarak değil, evrenin elektromanyetik / enerji sistemi ile uyum için de çalışan toplam ve eksiksiz bir sistem olarak ele almaktadır. bir ). Her canlı, sağlık koşullarını etkileyen ışığa tutulmuştur Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi doktrinine göre İnsan vücudu temel olarak Renkler den oluşur. Vücut Renkler den var olur, vücut Renklerle uyarılır ve Renkler vücutta işlev gören çeşitli sistemlerin doğru çalışmasından sorumludur. Vücudun tüm organları ve ekstremiteleri kendi Renklerine sahiptir. Tüm organlar, hücreler ve atomlar enerji olarak bulunur ve her formun frekansı ve ya titreşim enerjisi vardır. Organlarımızın ve enerji merkezlerinin her biri titreşir ve bu Renklerin frekanslarıyla uyum sağlar. Vücudun çeşitli kısımları bu beklenen normal titreşimlerden saptığında, vücudun hastalıklı ve ya en azından düzgün çalışmadığı varsayılabilir. Titreşim tekniğinde ( Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi) doğan titreşim oranları, vücutta bulunan hastalıklı enerji modelini denklikleyecek şekildedir. Çünkü her organda, organın en iyi işlev gören enerjik bir düzeyi vardır. Bu titreşim oranından herhangi bir sapma patoloji ile sonuçlanır, buna karşılık uygun enerji düzeylerini fiziksel organlara geri yüklemek iyileşmiş bir vücuda dönüşür.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, İnsanlığın görünür renk tayfı olarak bilinen kozmik elektromanyetik enerji spektrumundaki dar bir banttır. Kırmızı, yeşiller, mavimler ve bunların kombine türevlerinden oluşur ve ultraviolet ile kızılötesi enerji ve ya titreşim aralıkları arasında algılanabilir Renkler üretir. Benzersiz dalga boyu ve salınımlarıyla bu görsel Renkler, bir ışık kaynağı ile kombine edildiğinde ve bozulmuş organlara ve ya yaşam sistemlerine seçilerek uygulanırsa, vücut için gerekli olan iyileştirici enerjiyi sağlar. Işık hem fiziksel hem de eterik bedenleri etkiler. Renkler, İnsan vücudundaki biyokimyasal ve hormonal süreçlerin birinci harekete geçiricisi olan elektrik uyarılarını ve manyetik akımları ve ya enerji alanlarını, tüm sistemi ve organlarını denkliklemek için gerekli uyarıcıları ve ya sakinleştiricileri üretir. Antik gözlem Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapisi yüzyıllar önce yapılmış bir kavramdır. Renk tıbbı öyküsü diğer tıbbın kadar eskidir. Fototerapi (hafif terapi) antik Mısır, Yunanistan, Çin ve Hindistan’da uygulanmıştır. Mısırlılar, iyileşme için güneş ışığı ve renk kullanıyorlardı. Renk, M. Ö. 2000’den beri tıp olarak araştırılmıştır. O çağın İnsanları tıp olarak Renklerin bilimsel gerçeklerinden kesinlikle habersizdi, ancak Renklerle şifa konusunda kesinlikle inanmışlardı. İki renk karıştırıldıklarından habersiz oldukları için şifa için birincil Renkler (kırmızı, mavi ve sarı) kullandılar. Bilim, o zamanlar sessiz kaldı gözüküyor.
Avicenna (AD 980) şifa sanatını Renklerle geliştirmiştir. Hem tanı hem de tedavide rengin hayati önemini açıkladı. Avicenna’ya göre, ‘Renk, hastalığın gözlemlenebilir bir belirtisidir.’ Ayrıca vücudun sıcaklığı ve fiziksel durumu ile ilgili renk tablosu geliştirdi. Kırmızının kan dolaştırdığı, mavi ve ya beyaz soğutulduğu ve sarının kas ağrısı ve iltihaplanmasının azaldığı görüşüyle renk tedavisi kullandı (6). Avicenna’nın çalışmaları şüphesiz o zamanlar Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi kullanımını geliştirdi. Şifaların renk Özelliklerini tartıştı ve tedavi için önerilen yanlış rengin belirli hastalıklarda kesinlikle bir yanıt gelmeyeceğini belirten ilk kişi oldu. Örneğin, bir burun kanaması olan bir kişinin parlak kırmızı bir renge boyanmamalı ve kırmızı ışığa maruz bırakılmaması gerektiğini, çünkü bu kanlı mizahi canlandıracağını, buna karşılık mavinin onu rahatlatmasına ve kan akışını azaltmasına itina etti. O zamanlar pratik bir anlayış gibi görünüyor, Ancak bu Renklerle ilişkili frekansların ve ya enerjilerin ayrı değerlerini bulamıyoruz.
19. Yüzyıl Fikirleri ve Uygulamaları Pleasanton (1876) yalnızca maviyi kullandı ve yaralanmalar, yanıklar ve ya ağrılar durumunda mavinin ilk telafi olduğunu belirtti. Bulgularını bitkisel, hayvanlar ve İnsanlardaki rengin etkileri üzerine bildirdi. “Mavi ve şeffaf cam bölmeleriyle yapılan sera için de yetiştirilirlerse, kaliteli ve rim ve üzüm büyüklüğü önemli ölçüde artabilir”. Bazı hastalıkları iyileştirdi ve hayvanların mavi ışığa maruz bırakarak doğurganlığın yanı sıra fiziksel olarak olgunlaşma oranını da artırdı. Mavi renk kullanan aynı yöntem Hassan (1999) tarafından benimsenmiş ve yaralar ve yanıklar için birinci basamak tedavisi olarak çok yararlı bulmuştur. Pleasanton’un çalışması bilimsel kanıtlara ve kanıtlara sahip olmadığından, bilimsel toplumlar nezdinde hiçbir kural getirilmedi ve bu da çalışmalarıyla bilimsel gerekçelerle renk / titreşim iyileşmesi gelişimi arasında büyük bir boşluk bıraktı. Araştırmalar, bugüne kadar, özellikle tarımsal gelişim ve hayvanlar üzerindeki büyük fikirleri üzerine yapılabilirse, araştırmacılar yeni keşifler yapabilir.
Kalp atışı bir kasılma ve bir gevşemeden ibarettir. Normal kalp atışı 0, 85 sn sürer. Bu sürenin 0, 45 sn si kasılma, 0, 40 sn ise dinlenme zamanıdır. 0, 45 sn nin 0, 15 sn de kulakçıkların, 0, 30 sn de ise karıncıkların kasılması gerçekleşir. Her kalp atışında kalpten 70 ml kan pompalanır. Sağlıklı bir insanda dakikada ki kalp atış sayısı 70 80 kadardır. Bu sayı bebeklerde ortalama 120 dir.
Kalbin kasılma olaylarının kontrolü kalbin kasılma olaylarının kontrolü belirli yerlerinde bulunan özelleşmiş dokularla gerçekleşir. Kalpte kasılmanın başlaması için gereken ilk uyarı otonom sinir sistemi tarafından berilir. Kalbin çalışmasını düzenleyen özelleşmiş dokular sırasıyla; sinoatrial düğüm (S. A), atrioventriküler düğüm (A. V) ve atrioventriküler düğümün uzantısı olan his demetleridir.
Sinoatrial düğüm, kalbin sağ kulakçığının arka duvarında bulunan özelleşmiş kas fibrillerinden meydana gelir. Kas fibrilleri kulakçıkların her tarafına yayılarak karıncıklara doğru uzanır. Otonom sinir sistemi tarafından uyarılan sinoatrial düğüm, kulakçıkların kasılmasını başlatır ve kalbin kasılma ritmini denetler.
Sinoatrial düğümden yayılan uyartılar fibrillerle atrioventriküler düğüme aktarılarak onların uyarılmasını sağlar.
Atrioventriküler düğüm, kalbin arka duvarında iki karıncık arasında bulunur. Atrioventriküler düğümden çıkarak sağ ve sol karıncık ucuna doğru uzanan özelleşmiş liflere his demetleri adı ve rilir. Atrioventriküler düğümün uyarılması ile uyartılar his demetlerine yayılır ve karıncıkların kasılması sağlanır. Kalp kası, kasılması için gereken enerjiyi, yaptığı oksijenli solunumdan karşılar.
Kalbin Çalışmasını Etkileyen Faktörler Kalp atışları, kalbin kendi yapısındaki özel dokularla sağlanmaktadır. Ancak bazı iç ve dış etkenler sinoatrial düğümü uyararak kalp atışlarının hızlanmasını sağlar. Kalbin çalışma hızının değişmesine sinirler, bazı hormonlar, bazı kimyasal maddeler, vücut sıcaklığının artması ve çalışma temposunun yükselmesi neden olmaktadır.
Otonom sinir sistemine ait sempatik sinirler kalbin çalışmasını hızlandırıcı etki yaparken parasempatik sinirler (Kapus siniri) ise kalp atışlarını yavaşlatır. Sempatik ve parasempatik sinirlerin kalbin çalışmasını etkilemeleri salgıladıkları hormonlarla gerçekleşir.
Heyecan ve stres gibi durumlarda kanda sempatik sinirlerden salgılanan adrenalin hormonu ile tiroid bezinden salgılanan tiroksin hormonu kalp atışlarını hızlandırır. Parasempatik sinirlerden salgılanan asetilkolin ise hızlanan kalbin çalışmasını yavaşlatarak normale döndürür.
Kafein gibi bazı uyarıcı kimyasal maddeler kalp atışlarını hızlandırır. Ayrıca kandaki karbondioksit miktarının artması, ateşli hastalıklara bağlı olarak vücut sıcaklığının artması da kalbin çalışmasını hızlandırır. Günlük normal çalışma temposunun yükselmesi durumunda da vücuda daha fazla oksijen ve besin iletmek için kalbin çalışmasında hızlanma gözükür.
C. KAN DAMARLARI İnsanın dolaşım sistemindeki kan damarları atar damar, kılcal damar ve toplar damar olmak üzere üç çeşittir. Atar damarlar ve toplar damarlar dokulara kanı taşırken kılcal damarlar ise doku hücrelerinin madde değişimlerini gerçekleştirirler. Kalpten atar damarlarla çıkan kan, her organın için deki kılcal damarlara yayılır. Kılcallardaki kan daha sonra toplar damarlarla yeniden kalbe döner. Genel olarak toplar damarlar kalbe kan getirirken, atar damarlar ise kalpteki kanı vücuda götürürler.
1. Atar Damarlar Kalpteki kanı diğer organlara taşıyan damarlardır. Atar damarlardaki kanın akış yönü kalpten vücuda doğrudur. Akciğer atar damarı hariç diğer atar damarların hepsi temiz kan yani oksijen yoğunluğu fazla olan kan taşır. Akciğer atar damarı ise kalpteki kirli kanı temizlenmesi için akciğere götürür.
Atar damarlar yapı olarak üç tabaka halinde incelenir. En dışta bulunan dış tabaka lifli bağ dokusundan oluşmuştur. Bu tabakadaki elastik lifler kalp atışları ile oluşan yüksek kan basıncına karışı damarların dayanıklılığını artırır. Elastik lifler ayrıca atar damarların dayanıklılığını artırır. Elastik lifler ayrıca atar damarlara esneklik de kazandırır. Orta tabaka, düz kas dokusundan meydana gelmiştir. Düz kaslar otonom sinir sistemine bağlı olarak kasılıp gevşeyerek kan akışına yardımcı olur. Orta tabakada da dış tabaka olduğu gibi elastik lifler bulunur. Orta tabakada ayrıca sinir telleri de yer alır. Atar damarların en iç tabakası tek sıralı yassı epitel hücrelerinden (endotel) oluşmuştur. Yassı şekilli olan bu hücreler pürüzsüz ve kaygan olmaları sayesinde damar için deki kan akışını kolaylaştırırlar. Atar damarlardaki kanın hareketi kalbin karıncıklarının kasılması ve yapısındaki düz kasların kasılması ile oluşan kan basıncı sayesinde gerçekleşir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
Atar damarlar kanın akış yönü olarak kalbe en yakın damarlar olduğu için kan basıncı, en yüksek bu damarlarda ölçülür. Kalbin kulakçık ve karıncıklarının yaptığı kasılma gevşeme hareketlerine bağlı olarak damarlarda da ritmik olarak kasılma ve gevşemeler meydana gelir. Kalp atışlarının bu şekilde damarlarda tekrarlanmasına nabız, damarlardaki kanın damar çeperlerine yaptığı basınca ise tansiyon denir. Kalbin karıncıklarının kasılma sırasında atar damarlardaki kanın damar çeperine yaptığı basınca büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) denir. Karıncıkların gevşemesi sırasında kanın damar çeperine yaptığı basınca ise küçük tansiyon (diastolik kan basıncı) adı ve rilir. Tansiyon cinsiyete, yaşa v. b. faktörlere göre değişmekle beraber yetişkinlerde ortalama olarak büyük tansiyon 120 mm-Hg küçük tansiyon ise 70 mm-Hgdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
2. Toplar Damar Vücuttan kalbe kan getiren damarlardır. Toplar damardaki kan vücuttan kalbe doğru akmaktadır. Toplar damarlarda karbondioksit yönüyle zengin olan kirli kan taşınır. Sadece akciğer toplar damarı başka olarak akciğerden kalbe temiz kan taşır.
Toplar damarlar atar damarlarda olduğu gibi üç tabakadan yapılmıştır. Ancak dış ve orta tabakada bazı başkalıklar gözükür. Dış tabakada bulunan bağ doku lifleri toplar damarlarda daha az sayıdadır. Ayrıca orta tabakada, atar damarlarda bulunan elastik lifler damarlarda bulunmaz.
Toplar damarların çapı atar damarlara göre daha büyüktür. Bu durum toplar damarların daha fazla kan bulundurmasına neden olur. Toplar damarlar vücuttaki kanın akış yönü olarak kalbe en uzak olduğu için kan basıncı ve kanın akış hızı atar damarlara göre daha yavaştır. Kan akışını hızlandırmak için vücudun alt kısımlarındaki toplar damarda kapakçıklar bulunur. Ayrıca iskelet kaslarının kasılması da kanın hareketine yardımcı olur.
Kapakçıklar yukarıya doğru tek yönlü açılarak toplar damarlardaki kanın yerçekimine ters yönde ilerlemesine yardımcı olurlar. Kalbin negatif emme basıncı da kanın toplardamarlarda ilerlemesinde etkilidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi 3. Kılcal Damarlar Atar damar ve toplar damarların arasında bulunarak onları birbirine bağlayan kılcal damarlar dokuların içlerine kadar yayılarak çok geniş bir yüzey oluştururlar. Kılcal damarlar çok ince olmasına rağmen toplam çapları atar damar ve toplar damarlara göre daha fazladır. Toplam yüzeyleri fazla olduğu için en düşük kan akış hızına kılcal damarlarda rastlanır. Bu durum kılcal damarlarla dokusu sıvısı arasındaki madde değişimini kolaylaştırır.
Migrenden “Botoks” İle Kurtulun! Migren tedavisindeki bir başka yaklaşım ise yüzdeki kırışıklıkları yok etme amacı ile kullanılan botoks. Botoks yaptıran migrenli hastaların baş ağrılarının azaldığının fark edilmesi migren tedavisinde botoks kullanımının yolunu açtı. Yapılan araştırmalar üç aydan fazla bir süre boyunca, ayda 15 ya da daha fazla gün, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migren karakterinde baş ağrısı olarak tanımlanan kronik migren tedavisinde botoks uygulamasının etkili olduğu gösterdi. Bu etkinin, botoks’un, sinir sonlanma bölgelerinde bazı nörotransmitterlerin salınımını engellemesi yoluyla inflamatuvar ağrıyı önlemesinden kaynaklandığı düşünülüyor.
Migren tedavisinde Botoks; alın, şakaklar, ense ve boyun bölgesine uygulanıyor. Kozmetik amaçla sadece yüz bölgesinde uygulanan botoks, migren tedavisinde bundan başka olarak alın, şakaklar, ense ve boyun bölgelerinde belirli noktalara derialtına botulinum toksini iğne ile verilerek uygulanıyor. Çoğu durumda uygulamaların etkisi yaklaşık 3-4 ay süreceğinden tedavinin devamı için tekrarlanması gerekiyor. Baş ağrılarına, migren e etkili Sarı renk ve migreniçin botoks tedavisi dürüst olması için nöroloji uzmanı tarafından uygulanmal Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’den sonra Vatanımızda de onaylanmış olan kronik migren tedavisinde botoks uygulanmasının dürüst olması için bir nöroloji uzmanı tarafından yapılması büyük önem taşıyor. Nöralterapi Migren Ağrılarına İyi Geliyor 1926 yılında migrenli bir hastanın tedavisi sırasında keşfedilen Nöralterapi tedavisi dünyada ve 2008 yılından itibaren Türkiye’de de uygulanan bir yöntemdir. Nöralterapi; kısa etkili lokal anesteziklerle yapılan bir iğne tedavisidir. Otonom omurilik sisteminin yeniden düzenlenmesi esasına dayanmaktadır. Komplikasyonu yok denecek kadar azdır ve hamileler dahil tüm yaş gruplarına uygulanabilmektedir. Nöralterapi ve bütüncül yaklaşım migren tedavi başarı şansını yükseltmiştir. Nöralterapi, migrenin derecesine bağlı olarak tetik nokta enjeksiyonları, manuelterapi, ganglion blokajları, ilaç ve selasyon gibi kombine tedavilerle desteklenebilmektedir.
Kişiye Özel Bir Tedavi Planı Belirlenmeli Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenşikayeti yaşayan kişilerin geçmiş hikayesi incelenmeli, baş ve boyun bölge muayenesinin ardından nedene yönelik olarak kişiye özel bir tedavi planı çıkartılmaktadır. Muayene sırasında kas yapılarını incelemek gerekir. Boyun ve sırt bölgesindeki bir tetik nokta örneğin adale kasılması, kulunç girmesi de enseden başlayan, tek taraflı göz ve yüz ağrısına neden olabilir. Hastanın su tüketimi, nasıl beslendiği, uyku düzeni, stres derecesi, çevresel şartları, gastrointestinal durumları belirlenmelidir. Çünkü fizyolojik bozukluklar da ağrının fazla algılanmasını sağladığı gibi ağrıyı tetikleyebilir. Günümüzde pek çok insan boyun ve sırt ağrısı yaşamaktadır ve bunlara ek olarak gelişen baş ağrıları da migren tanısıyla oldukça sık karıştırılmaktadır. Migren hastalığında beyin cerrahisi, nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi bölümleri ile multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki; hastaların aslında yüzde 53’ü psikojenik faktörlere ya da hastalık sonrası gelişen psikoloji bozukluğuna bağlı olarak ağrılar çekmektedir. Bu sebepten her hastaya aynı metodu kullanmak doğru bir yaklaşım değildir. Migreni Olanlar Hangi Egzersizleri Yapmalı? Yapılan araştırmalar migrene iyi gelenler arasında hafif egzersizler yapmanın öneminin büyük olduğunu gösteriyor. Hafif egzersizler Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenataklarının sıklık ve şiddetini azaltabilir ve migrenin koruyucu tedavisinde faydalı olabilir. Migren ağrılarınız var ise sizi çok fazla yormayacak, düzenli bir aerobik egzersiz programı uygulayabilirsiniz. Bunun yanı sıra hayatınızda migren varsa jogging, yüzme, dans, bisiklet ve tempolu yürüyüş de tercih edebileceğiniz egzersiz seçeneklerinden. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenDepresyona Neden Olur Mu? Kronik migren ağrıları olan kişilerde depresyon ve anksiyete belirtilerine daha çok rastlanır. Kronik migrenin tanımı ise üç ay süre ile, iki günde bir veya daha sık baş ağrılarına sahip olmanızdır. Migren ağrılarınız kronik olmasa da eğer depresyon ve anksiyeteye sahipseniz bu durum migren ağrılarınızın artmasına neden olur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrentedavisinde depresyon ve anksiyetenin de tedavi edilmesi çok önemlidir.
Hangi Besinler Migren Atağına Neden Olur? Migrene neden olan besinleri peynirler ve tiramin içeren besinler şeklinde özetleyebiliriz. Tiramin, besin bekletildikçe, proteinlerin yıkılması neticesinde ortaya çıkar. Yıllandırılan yüksek protein içerikli besinlerde tiramin miktarı da artar. Özellikle peynirler ve şaraplar, alkollü içecekler ve işlenmiş etlerin bol tiremin içermesi nedeniyle migrene neden olduğunu söyleyebiliriz. Hangi peynirler migreni daha çok etkiler sorusunun cevabı ise yüksek tiramin içermeleri nedeniyle; Rokfor ve benzeri küflü peynirler (stilton, gorgonzola), Çedar, Beyaz peynir, Mozzarella, Permesan, İsviçre peyniri diyebiliriz. Görsel aura: Hastalar titrek parıldayan ışıklar tarif ederler.
Duyusal aura: Migrenin duyusal aurası el ve dilde veya ağız ve çenede uyuşma, karıncalanma şeklindedir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenÇeşitleri Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrençeşitleri doğur tedavi için çok önemlidir. Migrenin doğru değerlendirebilmesi için mutlaka ne tip migren olduğunu uzman bir doktora danışmalısınız. En sık görülen migren tipi “aurasız migren” dir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenağrısına sahip olanların çoğunda aurasız migrene rastlanır. Migrenin diğer bir çeşidi olan auralı migrene sahip olanlarda da kimi zaman aurasız ataklar görülebilir. Migreni Neler Tetikler Migren tetikleyicileri kişiye göre başkalık gösterebilir. Aynı kişide bir atağı başka bir neden tetiklerken bir başka migren atağını başka bir neden tetikleyebilir. Bu nedenle tüm tetikleyicilere itina etmenizde fayda var. Örneğin peynir ve çikolata gibi bazı yiyecekler migreni tetikleyebilir. Bunun yanı sıra öğün atlamak veya öğünü geciktirmek, yeterli su içmemek de migren ataklarına neden olabilir. Uyku düzeni de Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migreniçin önemlidir. Az ya da faza uyumak, yoğun egzersiz yapmak ve uzun süreli yolculuklar da migren ağrısına neden olabilir. Çevresel etkenler de migren ağrılarınızı tetikleyebilir. Çok parlak ve yanıp sönen ışıklar, keskin kokular ve iklim değişiklikleri migren ağrılarınızı etkiler. Bunların yanı sıra duygusal ve psikolojik faktörler ve bayanlardaki hormonal değişimler de migreni en çok tetikleyenler arasında sayılır. Kanıtlanmış migrene iyi gelen yiyecekler olmasa da migrene iyi gelmeyen yiyeceklere mutlaka itina etmek gerekir. Örneğin çikolata, kakao, bakla, kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri, çeşitli deniz ürünler, sakatatlar, alkollü içecekler, hazır et ve tavuk suyu tabletleri, konserveler, çağ kahve ve asitli içecekleri, incir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik, fıstık ezmesi gibi migreni tetikleyebilecek yiyecek ve içecekler konusunda itina li olunmalıdır.
Alkol: Kırmızı şarap, bira, viski ve şampanya Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migren dostudur. Migren ağrısını çabucak tetikleyebilir. Gıda koruyucuları: Gıda koruyucuları içlerinde bulunan nitratların damarları genişletmesi nedeniyle migreni tetiklerler. Soğuk gıdalar: Özellikle vücut ısısının yükseldiği egzersiz, yürüyüş esnasında ya da sıcak havalarda tüketilen soğuk havalar bazı kişilerde migren ağrısına neden olabilir. Özellikle alın ve şakaklarda hissedilen ağrı genellikle birkaç dakika sürer. Ayrıca çok soğukta kalmak da migreni tetikleyebilir. Bunların dışında migrene iyi gelmeyen gıdaları şöyle sıralayabiliriz;Kuruyemişler ve kabuklu yemişler Tütsülenmiş (smoked) veya kurutulmuş balık Fırınlanmış mayalı yiyecekler (kek, ev yapımı ekmek, sandviç ekmeği) Muz, narenciye ürünleri (portakal, mandalina, turunç vb), kivi, ananas, frambuaz, kırmızı erik Bazı kuru meyveler (hurma, incir, üzüm) Et bulyon ile yapılmış çorbalar (Gerçek et suyu için geçerli değildir) Aspartam ve diğer tatlandırıcılar Kafein Migrene İyi Gelir Mi? Kafein migrene iyi gelir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenilacınıza kafein eklemeniz ilaçların baş ağrısına karşı nerdeyse %40 daha fazla etki etmesini sağlıyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migren ilacı kullanırken kafein içeren ilaçlar kullanırsanız hem daha düşük dozda ilaç kullanır hem de ilacın daha etkili olduğunu görebilirsiniz. Ancak kafein içeren ilaçların da diğer tüm baş ağrısı ilaçları gibi çok fazla kullanılması rebound baş ağrısına (geri tepme baş ağrısı) neden olur. Ayrıca kafein içeren ilaçlar faydalı olsa da kafein içeren gıdalar tavsiye edilmez. Kahve, çay, meşrubatlar veya çikolata kişiyi rebound baş ağrılarına daha duyarlı hale getirebilir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migren ilaçlarının tümü doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Hipoglisemide yapılması gerek tedavi şekli diyabetli kişide gözlenen belirtileri göre değişir. Belirtilerin hafif olduğu durumlarda 5-6 adet kesme şekeri bir bardak ılık suda eritilip içirilir ya da bir büyük çay bardağı şekerli meyve suyu verilebilir. İyileşme belirtileri görülmezse iki çay kaşığı dolusu şeker ya da 5-6 adet kesme şeker az miktarda suda eritilip küçük yudumlar halinde içirilmelidir. Şuur kaybını olduğu hipoglisemide ise ağızdan şeker veya şekerli su verilemez. Bu durumda kas içine glukagon enjeksiyonu gereklidir ve bu iğnenin yapılması hayati önem taşır. Kanşekeri Yükseldiğinde Neler Yapılmalıdır? Sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok su içme, ciltte kuruma ve yaralarda geç iyileşme, halsizlik, yorgunluk ve zayıflama belirtileri olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabetlide kanşekeri yüksek demektir. Bu durumda yapılması gerekenler, kullanılan insülinin son kullanım tarihinin, dozunun, uygulama tekniğinin doğru olup almadığının araştırılmasıdır. Bol su içildiği, önerilen insülin rejimine ve beslenme planına uyumun tam olmasına rağmen hiperglisemi sürüyorsa diyabetli birey derhal doktoruna başvurmalıdır.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi gibi Diyabette tam bir şifa yoktur. Eğer hekim, diyetisyen, hemşire, diyabet eğitimcisinden oluşan diyabet ekibinizden iyi bir destek alır ve verilen tedaviye ve önerilere uyum sağlarsanız diyabeti olmayanlar gibi aktif ve sağlıklı bir hayat sürdürebilirsiniz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve Diyabet Nasıl Tedavi Edilir? Diyabet tedavisinde amaç kanşekeri ayarını sağlamak diğer bir ifade ile kanşekeri yükselmelerini ve kanşekeri düşmelerini önlemektir. Bu ayarın sağlanması komplikasyonların gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son derece önemlidir. İyi bir diyabet kontrolü, kanşekeri seviyenizi mümkün olduğunca normale en yakın tutmak anlamına gelir. Bu durum, aşağıdakilerin yapılmasıyla sağlanabilir. Sağlıklı Beslenme: Yenilen besinlerin özellikle karbonhidrat içeren besinlerin vücudun ihtiyacından fazla tüketilmesi kanşekeri seviyelerini yükseltir. Kanşekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Diyabetli kişilerle diğer kişilerin besinlere olan gereksinimi aynıdır. Her insanın enerji, karbonhdirat, protein, yağ, lif, vitamin, mineral gereksinimi vardır. Bir kişide diyabetin olması bu gereksinimlerden birini veya birkaçını azaltması veya arttırması anlamına gelmez. Egzersiz,vücudunuzun glikozu etkili bir şekilde kullanmasını ve kanşekeri kontrolünü sağlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve Ayrıca, şişman tip iki diyabetli kişilerin kilo kaybetmesine yardımcı olur. İlaç/ İnsülin: İnsülin, besinlerle kana geçen şekerin vücut tarafından kullanılmasını sağlayan ve böylece kanşekeri yükselmelerini önleyen bir hormondur. Tip bir diyabetli kişilerin yaşamak için insüline gereksinimi vardır. İnsülin bağımlılık, alışkanlık yapacak bir madde değildir. İnsülin yaşam için elzemdir. Vücut insulin yapmıyor ise dışardan enjeksiyon yolu ile vücuttaki eksikliği yerine koymak gerekir. Tip iki diyabetli kişilerin kan şekerinin ayarını sağlamak için ağızdan alınan ilaçlara veya insüline gereksinimleri olabilir. Yukarıdaki maddelerin tümü arasında bir denklik tutturmak önemlidir. Bu denkliknin oluşması için diyabetli birey mutlaka diyabet ve tedavisi konusunda eğitim almalıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabet Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabet Önlenebilir mi? Diyabette iyi bir tedavinin ve tedaviye uyumun iyi sonuçlar verdiğini biliyoruz. Diyabet olduktan sonra önlem, diyabetik komplikasyonların erken tespitini ve önlenmesini içerir. Ancak diyabetin ortaya çıkmadan önlenmesi, riskli kişilerin diyabetten korunması da mümkündür. Günümüzde diyabeti önlemek amacı ile yapılan önemli çalışma sonuçları yaşam tarzı değişikliklerinin yani sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması, düzenli egzersiz ve eğitim ile diyabet görülme sıklığının %58 oranında azaldığını göstermiştir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabet riskiniz var ise Türkiye Diyabet Vakfı’nın Diyabeti Önleme Programına başvurabilirsiniz. HbA1cTesti Nedir? Eski adı ile HbA1c yeni adı ile A1c testi, kanşekeri kontrolünüzün ne kadar “yeterli” olduğunu gösteren bir testtir. Yeterli kontrol, kan şekerinizin diyabeti olmayan kişilere yakın düzeylerde olması anlamına gelir. “Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları” adlı bir bilimsel çalışma, kanşekeri düzeylerinin kontrolü ne kadar iyi olursa, diyabetin uzun dönemdeki komplikasyonlarının, özellikle de nefropati (böbrek hasarı), retinopati (diyabetik göz hastalığı) ve nöropati (sinir hasarı) gibi komplikasyonların gelişme olasılığının o kadar azalacağını göstermiştir. Bu çalışma tip bir diyabetliler üzerinde yapılmış olsa da, tip iki diyabetliler ile yapılan benzer çalışmalar da iyi bir kontrolün diyabetin komplikasyonlarından pek çoğunun gelişmesinin önüne geçtiğini göstermiştir. A1c’nin %7’nin altında olması kan şekerinizin kontrol altında olduğunu gösterir. Eğer sizin A1c değerleriniz genelde %7’nin üzerindeyse bunu düzeltmek için harekete geçmelisiniz. A1c Testinin Sonucu %7 ise Bu Neyi İfade Eder? A1c değerinin %7 olması günlük ortalama kan glikoz düzeyinin 150 mg/dl olduğunu yansıtır. Ancak kan şekeriniz 50 mg/dl ile 250 mg/dl arasında oynuyorsa yine A1c değeriniz %7 olacaktır. Kan şekeriniz düzenli seyretmiyorsa, bir takım bilgiler toplamanız gerekir. Bunun için bir hafta boyunca kan şekerinizi günde dört kez ölçün. tüm sonuçları not alın. Bu sonuçların %80’i 125 ile 175 mg/dl arasında olmalı ve hiçbiri 200 mg/dl’nin üzerine çıkmamalıdır. Eğer ölçümler sonucunda çok düşük ya da çok yüksek değerleriniz varsa doktorunuza ve beslenme uzmanınıza danışmanız gerekir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Sürekli yanan ateş yok gibidir. Tarlalardaki ürünler sarardığında hasat zamanı gelmiştir, bu da geçiciliğin bir işaretidir. Sararan yapraklar, kısa süre sonra düşer. Açık sarı ışık, açık sarı sayfalı kitaplar göz sağlığı açısından yararlıdır. Sarı üzerine siyah çizgiler önemli bir uyaranı temsil eder. Radyasyon alanları ve zehirli maddeler buna bir misaldir. Sarı, baş ağrılarına iyi geliyor: Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
Kılcal damarların yapısında diğer damarların yapısında bulunan koruyucu bağ doku ve kas doku bulunmaz. Sadece epitel dokudan oluşması madde giriş çıkışına imkan sağlar. Doku hücrelerinin her türlü madde alış ve rişleri (besin, oksijen ve metabolizma artıkları gibi) kılcal damarlarla gerçekleştirilir.
D. İNSANDA KAN DOLAŞIMI İnsanda kan dolaşımının temel görevi besin ve oksijen gibi gerekli maddelerin hücrelere götürülmesi, hücrelerde oluşan metabolizma artıkları ile hormonların ilgili organlara taşınmasıdır. Kanın bu görevlerini yapabilmesi için gerekli olan dolaşımı, kalbin çalışması sayesinde gerçekleşir. İnsan vücudundaki kan dolaşımı küçük dolaşım ve büyük dolaşım olarak iki bölümde incelenir. Her iki dolaşım da kalpte başlar ve daha sonra yine kalpte sonlanır.
1. Küçük Kan Dolaşımı
Kalp ile akciğer arasında yapılan dolaşımdır. Kalpteki kirli kanın temizlenmek için akciğere götürülmesi ve akciğerde temizlenen kanın da kalbe getirilmesine küçük kan dolaşımı denir. Küçük kan dolaşımı kalbin sağ karıncığından başlar, sol kulakçığında sona erer.
Büyük dolaşım sonucu vücut dokularından kalbin sağ kulakçığına getirilen kirli kan, kulakçıkların kasılması ile önce sağ karıncığa geçer. Karıncıklar kasıldığında ise sağ karıncıktaki kirli kan akciğer atar damarına ve rilir. Akciğer atar damarı kalpten çıktıktan sonra ikiye ayrılarak sağ ve sol akciğerlere girerler. Akciğer atar damarları akciğerlere girdiğinde daha küçük atar damarları akciğerlere girdiğinde daha küçük atar damarlara ayrılır. Alveollere geldiğinde ise alveolleri saracak şekilde kılcallara ayrılır. Alveol boşluğundaki hava ile alveol kılcalları arasında gaz difüzyonu gerçekleşir. Bu sayede kılcal damara oksijen alınırken, için deki karbondioksit ise alveol boşluğuna bırakılır. Akciğer alveollerinde bu şekilde temizlenen kan daha sonra her akciğerden bir çift olarak çıkan akciğer toplar damarı ile kalbin sol kulakçığına getirilir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
2. Büyük Kan Dolaşımı
Kalp ile tüm organizma (akciğer hariç) arasında yapılan dolaşımdır. Kalpteki temiz kanın kullanılmak için vücut organlarına götürülmesi ve doku hücrelerinde kirlenen kanın da tekrar kalbe getirilmesine büyük kan dolaşımı denir. Büyük kan dolaşımı kalbin sol karıncığından başlar, sağ kulakçığında sona erer.
Küçük dolaşımla akciğerden kalbin sol kulakçığına getirilen temiz kan kulakçıkların kasılması ile önce sol karıncığa geçer. Buradan organlara pompalanan kan, oksijen yönüyle zengindir. Karıncıklar kasıldığında sol karıncıktaki temiz kan, aort atar damarı ile kalbi terkeder. Aort atar damarı kalpten çıktıktan hemen sonra sola doğru bir yay çizer. Bu yaydan başa ve kollara damarlar ayrılır. Aort, daha sonra aşağı doğru kıvrılarak diyaframı deler ve karın boşluğuna geçer. Aortun aşağıya doğru inen uzantısından mide, pankreas, bağırsaklar, böbrekler ve diğer tüm iç organlarla bacaklara damarlar ayrılır.
Organ ve dokulara ulaşan atar damarlar her organın için de kılcal damarlara ayrılır. Kılcal damarlarla doku hücreleri arasında madde alış ve rişleri yapıldıktan sonra kılcal damarlar birleşerek ilgili organa ait toplar damarı meydana getirir. Vücudun üst organlarından gelen toplar damarlar birleşerek üst ana toplar damarı oluştururken, vücudun alt kısmındaki organlara ait toplar damarlar da birleşerek alt ana toplar damarı oluşturur. Vücuttan gelen kirli kan üst ve alt ana toplar damarlarla kalbin sağ kulakçığına dökülür. Büyük kan dolaşımı ile dokulara besin ve oksijen götürülürken metabolizma sonucu oluşan karbondioksit ve azotlu artıklar gibi boşaltım maddeleri de hücrelerden uzaklaştırılır.
Kan ile Doku Hücreleri Arasında Madde Değişimi
Atar damar ve toplar damarlar kalın bir yapıya sahip olduğundan hiçbir zaman dışarıya madde sızdırmazlar. Ancak kılcal damarların yapısı çok ince olduğu için kan basıncının etkisiyle için deki küçük moleküllü maddeler dışarı çıkabilirler. Kılcal damarlardan dışarı çıkan maddelerin kılcalların etrafında oluşturduğu bu sıvı ortama doku sıvısı denir. Doku sıvısında ayrıca küçük moleküllü olan protein ve yağlarla birlikte mineral ve bol miktarda su da bulunur. Doku hücreleri doku sıvısı denilen bu sıvı ortamda yaşarlar. Kan ile doku hücreleri arasında madde alış ve rişi doku sıvısı aracolığı ile olur.
Kandaki maddeler önce kılcallardan doku sıvısına geçerler daha sonra hücrelere alınırlar. Doku hücrelerinin çıkardığı metabolizma artıkları ise önce doku sıvısına oradan da kılcal damarlara geçerler.
Kılcal damarlardaki kan ile doku sıvısı arasında madde alış ve rişi kılcallardaki kan basıncı ile kanın osmotik basıncı arasındaki değişime temel kaynağı kalbin yaptığı basınçtır. Kan basıncının en yüksek olduğu yer aort atar damarıdır. Kan kalpten uzaklaştıkça kalbin yaptığı basınç da azalır. Kılcal damarların atar damar ucundan toplar damar ucuna doğru gidildikçe kan basıncı azalmaktadır. Kanın osmotik basıncı kanda çözünmüş olarak bulunan NaCI gibi tuzlar ve besin monomerlerinin yoğunluğu ile kan plazmasında bulunan büyük moleküllü proteinler tarafından oluşturulur. Bunlar albümin, globulin, fibrinojen, lipoprotein ve bazı antikorlar gibi plazma proteinleridir. Bu proteinlerin her birinin ayrı ayrı görevi olduğu gibi kanda osmotik basıncın oluşmasına da neden olurlar. Plazma proteinleri büyük moleküllü oldukları için hiç bir zaman damarlardan dışarıya çıkamazlar. Bu yüzden kılcal damar boyunca kanın osmotik basıncı sabittir ve başkalık göstermez. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
Kılcal damarların atar damar ucundaki kan basıncı osmotik basınca göre yüksek, toplar damar ucunda ise kan basıncı osmotik basınca göre düşüktür. Kılcalların atar damar ucunda yüksek olan kan basıncının etkisiyle besin, oksijen ve suda çözünen küçük moleküllü diğer maddeler difüzyonla doku sıvısına geçer. Kılcalların toplar damar ucunda ise kan basıncına göre yüksek olan osmotik basıncın etkisiyle doku sıvısındaki karbondioksit ve azotlu artıklar gibi suda çözünen maddeler kılcal damarlara alınır. Kılcal damarlardaki kan ile doku sıvısı arasında madde alış ve rişinin bu şekilde açıklanmasına starling hipotezi denilmektedir.
E. LENF DOLAŞIMI
Omurgalılarda kan dolaşımından başka olarak lenf dolaşım sistemi de bulunur. Lenf dolaşımı genel olarak üç temel görevi gerçekleştirir
* Kılcal damarlardan dışarı çıkan doku sıvısının fazlalığını emerek kan dolaşımına geri kazandırır. Ayrıca doku sıvısında bulunan proteinler ve akyuvarlar da lenf dolaşımı ile yeniden kan dolaşımına katılır. Lenf dolaşımı bu görevi ile kanın sıvı miktarının ve yoğunluğunun düzenlenmesine yardımcı olur.
* İnce bağırsakta yağların sindirimi sonucu oluşan yağ asitleri ve gliserolü emerek kan dolaşımına taşır.
* Lenf düğümlerinde lenfosit denilen akyuvarları üreterek vücudun mikroplara karşı korunmasında görev alır.
İnsanda lenf dolaşım sistemi lenf damarları, lenf düğümleri ve lenf sıvısı olarak üç bölümde incelenir.
1. Lenf damarları, dokular arasına yayılmış uçları kapalı olan lenf kılcallarıyla başlar. Kılcallar daha sonra birleşerek büyük lenf toplar damarlarını oluşturur. Lenf sisteminde atar damarlar bulunmaz. Lenf kılcalları ve damarlarındaki sıvının akışı tek yönlüdür. İnce bağırsak ve diğer tüm dokularda bulunan lenf kılcallları kapalı olan uçları ile doku sıvısından madde emerler. Lenf kılcallarının geçirgenliği kan kılcallarından daha fazladır. Emilen maddeler daha sonra lenf damarları ile toplar damarlara aktarılarak kan dolaşımına katılır.
Lenf damarlarındaki sıvının hareketi, pompalamayı sağlayan kalp olmadığı için oldukça yavaştır. Alt toplar damarlarda olduğu gibi lenf damarlarında da lenf sıvısının hareketini kolaylaştıran ve tek yönlü açılan kapakçıklar bulunur. Kapakçıklar lenf sıvısının kalbe doğru tek yönde akmasını sağlar. İskelet kaslarının kasılması, kalbin emme kuvveti lenf sıvısının hareketine yardımcı olur.
2. Lenf düğümleri, lenf damarlarının dolaşım sistemi ile birleştiği yerlerde bulunan özel hücre kümeleridir. Lenf düğümlerinde üretilen lenfosit denilen akyuvarlarla bakteri gibi mikroplar etkisiz hale getirilir. Enfeksiyon durumlarında lenf düğümlerinde iltihaplanmaya bağlı olarak şişmeler meydana gelir.
İnsan vücudunun çeşitli bölgelerine dağılmış bademcikler gibi küçük lenf düğümleri bulunduğu gibi bazı organları da bulunmaktadır. Dalak ve Kanamayı dindirici Çivit mavisi, Karaciğer en önemli lenf organlarıdır.
3. Lenf sıvısı (ak kan), kan serumu ile benzerlik gösterir. İçinde alyuvar bulunmadığı için saydam renkli olarak gözükür. Lenf sıvısı için de ince bağırsaktan ve doku sıvılarından emilmiş olan besin monomerleri, yağların sindirim ürünleri, bazı proteinler ve akyuvarlar bulunur.
Lenf Sıvısının Kana Katılması
Lenf damarlarında bulunan lenf sıvısı iki başka yolla üst ana toplar damara ve rilerek kan dolaşımına katılır. Birinci lenf yolu bacaklar, bağırsaklar ve vücudun sol yarısındaki lenf sıvısının, ikinci lenf yolu ise vücudun sağ yarısındaki lenf sıvısının kan dolaşımına katılmasıdır.
Birinci yol; bağırsaklarda yağın sindirim ürünlerini taşıyan lenf damarları ile bacaklardan gelen lenf damarları birleşerek peke sarnıcı denilen yapıyı oluşturur. Peke sarnıcında toplanan lenf sıvısı en büyük lenf damarı olan göğüs kanalı ile yoluna devam eder. Göğüs kanalının üst bölgesine daha sonra başın sol yarısı, sol kol ve göğüs bölgesinin sol yarısından gelen lenf damarları da bağlanır. Göğüs kanalı daha sonra sol köprücük altı toplar damarı ise üst ana toplar damarına açılır ve için deki lenf sıvısı kan dolaşımına katılmış olur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
İkinci yol; başın sağ yarısı, sağ kol ve göğüs bölgesinin sağ yarısından toplanan lenf sıvısının takip ettiği yoldur. Bu bölgelerden gelen lenf damarları önce boyun bölgesindeki büyük lenf damarına bağlanırlar. Büyük lenf damarı da sağ köprücük altı toplar damarına açılır. Sağ köprücük altı toplar damarı ise daha sonra yine üst ana toplar damara açılarak toplanan lenf sıvısı kan dolaşımına katılır.
Kan damarlarında kesilme ya da zedelenme olduğunda trombositlerden salgılanan bazı salgılarla damarın kesilen yerinde büzülme ve daralmalar meydana gelir Bu durum kan kaybının azaltılmasına yardımcı olur. Hava ile temasa geçme sonucu parçalanan trombositlerden trombokinaz enzimi salgılanır. Trombokinaz, kan plazmasında bulunan trombojeni (protrombin) kalsiyum iyonları (Ca++) ile birlikte trombin denilen yapıya dönüştürür. Bu olayda ayrıca K vitamini de etkilidir. Trombin ise kan plazmasında çözünmüş olarak bulunan fibrinojen proteinini fibrin ipliklerine dönüştürür. Fibrin iplikleri damarın kesilen kısmını ağ şeklinde kapatır. Kan hücrelerinin de bu yapının için e girmesiyle pıhtı oluşur. Kesilen yerde oluşan pıhtı damarın kesilen yerini kapatarak kanamayı durdurur
F. KANIN PIHTILAŞMASI
Kan sıvısındaki karbonhidrat yapıda olan heparin sayesinde damarlarda bulunan kanda pıhtılaşma görülmez. Heparin hem Kanamayı dindirici Çivit mavisi, Karaciğer hem de bağ dokusunun mast hücrelerinde üretilmektedir. Kanın pıhtılaşması için damar dışına çıkması gerekir.
Kanın pıhtılaşmasında kan pulcukları (trombosit), karaciğerde üretilen fibrinojen ve trombojen (protrombin proteinleri, kalsiyum iyonları ile K vitamini etkilidir.
1- KALP (YÜREK)
Kalp, göğüs boşluğunda, diyaframın üstünde ve iki akciğer arasında, göğüs kemiğinin arkasında, sivri ucu sola yatık durumda, koni şeklinde ve herkesin yumruğu büyüklüğündeki organdır. (Yetişkin bayanlarda 230 280 gr, yetişkin erkeklere 280 340 gr arasındadır).
a) Kalbin Görevi
Kalp, kasılıp gevşeyerek kanın damarlar için de tüm vücudu dolaşmasını sağlar. Kalp, vücutta pompa görevini görür. Kanı vücuda pompalar ve tekrar toplar.
b) Kalbin Yapısı
• Kalp, çizgili kaslardan yapılmıştır Ancak isteğimiz dışında çalışır.
• Kalp, üstte iki kulakçık, altta iki karıncık olmak üzere toplam dört odacıktan oluşur.
• Kulakçıkların arasında ince, karıncıkların arasında kalın kas tabakası bulunur. (Bu nedenle karıncıklar, kulakçıklardan daha güçlü kasılırlar ve gevşerler).
• Karıncıklar kulakçıklara göre daha geniştir.
• Kulakçıklar ve karıncıklar arasında, kulakçıklardan karıncıklara kan geçişini sağlayan kapakçıklar bulunur. Kapakçıklar, kulakçıklar kasıldığında kanın karıncıklara inmesini sağlar, karıncıklar kasıldığında kanın karıncıklardan kulakçıklara dönmesini engeller. (Sağ kulakçık ile karıncık arasında üç parçalı, sol kulakçık ile karıncık arasında iki parçalı kapakçık bulunur).
• Kalbin sağı ve solu kaslardan yapılan duvar ile ikiye ayrılmıştır.
• Kalbin sol tarafında temiz kan, sağ tarafında kirli kan bulunur.
• Kalbe kan getiren damarlar kulakçıklara bağlıdır. Bu nedenle kalbe gelen kan kulakçıklarda toplanır.
• Kalpteki kan, karıncıklardan pompalanır, gönderilir.
• Kalbin üzerini örten kalın, esnek ve dayanıklı olan zara kalp zarı (periton) denir. Bu zar ile kalp arasında kaygan bir sıvı bulunur. Bu sıvı kalbin rahat çalışmasına yardım eder.
• Besin ve oksijen yönünde zengin olan açık renkli kana temiz kan denir.
• Besin ve oksijen yönünde fakir olan koyu renkli kana kirli kan denir.
1- Canlılar, iskelet sisteminin bulunup bulunmamasına göre omurgalı ve omurgasız
hayvanlar olarak iki grupta incelenir.
Omurgasızların çoğunda dolaşım sisteminde açık dolaşım gözükür. Açık dolaşımda kılcal damarlar bulunmaz. Kan, atardamarlardan doku boşluklarına bırakılır ve buradan toplardamarlara geçer.
Omurgalılarda, dolaşım sisteminde kapalı dolaşım gözükür ve kılcal damarlar bulunur. Kapalı dolaşımda kan doku boşluklarında atardamarlardan kılcal damarlara, kılcal damarlardan da toplardamarlara geçer. Kapalı dolaşımda kan sadece damarlar için de dolaşır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi
1- Balıklar
• Kalpleri iki odacıklıdır. (1 karıncık, bir kulakçık).
• Kirli kan solungaçlarda temizlenir.
• Temiz kan kalbe uğramadığı için kalpte yalnızca kirli kan bulunur.
• Vücutta temiz kan dolaşır ve küçük kan dolaşımı görülmez.
2- Kurbağalar
• Kalpleri üç odacıklıdır. (1 karıncık, iki kulakçık).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışır.
• Vücutta temiz ve kirli kan (karışık kan) birlikte dolaşır.
3- Sürüngenler
• Kalpleri üç odacıklıdır. (1 karıncık, iki kulakçık). (Karıncıkta yarım perde bulunur).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışır.
• Vücutta temiz ve kirli kan (karışık kan) birlikte dolaşır.
• Timsahlarda kal dört odacıklıdır. Karıncıkta tam perde bulunur. Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Kan kalpten çıktıktan sonra panizza kanalında karışır. Vücudu temiz ve kirli kan birlikte dolaşır.
4- Kuşlar
• Kalpleri dört odacıklıdır. (2 karıncık, iki kulakçık).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışmaz.
• Vücutta temiz kan dolaşır.
5- Memeliler
• Kalpleri dört odacıklıdır. (2 karıncık, iki kulakçık).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışmaz.
• Vücutta temiz kan dolaşır.
c) Kalbin Çalışması
Kalp, çizgili kaslardan yapılmıştır Ancak isteğimiz dışında çalışır. Kalp, kasılıp gevşeyerek vücuttaki kanı toplar ve tekrar vücuda pompalar.
Kalp çalışırken kulakçıklar ve karıncıklar sırayla kasılıp gevşerler. Kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşer, kulakçıklar gevşerken de karıncıklar kasılır. Kasılma anında odacıklardan kan gönderilir, gevşeme anında odacıklara kan dolar.
1- Kulakçıklar Gevşer, Karıncıklar Kasılır
• Kulakçıklar Gevşerken
• Vücuttaki hücrelerde kirlenen kan, alt ve üst ana toplardamarları ile sağ kulakçığa gelir.
• Akciğerlerde temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile sol kulakçığa gelir.
• Karıncıklar Kasılırken
• Kapakçıklar kapanır.
• Sağ karıncıktaki kirli kan, temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere gönderilir.
• Sol karıncıktaki temiz kan, aort atardamarı ile vücuttaki hücrelere pompalanır.
2- Kulakçıklar Kasılır, Karıncıklar Gevşer
• Kulakçıklar Kasılırken
• Kapakçıklar açılır.
• Sağ kulakçıktaki kirli kan, kapakçıklardan geçerek sağ karıncığa gelir.
• Sol kulakçıktaki temiz kan, kapakçıklardan geçerek sol karıncığa gelir.
• Karıncıklar Gevşerken
• Sağ karıncık, sağ kulakçıktan gelen kirli kanı depolar.
• Sol karıncık, sol kulakçıktan gelen temiz kanı depolar.
d) Kanın Vücutta İzlediği Yol
• Vücuttaki hücrelerde kirlenen kan, alt ve üst ana toplardamarları ile sağ kulakçığa gelir.
• Sağ kulakçıkta depolanan kirli kan, kapakçıklardan geçerek sağ karıncığa gelir.
• Sağ karıncıktaki kirli kan temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere iletilir (pompalanır).
• Akciğerlerde temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile sol kulakçığa gelir.
• Sol kulakçıkta depolanan temiz kan, kapakçıklardan geçerek sol karıncığa gelir.
• Sol karıncıktaki temiz kan, aort atardamarı ile vücuttaki tüm hücrelere pompalanır.
2- KAN DAMARLARI
Kanın vücutta taşınmasını sağlayan boru şeklindeki yapılara kan damarı denir. Kan damarları vücudu bir ağ gibi sararak temiz kanın vücuttaki tüm hücrelere iletilmesini ve hücrelerde kirlenen kanın tekrar toplanmasını sağlar.
Kan damarları başka kalınlıktadır ve yapı ve görevlerine göre atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar olmak üzere üç çeşittir.
a) Atardamarlar
• Kalbin karıncıklarından çıkarlar.
• Kalpten vücuda yani organlara kan taşırlar.
• Genellikle temiz kan taşırlar. Sadece akciğer atardamarı kirli kan taşır.
• Kalbin sol karıncığından çıkan, temiz kanı vücuda taşıyan en büyük atardamar aort atardamarıdır.
• Kalbin sağ karıncığından çıkan ve kirli kanı akciğerlere taşıyan atardamar akciğer atardamarıdır.
• Atardamarların karıncıklardan çıktığı yerlerde, kalpten gönderilen kanın tekrar kalbe geri dönmesini önleyen yarım ay kapakçıkları bulunur.
• Kan akış hızının en fazla olduğu damarlardır.
• Atardamarlardaki kan, hem karıncıkların kasılmasıyla ortaya çıkan basınç etkisi hem de kendisinin kasılıp gevşemesi sayesinde taşınır. (Duvarlarında esnek teller = lifler bulunur. Bu lifler kasılıp gevşeyince damar kasılıp gevşemiş olur. )
• Atardamarların içi düzdür.
b) Toplardamarlar
• Kalbin kulakçıklarına gelirler.
• Vücuttaki yani organlardaki kanı kalbe getirirler.
• Genellikle kirli kan taşırlar. Sadece akciğer toplardamarı temiz kan taşır.
• Kalbin sağ kulakçığına gelen ve vücutta kirlenen kanı kalbe taşıyan toplardamarlar alt ve üst ana toplardamarlarıdır. (4 tane).
• Kalbin sol kulakçığına gelen akciğerlerde temizlenen kanı kalbe taşıyan toplardamar akciğer toplardamarıdır.
• Toplardamarların için de sadece kalp yönünde açılan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar, kanın sadece kalbe doğru akmasını sağlar, ters yöndeki hareketi önler.
• Kan akış hızı atardamarlara göre daha azdır.
• Toplardamarlardaki kan, hem kalbin emme kuvveti (kulakçıkların gevşemesiyle ortaya çıkan emme kuvveti) hem de kendisinin kasılıp gevşemesi sayesinde taşınır. (Duvarlarında esnek teller = lifler bulunur. Bu lifler kasılıp gevşeyince damar kasılıp gevşemiş olur).
• Toplardamarlar, atardamarlardan daha geniştir ve daha fazla kan taşır.
c) Kılcal Damarlar
• Atardamarlarla toplardamarları birbirine bağlayan ve vücuttaki hücrelerin arasını ağ gibi saran (tek sıralı epitel hücrelerden oluşan) damarlardır.
• Atardamarlardan aldığı temiz kandaki besin ve oksijeni hücrelere (difüzyon ile dokulardaki ara maddeye) ve rir.
• Hücrelerde oluşan karbondioksit gazı ile zararlı ve atık maddeleri (difüzyon ile dokulardaki ara maddeden) alarak toplardamarlara ve rir.
• En ince damarlardır.
• Kan akış hızı en az olan damarlardır. (Kan akış hızı yavaş olduğu için madde alışverişi kolay olur).
• Kan ile hücreler arasında madde alışverişini sağlar.
3- KAN
Sindirim sisteminde parçalanan besinleri yani sindirilmiş besinleri ve akciğerler sayesinde havadan alınan oksijeni hücrelere taşıyan, hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getiren ve damarların için de dolaşan kırmızı renkli sıvıya kan denir.
Kan, kan hücreleri ve kan plazmasından (serumundan = ara maddeden) oluşur. Kan hücreleri, kan plazması için de yüzerek tüm vücudu dolaşırlar.
a) Kanın Görevleri
1- Vücut ısısını ayarlar, düzenler.
2- Vücudu mikroplara karşı korur.
3- Dışarıdan alınan besin ve oksijeni hücrelere taşır.
4- Hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getirir.
5- Hormonları ilgili organlara taşır.
b) Kan Plazması (Serumu)
Kanın sıvı kısmına kan plazması (serumu) denir. Kan plazmasında büyük oranda su (% 90) ile birlikte madensel tuzlar, vitaminler, hormonlar, antikorlar, kan proteinleri ve sindirilmiş besinler bulunur.
Kan plazması, sindirilmiş besinleri hücrelere taşır, hücrelere oluşan zararlı ve atık maddeleri böbreklere iletir.
c) Kan Hücreleri
Kanda, yapı ve görevlerine göre alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcukları olmak üzere üç çeşit kan hücresi bulunur.
1- Alyuvarlar (Eritrositler)
Kanda en fazla bulunan kırmızı renkli kan hücrelerine alyuvarlar denir. (1 mm3 kanda beş milyon tane bulunur). Alyuvarların kırmızı rengini yapısındaki hemoglobin maddesi ve rir.
• Alyuvarlar, dışarıdan alınan oksijen gazını hücrelere, hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere taşır. (Oksijen ve karbondioksiti hemoglobin taşır).
• Alyuvarlar, kemiklerdeki kırmızı kemik iliğinde üretilir.
• Alyuvarların ömürleri kısadır (120 gün yaşarlar). Yaşlı alyuvarlar, Kanamayı dindirici Çivit mavisi, Karaciğer ve dalakta yok edilir.
• Alyuvarlarda başlangıçta çekirdek bulunur, hücre olgunlaşınca çekirdek kaybolur. (Çekirdek, hücre oksijeninin çoğunu kullandığı için çekirdeksizdir).
• Alyuvarlar, memeli hayvanlarda çekirdeksiz, diğer omurgalı hayvanlarda çekirdeklidir.
2- Akyuvarlar (Lökositler)
Kanda en az sayıda bulunan, en büyük ve beyaz renkli kan hücrelerine akyuvarlar denir. (1 mm3 kanda 7 bin tane bulunur).
• Akyuvarlar, vücudu mikroplara karşı korurlar. Akyuvarlar vücuda giren mikroplara karşı antikor, toksinlere karşı antitoksin salgılarını üreterek ya da mikropların etrafını uzantıları ile sararak onları için e alıp parçalayarak savaşır. (Fagositoz yolu ile).
• Akyuvarlar, kemiklerdeki sarı kemik iliğinde ve lenf düğümlerinde üretilir.
• Alyuvarların ömürleri kısadır (2 3saat ile bir iki hafta yaşarlar).
• Akyuvarlarda lizozom diğer hücrelerden daha fazla bulunur.
• Alyuvarlar, tüm canlı hücrelerinde çekirdeklidir.
• Mikrobik hastalıklarda sayıları artar (Normalde bir mm3 kanda 7 bin iken mikrobik hastalıklarda sayıları 10 12 bine çıkar).
3- Kan Pulcukları (Trombositler)
Kandaki en küçük ve renksiz kan hücrelerine kan pulcukları denir. (1 mm3 kanda 300 400 bin tane bulunur). (Gerçek kan hücreleri değillerdir).
• Kan pulcukları, kanın pıhtılaşmasını sağlar, pıhtılaşma için gerekli olan proteinleri üretir. (Pıhtılaşan kan damarı tıkar ve kan kaybını önler).
• Kan pulcukları, kemiklerdeki kırmızı kemik iliğinde üretilir. (Alyuvarlar üretilirken dev hücrelerin bölünmesi sonucu oluşan atıklardan kan pulcukları üretilir).
• Kan pulcuklarının ömürleri kısadır (Birkaç saat yaşarlar).
• Kan pulcuklarında çekirdek bulunmaz.
4- Kan Dolaşımı
Kanın, kalpten pompalandıktan sonra kalbe geri dönmesine kan dolaşımı denir. Kan dolaşımı, küçük kan dolaşımı ve büyük kan dolaşımı olmak üzere iki çeşittir.
a) Küçük Kan Dolaşımı
Kalbin sağ karıncığındaki kirli kanın, temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere gelmesi ve akciğerlerde temizlenen (yani oksijence zenginleştirilen) kanın akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına gelmesine küçük kan dolaşımı denir.
Küçük kan dolaşımı, kirli kanın temizlenmesi için yapılır.
b) Büyük Kan Dolaşımı
Kalbin sol karıncığındaki temiz kanın (besin ve oksijence zengin kanın), aort atardamarı ile vücuttaki tüm hücrelere pompalanıp, vücutta kirlendikten sonra alt ve üst ana toplardamarları ile kalbin sağ kulakçığına getirilmesine büyük kan dolaşımı denir. Büyük kan dolaşımı, temiz kanın hücrelere iletilmesi ve hücrelerde kirlenen kanın toplanması için yapılır.
5- Kan Grupları
İnsanların kanında hangi proteininin bulunup bulunmadığını gösteren sembollere kan grupları denir. İnsanlardaki kan grupları alyuvarlarda bulunan proteinlere göre belirlenir.
İnsanlarda alyuvarlar yapısında (üzerinde) A ve B proteinlerinin bulunup bulunmamasına göre A, B, AB ve 0 (sıfır) grubu olmak üzere dört çeşit kan grubu bulunur. Kan gruplarını belirleyen bir diğer proteinde (faktörde) Rh proteinidir (faktörüdür). Alyuvarlarda Rh proteini varsa kan grubu Rh (+), Rh proteini yoksa kan grubu Rh () olarak adlandırılır. (Rh proteini ilk defa Resus maymununda keşfedildiği için Rh grubu olarak adlandırılır).
a) Kan Nakli
İnsanlar, normal şartlarda ihtiyacı olan kanı kendi grubundan alır ve ya ihtiyaç duyulduğunda kendi grubuna kan ve rir. Zorunlu hallerde ise ancak bazı gruplar bazı gruplara kan ve rebilir ya da onlardan kan alabilir.
Kan yapay olarak üretilemez ve kaynağı yalnızca insanlardır. Hastanelerde gerekli tedavilerin yapılabilmesi için kan bağışına ihtiyaç vardır.
• 0 (Sıfır) Grubu
Genel ve rici kan grubudur. Her gruba kan ve rir ama sadece kendi grubundan kan alabilir.
• AB Grubu
Genel alıcı kan grubudur. Her gruptan kan alabilir ama sadece kendi grubuna kan ve rir.
• A Grubu
Hem kendi grubundan hem de 0 (sıfır) grubundan kan alır. Hem kendi grubuna hem de AB grubuna kan ve rir.
• B Grubu
Hem kendi grubundan hem de 0 (sıfır) grubundan kan alır. Hem kendi grubuna hem de AB grubuna kan ve rir.
• Rh (+) Grubu
Hem kendi grubundan hem de Rh () grubundan kan alabilir ama sadece kendi grubuna kan ve rebilir.
• Rh () Grubu
Hem kendi grubuna hem de Rh (+) grubuna kan ve rebilir ama sadece kendi grubundan kan alır.
b) Kan Uyuşmazlığı
Anneni Rh (), babanın ve çocuğun Rh (+) kan grubuna sahip olmasına kan uyuşmazlığı denir. Kan uyuşmazlığı ilk çocuklarda görülmeyebilir, ikinci çocukta gözükürse ölüme yol açabilir. Çocuğun kanının değiştirilmesi gerekir.
Rh () kan grubunda Rh (+) kan grubuna karşı antikor (çökeltici madde = anti Rh) bulunur. Kan uyuşmazlığı olayında doğum sırasında anne ve bebeğin kanının karışması durumunda anne kanında Rh (+) kan grubunu çökelten madde (anti Rh) üretilir ve Rh (+) olan bebeğin kanını çökeltir, kandaki alyuvarlar parçalanır.
1- Kan gruplarının nakli ile ilgili sorular çözülürken A, B, AB ve 0 grupları ile Rh (+)
ve Rh () grupları ayrı ayrı incelenir ve gruplar arasında çarpım yapılır.
c) Kan Bağışı
İhtiyaç duyulan kanın karşılık beklemeden ve gönüllü olarak ve rilmesine kan bağışı denir. Kan bağışını, bilinçli, gönüllü, karşılık beklemeyen kişilerin düzenli olarak yapması en az riskle bağışın yapılmasını sağlar.
Kan bağışı; kan ve ren kişilerde kemik iliğinin yağlanmasını önler, kan yapımını canlı tutar, kandaki yağ oranını düşürür. Ayrıca baş ağrısı, stres, kaşıntı, tansiyon, alerjik reaksiyonlar ve yorgunluklara iyi gelir. Kan bağışından sonra vücutta yeni kan hücreleri yapıldığı için vücut canlılık kazanır.
1- Kan Bağışında Gönüllü Olmanın Yararları
• Kan bağışı yapan kişiler, tanımadıkları kişilerin hayatlarını kurtarmak için şartlanmışlardır.
• Düzenli kan bağışlamaya daha fazla isteklidirler.
• Acil kan ihtiyacı olduğunda yapılan çağrılara cevap verme ihtimalleri yüksektir.
2- Kan Bağışında Düzenli Olmanın Yararları
• Güvenli kanın önemi konusunda bilinçli ve her kan bağışında taramadan geçtikleri için güvenli kanın temin edilmesini sağlarlar.
• Sürekli güvenli kanın depolanmasını sağlarlar.
3- Kan Bağışında Karşılık Beklememenin Yararları
• Maddi çıkar elde etmek için şartlanmamış oldukları için her an kan ve rebilirler.
4- Kan Bağışında Bilinçli Olmanın Yararları
• Kan bağışı konusunda tedirginlik yaşanmaz.
• Kanın, bağış dışında elde edilemeyeceği bilindiği için etrafındaki diğer kişilerinde kan bağışına yönlendirilmesi sağlanır.
6- Lenf Dolaşımı
Hücreler için gerekli olan besin ve oksijen temiz kan sayesinde atardamarlardan kılcal damarlara geçer ve kılcal damarlar sayesinde dokulardaki hücrelerin arasını dolduran ara maddeye (doku sıvısına) ve rilir. Hücreler besin ve oksijeni ara maddeden alır, yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddeleri tekrar ara maddeye ve rir. Ara maddedeki atık maddeler ve karbondioksit gazı kılcal damarlar ile alınarak toplardamarlara iletilir. Ancak ara maddedeki zararlı maddeler ve karbondioksit gazının bir kısmı kılcal damarlara geçemeyip ara maddede kalır. Ara maddede kalan bu atık maddelerin ve karbondioksit gazının tekrar kana ve rilmesi (kan dolaşımına katılması) gerekir.
Dokulardaki hücreler arası ara maddede (doku sıvısında) kalan zararlı atık maddeleri, karbondioksit gazını ve hücrelere giremeyen besin maddeleri (proteinler) ile akyuvarlar hücrelerini toplayarak bunları tekrar kan dolaşımına katan sisteme lenf sistemi denir. Lenf sistemi, dolaşım sistemine yardımcı bir sistemidir.
• Lenf sistemi, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur.
• Lenf sisteminde yapılan dolaşıma lenf dolaşımı denir.
• Lenf damarlarının birleştiği yere lenf düğümü denir. Lenf düğümleri akyuvarlar hücrelerini üretir. Bademcikte lenf düğümüdür ve vücudu mikroplara karşı korur. (Soğuk havalarda bademciklerin şişmesi, mikroplarla savaştığını gösterir)
• Lenf sisteminde dolaşan sıvıya lenf ve ya ak kan denir. Lenf sıvısında kırmızı renkli alyuvarlar hücresi olmadığı için bu sıvı beyaz renkli dir.
• Lenf sisteminde atardamar yoktur. Sadece toplardamar ve kılcal damar bulunur.
• Lenf sistemindeki lenf sıvısı üst ana toplardamarına ve rilir ve kan dolaşımına katılır. (Göğüs lenf damarları vücudun alt bölgesinin, büyük lenf damarı vücudun üst bölgesinin lenfini kana ve rir).
7- Dolaşım Sisteminin Sağlığı ve Korunması
Vücuttaki organların sağlıklı bir şekilde çalışması dolaşım sistemine bağlıdır. Kalp ve damarlarda meydana gelen rahatsızlıklar, diğer doku ve organları da etkiler. Dolaşım sisteminin sağlığının korunması için ;
1- Havası temiz yerlerde bulunulmalıdır (yeterli oksijen alabilmek için ).
2- Yaşa uygun hareketler ve spor yapılmalıdır. (Kalbin yorulmaması için ).
3- Alkol ve sigara kullanılmamalıdır. (Damar tıkanıklılığına yol açar).
4- Stresten kaçınılmalıdır. (Kalp atışının düzenini bozar).
5- Denklikli ve sağlıklı beslenilmelidir.
6- Çok da giysiler giyilmemelidir. (Kan dolaşımı engellenir).
7- Aşırı kilolardan kaçınılmalıdır. (Kalp yağlanır, çalışması önlenir).
8- Yaralanan yerler temizlenmelidir. (Mikrop girebilir).
9- Yaralanmalarda kan kaybı önlenmelidir. (Vücuttaki kanın % 20’sinin kaybı ölüme yol açar).
8- Dolaşım Sisteminde Görülen Hastalıklar
Dolaşım sisteminde; tetanos, sıtma, kuduz, tifüs, AIDS, hepatit B ve hepatit C (sarılık) kan yoluyla bulaşan hastalıklar ile varis, bürger, hemoroit, kalp romatizması, damar sertliği, kalp yetmezliği, kalp krizi, anemi (kansızlık), lösemi (kan kanseri), tansiyon yükselmesi, hemofili, kan uyuşmazlığı, lenfoma gibi hastalıklar gözükür.
• Varis Bacaklardaki toplardamar genişlemesi.
• Hemoroit Anüsteki toplardamar genişlemesi.
• Bürger Kol ve bacaklardaki atardamar iltihaplanması ve
tıkanması. (Kangrene yol açar).
• Kansızlık (Anemi) Kandaki alyuvarlar sayısının azalması.
• Lösemi (Kan Kanseri) Kandaki akyuvarlar sayısının gereğinden fazla,
kontrolsüz şekilde çoğalması.
(1 mm3 kanda 50 bine kadar çıkar).
• Kalp Romatizması Kalp kapakçıklarının iltihaplanması.
• Damar Sertliği Atardamarların yüzeyinin yağ ve tuzlarla
esnekliğini yitirmesi.
• Kalp Yetmezliği Damarların pıhtıyla tıkanması ve yeterli kanı
taşıyamaması.
• Kalp Krizi Kalbe kan getiren ve kalpten kan götüren
damarların daralıp tıkanması.
• Tansiyon Yükselmesi Kan basıncının artması. (Felçlere yol açar).
• Hepatit Kan yoluyla bulaşarak karaciğere yerleşir.
• AIDS (HIV Virüsü) Kan ve ya cinsel yolla bulaşarak bağışıklık
sistemini bozar.
• Hemofili Kanın pıhtılaşmaması hastalığı.
• Lenfoma Lenf sistemindeki lenf düğümlerin şişmesi.
• Kan uyuşmazlığı
• Tetanos
• Sıtma
• Kuduz
• Tifüs

1- Dolaşım sisteminde görülen bulaşıcı hastalıklar; KÖTÜ HASTA
2- Dolaşım sisteminde görülen bulaşıcı olmayan hastalıklar; ADI HAKKI TEHLİKELİ ve KABA
3- Kalbin her kasılıp gevşemesine kalp atışı denir. Kalp, normal şartlarda dakikada
70 80 kez atar, kasılır ve gevşer. (Yaklaşık 0, 85 sn de bir kez atar, kasılır ve gevşer). (Uyku durumunda dakikada 55 kez atar, kasılır ve gevşer).
4- Kalp atışı sırasında (sol karıncığın kasılmasıyla) damarlarda hissedilen küçük vuruş etkisine (vuruya) nabız denir.
5- Kanın damarlara (damarların çeperine) yaptığı basınca tansiyon denir.
6- Lenf düğümleri mikropları süzer ve akyuvarlar üretir. Bademcikte lenf düğümüdür.
7- Kalp, kasılma ve gevşeme sırasında, kasılma enerjisi üretmek için kısa bir süre dinlenir. 0, 15 saniyede kulakçık, 0, 30 saniyede karıncık kasılır. Geriye kalan 0, 40 saniyede kalp dinlenir. (Bu dinlenme sırasında kasılma için gerekli enerjiyi üretir).
8- Kan basıncı, kan kalpten uzaklaştıkça azalır. Bu nedenle kan basıncının en fazla olduğu damarlar atardamarlar sonra kılcal damarlar ve kan basıncı en az olan damarlar da toplardamarlardır.
Atardamarlar > Kılcal damarlar > Toplardamarlar
9- Vücuttaki lenf damarları görevini yapamazsa doku sıvısı birikir ve vücutta ödem denilen şişmeler oluşur.
10- Vücudun besin ve oksijen yani enerji ihtiyacı arttığında kan dolaşımı dolayısıyla kalp atışı hızlanır.
11- Her kan grubu ideal olarak kendi grubundan kan almalı ve ya kendi grubuna kan vermelidir.
12- Küçük kan dolaşımı, kanın temizlenmesi için yapılır.
Büyük kan dolaşımı, temiz kanı hücrelere iletmek, hücrelerdeki yaşamsal faaliyetler sonucu kirlenen kanı toplamak için yapılır.
13- Antikor (Aglütinin) → Çökeltici madde.
Antijen → Kan grubunu belirleyen protein.
Antitoksin → Akyuvarların, mikropların toksinlerine karşı ürettiği salgı.
Antijen → Mikrop.
Antikor → Mikroplara karşı üretilen salgı.
Toksin → Mikropların zehirli salgısı.
14- Kanamayı dindirici Çivit mavisi, Karaciğer kapı toplardamarı ince bağırsaktan emilen besinleri karaciğere taşır.
15- tüm kan damarlarının toplam uzunluğu, Dünya’nın çevresinin uzunluğunun iki katından fazladır.
16- İnsan vücudunda yaklaşık beş 6 lt kan bulur. Bu kan vücut ağırlığının yaklaşık % 6 8’ i kadardır.
17- Kan grupları, proteinler ve çökeltici maddeler
18- Dolaşım sistemi hastalıklarının tedavisinde teknolojik gelişmelere bağlı olarak çeşitli yöntem ve teknikler kullanılır. Bunlar; anjiyo, kalp pili, kan nakli, baypas gibi ameliyatlardır.
• Anjiyo Damar tıkanıklılığının belirlenmesi ve görülmesi işlemidir.
• Baypas Bazı damarların tıkanması durumunda vücudun başka yerlerinde alınan damar, tıkanmış damarla değiştirilir.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi İnsan türü olarak genelde gece saatlerinde, bilincimizi tamamen yitirdiğimiz, bedenimizin kontrolünü tamamen kaybettiğimiz ve ara sıra hiç tanımadığımız âlemlere zihnen dalıp çıktığımız, adına da “uyku” dediğimiz bir sürece giriyoruz. Günün yaklaşık üçte birini bu görünüşte son derece ve rimsiz ve atıl durum için harcamak zorundayız gibi görünüyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi insan için Uyku sadece bizim mecbur olduğumuz özel bir durum değil. Memeliler dediğimiz geniş canlı grubunun hemen her üyesi uyur ve bu durum bizler gibi hayatlarının çok önemli bir kısmını işgal eder. Hal böyle olunca, insanlığın düşünce tarihinde de uyku ve uykuyla ilgili konular pek önemli bir yer tutmuş. Ancak uyku hakkında bilimsel olarak bildiklerimizin büyük çoğunluğu son 50-60 yıldır yapılan çalışmalardan geliyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ile Uyku hakkında ilk bilmemiz gereken, uykunun beden için değil, beyin için gerekli olduğudur. Genellikle uyku sürecini “dinlenmek” le eşdeğer olarak algılama eğilimimiz olsa da bedensel dinlenme, uykunun sadece bir yan etkisidir aslında. Bedeniniz, sessizce uzanıp bir süre hareketsiz kaldığınızda rahatlıkla dinlenebilir; Ancak beynin “dinlenmesi” o kadar da kolay bir süreç değil. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Gün boyu hem dışarıdan hem de bedenimizden kaynaklanan trilyonlarca bitlik bilgiyi işlemek zorunda kalan beynimiz, algılama sistemlerinin düzgün çalışması için her gün periyodik olarak bir “bakım” dönemine ihtiyaç duyar. İşte bu bakım döneminin adına uyku diyoruz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uyku, temel mekanizması itibariyle beyinde başlatılan ve esasen beynin doğru işlev görebilmesi için gerekli olan bir süreçtir. Beynimizin en alt kısmında, boynumuzun üst tarafında bulunan “beyin sapı” dediğimiz sinir sistemi parçası, otomatik ve yaşamsal işlevlerimizi kontrol eden sinir hücresi topluluklarını içerir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kalp atım ritmimiz, soluk alıp-vermemiz, yutma-kusma gibi reflekslerimiz ve daha birçok yaşamsal işlev, bu bölgelerdeki sinir hücreleri tarafından otomatik olarak kontrol edilir. Beyin sapı bölümünde ayrıca, milyonlarca sinir hücresinin birbirlerine karmaşık bir şebeke olarak bağlandığı ve beyin dokumuz içerisinde önemli bir yer tutan “ağsı oluşum” (retiküler formasyon) denilen bir yapı da yer alır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu karmaşık şebeke, yaptığı birçok işin yanı sıra üst beynimizin tüm bölümlerinin “uyanık ve uyarıları değerlendirebilir” bir durumda tutulmasını sağlar. Bedenimizden ve dışarıdan gelen uyarıları alan sinirlerin neredeyse hepsi, bilgileri beynimize ulaştırmadan önce alt kademedeki bu şebekeye uğramak ve orayı da bu ve rilerden haberdar etmek durumundadır. Bedenimizin hareketlerinden, duyularımızdan, iç ve dış dünyadaki çeşitli değışık liklerden kaynaklanan sayısız sinirsel uyartı beynimize giderken yolda işte bu ağsı yapıya uğrar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Ağsı yapı, bu uyartılar tarafından uyarılarak karşılığında beyin kabuğumuza uyarıcı sinyaller gönderir. Böylece beyni uyanık ve algıya/değerlendirmeye açık bir halde tutar. Daha önce [n]Beyin’de yayımlanan “Şöyle biraz yürüyelim mi? “ başlıklı yazımızda bu konuyu derinlemesine tartışmıştık.
Beynimiz uykusuz yapamaz Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Uykunun önemini gösteren şeylerden biri yunus ve balina gibi suda yaşayan memelilerin, denizde yüzerken nasıl uyuduklarına bakıldığında gözükür. Bu hayvanlar havadaki oksijeni solumak durumunda olduklarından suyun için de uyuduklarında boğulma riski yaşayacakları açık. Bundan dolayı yunuslar ve balinalar, uyku dönemleri boyunca beyin yarım kürelerinin bir tanesini uyutup diğerini uyanık tutar. Böylece dönüşümlü olarak uyuyan yarım küre dinlenirken diğer uyanık yarım küre, hayvanın hayatta kalmasını sağlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Öğrencilikte neredeyse adettir; sınav zamanı yaklaştığında uykusuz geceler, bol kahveli çalışma seansları tüm biyolojik ritimleri alt üst eder. Uykunun gerçekten doğal ve içsel bir “saat” mekanizması tarafından ayarlandığını biliyoruz; mesela bir insan dış ortamdan tamamen yalıtılmış bir ortamda birkaç gün tutulursa, uyku-uyanıklık döngüsünün yaklaşık 25 saatlik bir döngü boyunca otomatik olarak tekrar ettiği gözükür. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Dolayısıyla uyku ve uyanıklığımız sadece dış dünyanın bize ve rdiği zaman belirleme sinyalleri (zeitgeber) ile değil aynı zamanda içimizde (beynimizde) yer alan ritmik zaman ölçüm sistemleri tarafından da belirlenir. Ancak özellikle genç öğrenciler, sınav zamanı yaklaştıkça bu ritme karşı koyarak “daha fazla uyanık kalmak ve daha çok çalışmak” için ellerinden geleni yaparlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ile Uyku, beynimizin öğrendiği bilgileri “pekiştirmesi”, yani uzun süreli kullanım için depolayabilmesi adına çok önemli bir süreçtir. Gece uykusunun REM uykusu adı ve rilen özel bölümlerinde, beynimizde müthiş aktif bir süreç cereyan eder. Bu anlarda insanlardan kaydedilen beyin dalgaları, beynin neredeyse gündüz vakti uyanıkken olduğu kadar aktif bir durumda olduğunu gösterir bize. Bugünkü bilgilerimize göre bu REM dönemleri, beynimizin gün boyunca aldığı bilgileri “ayıklama, temizleme ve kaydetme” işini gördüğü zaman aralıklarıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Her gece yaklaşık 1. beş saatte bir ortaya çıkan bu REM dönemleri, beynimizin neleri kaydedip neleri sileceğini belirleyen en önemli zihinsel faaliyetlerimizdir. Yapılan deneylerde, kişilerin uyanıkken öğrendikleri görevler sırasında gösterdikleri beyin faaliyet kalıplarının çok benzerlerini, o görevi öğrendikten sonra daldıkları uykuları sırasında alınan REM dönemi beyin faaliyetlerinde “tekrar ettikleri” sıklıkla gösterilmiştir. Yani öğrendiğiniz herhangi bir bilgi yahut beceri muhtemelen uykunun bu özel safhasında “prova edilir, gözden geçirilir ve kaydedilir” . Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Bu basit gerçekten yola çıkarak söylenebilecek çok belirgin şeyler var. Sağlıklı ve ve rimli bir öğrenme için zamanında ve yeterli düzeyde bir uyku şart. Özellikle REM uykusu, öğrendiğiniz yeni şeylerin uzun süreli kayda geçmesi için önemli. Bunun yanı sıra, gece uykusu sırasında salgılanan başta melatonin olmak üzere birçok hormon, beden sisteminizin uzun süre sağlıklı çalışabilmesi için gerekli. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Melatonin hormonunun salgılanması ışık ile çok hızlı bir şekilde engellendiği için gece karanlık bir ortamda uyumak da oldukça önemli.

Ne kadar uyku lazım. Uyku düzenimiz genetik bir saatle belirlense de çevresel ve yaşamsal faktörler de uykunun süresi ve kalitesi üzerinde belirgin bir etki yapar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Fazla ve yüksek kalorili besinler tüketmek, gün için de hareket azlığı, uyku saatlerindeki düzensizlik, depresyon gibi duygu durum bozuklukları uykumuzun kalitesini azaltan unsurlar. Bu yüzden bu tarz bir hayat yaşayan insanlar günde sekiz saatten fazla uyuma eğilimi gösteriyorlar. Ancak hareketli, denklikli beslenen ve morali yüksek insanların çok daha az uykuyla yetinebildiklerini görüyoruz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Peki bizim orijinal uyku döngümüz nasıl? Yapay ışık landırma hayatımıza girmeden önce doğal ritmimizle çok daha uyum için deydik. Ancak artık gece yarılarına kadar gündüz gibi aydınlatılmış odalarda yaşayabiliyor ve istediğimiz kadar zihnimizi meşgul edecek işlerle uğraşabiliyoruz. Bu da elbette doğal döngülerimizi olumsuz etkileyen bir durum. Eskiden insanların uyku düzenlerinin nasıl olduğu hakkında Jessa Gamble ve ekibinin yaptığı araştırmalar ilginç ipuçları sunuyor. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Çok eskiden insanlar güneşin batmasından birkaç saat sonra uykuya çekiliyorlarmış. Gece yarısı aniden uyanarak yaklaşık 1-2 saat boyunca herhangi bir şey yapmadan uyanık duruyorlarmış. Ardından tekrar uykuya dalıp sabah güneşten önce uyanıyorlarmış. Araştırmacılar bu ritmin, sanayi ve teknoloji öncesi dönemde insanlarda yaygın görülen bir uyku ritmi olduğunu söylüyorlar. Günümüzde deneysel olarak bu ritmi deneyimleyen insanlar, ertesi gün uyanıkken yaşadıkları durumu “hiç tatmadıkları derecede yüksek bir uyanıklık” şeklinde tarif ediyorlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Gamble ve arkadaşları bunun sebebini araştırırken gece uyanma sırasında prolaktin olarak bildiğimiz bir hormonun üst düzeyde salgılandığı bulgusuna da ulaşıyorlar. Prolaktin, aslında bayanlarda süt yapımını sağlayan ve normalde uyku dönemlerinde yüksek oranda salgılandığını bildiğimiz bir hormon. Ancak bir sonraki gün deneyimlenen o yüksek uyanıklık durumu kesinlikle araştırılmayı ve denenmeyi hak ediyor. Uyku çok önemlidir. Uyumadan öğrenemez, beyninizi doğru kullanamazsınız. Kaliteli ve kısa bir uyku için az yiyin, çok hareket edin, günde en az bir kez gerçekten açlık hissedin, moralinizi yüksek tutun. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Gece geç saatlere kadar ayakta ve ışık ta kalmayın. Hiç uyumadan sürekli okuyup çalışmaktansa azar azar çalışıp arada uyumak çok daha akıllıca bir çözümdür. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Sözün özü, uyku bedeniniz değil beyniniz için dir. Düzenli uyku olmadan sağlıklı bir zihinsel ve bedensel çalışmadan bahsetmemiz mümkün değil. Bundan dolayı, gereken zamanda ve gereken yerde gerektiği kadar uyanık kalabilmek için hepimize “iyi uykular” diliyorum.

Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, elektromanyetik beden ve ya vücut çevresindeki aura (enerji alanı) Renkleri sağlar ve bu da enerjiyi fiziksel bedene aktarır. Bu, renk terapisini çeşitli terapiler arasında en etkili kılar.
Renk ten söz ettiğimizde, enerji dalgaları demektir. Her biri kendi frekansı olan her renk bir enerji şeklidir. Ghadiali, cilde bir renk ve ya renk yerleştirmenin vücuda renk besleme biçimi olarak hareket ettiğini kabul etti. Stellar Research Corporation’ın Patterson, ‘ışığın, saf enerjiye en yakın olan şey olduğunu tespit edebildiğimizi açıklıyor. Saf titreşim enerjisi olarak renk, sağlığı korumak ve hastalığın üstesinden gelmek için rasyonel bir terapidir “. İnsan vücuduna uygulandığında ışık, her rengin bir miktar enerji ile ilişkili olmasından ötürü yetersiz enerjileri sağlayacaktır. Fizikten gelen bir kavram, chromotherapists’in “Renkler enerji kazandıran” fikrini teyit eder. Sunulan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi ile ilgili herhangi bir teori arasında hiçbir çelişki ortaya çıkmadı, ancak İnsan vücudu etrafındaki elektromanyetik radyasyon ışıltısı ve nicelemesi de dahil olmak üzere geçmişte üzerinde durulmayan bazı çalışma alanları var.
Renklerin, fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak her seviyede derin etkisi var. Enerji seviyelerimiz engellenir ve ya tükenirse, o zaman vücudumuz düzgün çalışmaz ve bu da başka seviyelerde çeşitli sorunlara neden olabilir. Bu kavram Klotsche tarafından da desteklendi
İnce kuvvetler arasındaki bu birbiriyle ilintili sistemler, enerjiyi, tıkanmış ve ya yetersiz hastalıklı alanlara doldurur ve ya yeniden kanallarlar; çünkü hastalık, enerji akışının bir kısıtlamasından başka bir şey değildir. En az direnç yolunda enerji ve ya titreşim akışı bildiğimizden ve titreşimsel şifanın kullanımı ile ekstra enerji ilişkisinden geçtiğimizde, uygun enerjiler, gereken enerjiyi, en çok istediği yerden kurtararak gerekli alanları ararlar. Vücudun yoğun fiziksel enerjisi ile vücut işlevlerinin ve ya aktivitelerinin birçoğunu kontrol eden ustaca enerji arasındaki etkileşim, enerji ile madde arasındaki ilişkiyi anlamanın anahtarıdır
Bu enerji vücudu Perry tarafından Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapinin bilimsel dokümantasyonunda tarif edildiği gibi fotoğraf yoluyla da kanıtlanabiliyor 1939’da Kirlian, bir fotoğraf plakasındaki bir nesnenin yüksek gerilim elektrik alanına maruz kalması durumunda plak üzerinde bir görüntü oluşturulduğunu keşfetti. Görüntü Renkli bir halo ve ya koronal bir deşarj gibi gözüküyor. Bu görüntünün, her canlıyı çevrelediği iddia edilen vücuttaki (aura) elektromanyetik radyasyonun fiziksel belirtisi olduğu söyleniyor. Çalander, İnsan vücudu ve işindeki enerji ışıltısı ile ilgili ortaya çıkmamış gerçekleri açıkladı. Bu düşünce, hastaları tedavi etmek için Şah ve Rus sağlık personeli tarafından da kullanılmıştır. Bu keşif, yeni bir araştırma alanına yol açtı; ne yazık ki, bilim adamları bugün bile vücuttaki elektromanyetik enerji temel bilimi (aura) ile Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi arasındaki ilişkiyi araştırmamıştır. Ortodoks tıp ve bilim ışık ların nasıl çalıştığına dair kendi açıklamalarını sunar. Bu açıklamalar kesinlikle fiziki fonksiyonlara dayanır ve Kirlian cihazlarıyla gösterilen ve ya fotoğraflanan biyoelektrik enerji alanını yoksayar. Bu elektromanyetik enerji, renk tıbbı kullanarak, ışık frekanslarıyla auralarımız aracılığıyla fiziksel bedene taşınabilir, ayrıca şöyle açıklanabilir “Bütün canlılar nemli; nem filmden elektrik yük desenine emülsiyondan özne transfer edilir ve bir Kirlian görüntüsünün görünmesine neden olur. Bu şüphesiz, hastalığın kromopati doktrine göre nasıl tedavi edildiğini anlamamıza yardımcı olur, ancak vurgulanması gereken alan, her canlı vücuttaki elektromanyetik parlaklığın kuantum halidir.
Git Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi Uygulamaları Işık Etkileri nin Değişimi Araştırmalar, prematüre bebeklerin üçte ikisinde bulunan potansiyel olarak ölümcül bir durum olan yenidoğan sarılığının güneş ışığına maruz kalmasıyla başarıyla tedavi edilebileceğini ileri süren çalışmalara 1950’lerde devam ettiğini ileri sürdü. Bu 1960’lı yıllarda doğrulandı ve beyaz ışık, bu durumun tedavisinde yüksek riskli kan naklinin yerini aldı. Mavi ışık daha sonra tam spektrumlu ışığa (yenidoğan sarılığında en yaygın tedavi şekli) kıyasla daha etkili ve daha az tehlikeli bulundu. Yenidoğan sarılıklarının tedavisinde mavi ışığın turkuaz ile karşılaştırılması, Ebbesen (19). Parlak beyaz tam spektrumlu ışık, şimdi kanserler, SAD (mevsimsel afektif bozukluk, sözde kış depresyonu), anoreksiya, bulimia nervoza, uykusuzluk, jetlag, vardiyalı çalışma, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı tedavisinde de kullanılmaktadır. genel ilaç düzeyleri. Schauss, Renklerin sakinleştirici etkisi üzerinde çalıştı ve bu rengin agresif davranış ve şiddeti azalttığını buldu.
Yenidoğan sarılıklarının tedavisinde başarılı olduğu tespit edilen mavi ışığın Pleasanton’ın çalışmalarında vurguladığı gibi romatoid artrit tedavisinde etkili olduğu gösterildi. McDonald’ın yaptığı çalışmalarda, 15 dakikaya kadar değişen dönemler için mavi ışığa maruz bırakılanların çoğunun ağrı kesici etkisi önemli derecede arttı. Ağrı azalmasının hem mavi ışığa hem de mavi ışığa maruz kalma süresine doğrudan bağlı olduğu sonucuna varıldı. Mavi ışık, yaralı dokuyu iyileştirmede ve yanıklar ve akciğer koşullarının yanı sıra yara dokusunun önlenmesinde de kullanılır. 1990’da bilimadamları, bağımlılıklar, yeme bozuklukları ve depresyon gibi çok çeşitli psikolojik problemlerin tedavisinde mavi ışığın başarılı bir şekilde kullanılmasına ilişkin Amerikan Bilim İlerleme Derneği’nin yıllık konferansına rapor ve rdi. Renk spektrumunun diğer ucunda, kırmızı ışığın kanser ve kabızlık tedavisinde ve iyileşen yaralarda etkili olduğu gösterildi. Sonuç olarak, renk çeşitli tıbbi uygulamalarla terapötik bir araç olarak kabul görmeye başladı.
Öncü araştırmanın sonucu olarak son yirmi yılda geliştirilen yeni bir teknik, fotodinamik terapi (PDT) ‘dir. Bu, belirli intravenöz enjekte edilen ışığa duyarlı kimyasalların sadece kanser hücrelerinde birikmesi değil aynı zamanda bu hücrelerin ultraviyole ışığı altında seçici olarak tanımlanması bulgusuna dayanmaktadır. Bu ışığa duyarlı kimyasallar daha sonra uzun dalga boyu diğer Renkler den daha derine nüfuz etmesini sağlayan kırmızı ışık la aktive edildiğinde kanser hücrelerini imha eder. PDT hem tanı hem de tedavi için kullanılabilir. PDT’yi geliştiren Thomas Dougherty, dünya çapındaki bir deneyde çok çeşitli malign tümörlü 3000’den fazla kişinin bu tekniği kullanarak başarılı bir şekilde tedavi edildiğini bildirmektedir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi şu anda sporcuların performansını arttırmak için kullanılmaktadır; kırmızı ışık, kısa, hızlı enerji patlamalarına ihtiyaç duyan sporculara yardımcı olurken, mavi ışık daha istikrarlı bir enerji çıkışı gerektiren performanslara yardımcı olur.

Karşılaştırıldığında, pembe ışık, maruz kaldıktan birkaç dakika için de sakinleştirici ve sakinleştirici bir etkiye sahiptir. Düşmanca, agresif ve endişeli davranışı bastırır. Pembe tutma hücreleri şimdi mahkumlar arasındaki şiddet ve saldırgan davranışları azaltmak için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır ve bazı kaynaklar, mahkûmların kas kuvvetlerinde 2. 7 sn’lik bir azalma bildirmiştir. Pembe çevrede İnsanların arzularına rağmen asla agresif olamayacakları görülüyor çünkü renk enerjisini bozar. Aksine, sarı Renkler den kaçınılmalıdır çünkü oldukça uyarıcıdır. Gimbel (22), şiddet içeren sokak suçu ile sodyum sarı sokak aydınlatması arasında olası bir ilişki olduğunu önermişti.
Renk, Beyin ve Işık Etkileri 1960’lı yıllarda Rusya’da yapılan araştırmalar, altı deney konularından birinin parmak uçlarıyla sadece 20-30 dakika sonra renk fark edebildiğini ve körlerin bu duyarlılığı daha da geliştirdiğini gösterdi. Bu etkileri n anlaşılması ancak beyindeki pineal bez tarafından üretilen melatonin ve serotonin hormonu araştırmalarının sonucunda ortaya çıkmıştır. Melatonin, hayvanlara ışığa tepki vermek ve bedensel işlevlerini diürnal ve mevsimsel değişimlerle senkronize etmek için önemli kimyasal yol olarak bilinir. Serotonin beyindeki çok önemli bir nörotransmitterdir ve bu aksiyonu şizofreni ve halüsinojenik durumlar gibi zihinsel bozukluklarla bağlantılıdır. Serotonin, uyarıcıdır. gün ışığında üretilirken, uyku ile bağlantılı olan melatonin çıkışı karanlıkta ve genelde depresif bir etkiye sahip olduğunda artar. Işık olduğunda ve melatoninin damlası düştüğünde bu tersine çevrilir. Ana faaliyet alanı hipotalamustur, beynin çeşitli hormonların etkileri ne aracılık ettiği ve duyguların düzenlenmesinde rol aldığı kısımdır. Bununla birlikte, ışığa tepki olarak melatoninin çıkışındaki değışık likler, vücudun her hücresine, özellikle de Canlıların üreme süreçlerine, bu tür değışık liklere duyarlı olanları etkiler. Yumurtlama sorunu olan bayanlarda ve düşük sperm sayısında ve genellikle SAD’den mustarip olanlarda kışın meydana gelen anorexia nervosa (karakteristik özelliği amenore ve ya dönem yokluğu) bayanlarda yüksek seviyelerde melatonin bulunur. Araştırmalar aynı zamanda beynin belirli bölümlerinin sadece ışığa duyarlı olmadığını değil aynı zamanda başka dalga boylarına başka tepki ve rdiğini doğruladı; başka dalga boylarının (Renklerin) radyasyonun hormon üretimini uyarmak ve ya azaltmak için endokrin sistem ile başka etkileşimde bulunduğu düşünülmektedir (22).
Bu çalışma Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapiye yeni bir boyut kazandırmıştır psikolojik rahatsızlıklarda renk kullanımı. Günümüzde SAD, özellikle İngiltere’de, güneşin 1-2 hafta boyunca parlamadığı ve böylece vücudun için e herhangi bir ışık geçmemesi halinde çok yaygın bir sorun haline gelmiştir. Sonuç olarak, psikolojik hastalıklar başta depresyon şeklinde ortaya çıkar ve bunlar kromopatoloji çalışmalarına göre huzur ve rici ilaç kullanmadan iyileştirilir.
Renkli filtreler yoluyla güneş ışığına maruz kalan hastalarla yapılan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapiye ilişkin ayrıntılı bir çalışma Jacob tarafından hazırlandı. Melatonin, ışık ve renk arasındaki ilişkiyi kanıtlamak için modern teorileri benimser. Takkata, kan ile güneş ışığı arasında bir ilişki bulmaya çalışan ilk araştırmacıydı. Jacob’un çalışması, güneş ışığına maruz kalmanın sonucu olarak hormonal değışık liklerle ilgilidir. Tabii ki, güneş ışığı yedi renk ten mükemmel bir karışımdır; başka Renkler, bizi sağlıklı tutan başka hormonların salınmasından sorumludur. Jacob yaptığı çalışmada şöyle dedi
Işık beyni ve vücudu açmaktan sorumludur. Işık gözler ve cilt yoluyla vücuda girer. Tek bir ışık fotonu bile göze girdiğinde, tüm beyini aydınlatır. Bu ışık, hayat boyu devam eden vücut işlevlerini, otonom sinir sistemi, endokrin sistemi ve hipofiz (vücudun ana bezi) düzenleyen hipotalamus’u tetikler. Hipotalamus aynı zamanda vücudumuzun biyolojik saatinden sorumludur. Aynı zamanda en önemli hormonlarımızdan olan melatonin salımından sorumlu pineal organa ışık la bir mesaj gönderir. Melatoninin salınımı doğrudan ışığa, karanlığa, Renkler e ve Dünyanın elektromanyetik alanı ile ilgilidir. Bu gerekli hormon vücudun her hücresini etkiler. Her bir hücrenin iç etkinliklerine, birbirleriyle ve doğayla uyumlu hale gelmelerini sağlıyor. Pineal bezin, evrenle birlik olduğumuz duyusundan sorumlu olduğuna inanılıyor ve iç varlık ile çevre arasındaki ilişkinin aşamasını belirliyor. Eğer bu ilişki uyumluysa biz sağlıklı, mutlu ve refah hissi sahibiyiz. Bu ilişkide bir denkliksizlik kendini fiziksel, zihinsel ve ya duygusal hallerimizdeki bozukluklar ve ya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (Pineal bezin, evrenle birlik olduğumuz duyusundan sorumlu olduğuna inanılıyor ve iç varlık ile çevre arasındaki ilişkinin aşamasını belirliyor. Eğer bu ilişki uyumluysa biz sağlıklı, mutlu ve refah hissi sahibiyiz. Bu ilişkide bir denkliksizlik kendini fiziksel, zihinsel ve ya duygusal hallerimizdeki bozukluklar ve ya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (Pineal bezin, evrenle birlik olduğumuz duyusundan sorumlu olduğuna inanılıyor ve iç varlık ile çevre arasındaki ilişkinin aşamasını belirliyor. Eğer bu ilişki uyumluysa biz sağlıklı, mutlu ve refah hissi sahibiyiz. Bu ilişkide bir denkliksizlik kendini fiziksel, zihinsel ve ya duygusal hallerimizdeki bozukluklar ve ya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (biz sağlıklı, mutluyuz ve bir esenlik hissi duyuyoruz. Bu ilişkide bir denkliksizlik kendini fiziksel, zihinsel ve ya duygusal hallerimizdeki bozukluklar ve ya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (biz sağlıklı, mutluyuz ve bir esenlik hissi duyuyoruz. Bu ilişkide bir denkliksizlik kendini fiziksel, zihinsel ve ya duygusal hallerimizdeki bozukluklar ve ya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (elektromanyetik alanın altına sızmamak için. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (elektromanyetik alanın altına sızmamak için. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum için de olmak için mükemmel bir denklik gereklidir (22).
Sonuçlar
İnsanlığın keşiflerinin pek çok yönü ihmal edilir, ihmal edilir ve ya atılır. Renkli tıp, ihmal edilen bu maddelerden biridir. Ayurveda, allopati, akupunktur, Unani, homeopati, biyokimyasal, magnetoterapi, fizyoterapi, radyoterapi, aromaterapi, refleksoloji ve ya renk terapisi olsun, her telafi edici ve iyileştirici tedavi sisteminin ortak özelliği, bir şekilde bir tür ve ya başka titreşim uygulamaktır böylece vücudun sağlığa kavuşması sağlanır. Çoğu sistem titreşimleri dolaylı olarak tetikler ancak titreşimlerin doğrudan vücut üzerinde kullanıldığı birkaçı vardır ve Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi bunlardan biridir.
Babbitt, Ghadiali ve Azeemi, chromotherapy gelişiminde devrim yarattı. Onların fikirleri diğer araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi. Sunulan teoriler arasında dünyanın herhangi bir yerinde yapılan araştırma çalışmalarında herhangi bir tartışma bulunamadı.
Bu rengin bir maddenin kuantum hali olduğu farz ediliyor. Çekicilik, güzellik, lezzet, hassasiyet vb. Gibi diğer kuantum devletleri vardır. Bu kuantum devletler ‘glikon’lar vasıtasıyla birbirleriyle bağlantılıdır ve’ kuarklar ‘olarak bilinen aracı enerjiler alanları oluştururlar. Kokarlar, eğer yoğunlaşırsa, beşinci maddenin durumuna göre, kütük üretirler. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapide kullanılan araç derinliği araştırılmamıştır; Örneğin, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapide kullanılan ana madde olan su, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi bağlamında yapılan herhangi bir araştırmada niceliksel olarak çalışılmamıştır. Literatür kuantum fiziksel devletler ve optik matematiğe ilişkin bilimsel çalışmaların ciddi eksikliğini sergilemektedir. Benzer şekilde, kromotize suyun bilimsel hesaplamalarına dayanarak mevcut hiçbir kanıt yoktur. Kuantum durumları ve İnsan vücudu etrafındaki elektromanyetik ışıma ile ilgili hiçbir çalışma bulamadık. Hidrokromopatide kullanılan kromozomlu suyun iletkenlik ölçümleri herhangi bir araştırmacı tarafından vurgulanmamıştır. Kütle enerjisiyle ilgili ölçümler, tedavi için kullanılan sıvı ortamın güçlendirilmesi ve ya kromotize edilmesinde faydalı olabilir. Yüklü su, enerji devletleri ve İnsan vücudu üzerindeki etkisi arasında ilişki kurulmalıdır. Başka Renklerin emiliminin sonucu olan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicelemesi fenomeni üretir. Bir tedavi sistemi olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, doğayla uyum için de olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey başka Renklerin kombinasyonu (Kütle enerjisiyle ilgili ölçümler, tedavi için kullanılan sıvı ortamın güçlendirilmesi ve ya kromotize edilmesinde faydalı olabilir. Yüklü su, enerji devletleri ve İnsan vücudu üzerindeki etkisi arasında ilişki kurulmalıdır. Başka Renklerin emiliminin sonucu olan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicelemesi fenomeni üretir. Bir tedavi sistemi olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, doğayla uyum için de olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey başka Renklerin kombinasyonu (Kütle enerjisiyle ilgili ölçümler, tedavi için kullanılan sıvı ortamın güçlendirilmesi ve ya kromotize edilmesinde faydalı olabilir. Yüklü su, enerji devletleri ve İnsan vücudu üzerindeki etkisi arasında ilişki kurulmalıdır. Başka Renklerin emiliminin sonucu olan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicelemesi fenomeni üretir. Bir tedavi sistemi olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, doğayla uyum için de olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey başka Renklerin kombinasyonu (Bir tedavi sistemi olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, doğayla uyum için de olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey başka Renklerin kombinasyonu (Bir tedavi sistemi olan Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Kromoterapi, doğayla uyum için de olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Kutsal kitapta İnsanoğlunun varlığı çeşitli ışık ve renk tonlarına dayanır. O zaman neden bir İnsan Renklerle tedavi edilemez Walker bir keresinde şöyle dedi Başka renk ve titreşimleri yayacak bir aura ve ya enerji alanı ile çevrili hayat hologramının bir parçası olduğunuzu biliyorsunuzdur. Aura parmaklarınızın ucuyla ruhunuzu ve iyiliğinizi, sağlığınızı, zihinsel istikrarı, olgunluğunuzu, duygusal / iç karışıklığınızı ya da huzur dolu gerçekleşmenizi yansıtır. Bu nitelikleri n her birinin daha fazlası, barış, sağlıklı yaşam, istikrar, olgunluk ve yerine getirme, günlük hayatımızda renk gücünün uygulanması ile şimdiye kadar var olan değerli mülkiyetiniz olabilir.
En Eski Renk Zamanları Eski Mısırlılar terapide renk kullandılar
Issac Newton renk öncüsü Renk alanında öncü olan Isaac Newton, 1672’de, renk üzerine ilk tartışılan gazetesini yayımladı ve kırk yıl sonra da ‘Opticks’ adlı eserini yayınladı. Newton bir prizma yoluyla bir güneş ışığı demetinden geçti. Prizmanın ışığı çıktığında beyaz değildi, ancak yedi başka renk teydi Kırmızı, Turuncu, Sarı, Yeşil, Mavi, Indigo ve Menekşe. Işınlara yayılma Newton tarafından dağılma olarak adlandırılır ve başka renk ışınlarını spektrum olarak adlandırır. Işık ışınları tekrar bir prizma geçirildiğinde ışınlar tekrar beyaz ışığa dönüştüğünü öğrendi. Prizma için den sadece bir ışık geçtiyse içeri girdiği rengin aynısı çıkacaktı. Newton, beyaz ışığın yedi başka Renkli ışınlardan oluştuğu sonucuna vardı. Modern Gün Düşüncesi Gerçekten de, ‘Eski Mısırlıların güneşe ibadet etmeleri, modern dünyada da yer alabilir, çünkü tüm merkezi ısıtma sistemleri ve aydınlatma sistemleri vb. Yakıtları yakacak yıllarda kömür ve petrol malzemeleri olarak yakıtlayacak güneş olabilir. tükenmek. Ayrıca, kış aylarında Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (SAD) geçiren çok sayıda kişide ışık yoksunluğunun etkisinin farkındayız. Şanslıyız ki artık hepimiz istediğimiz her rengi seçebiliyor ve herhangi bir rengin ürünlerini özgürce alabiliyoruz. Bu her zaman böyle değildi. Zamanla, menekşe / mor kumaşları boyamak için kullanılan pigmentler çok pahalıydı ve bu nedenle yalnızca zenginler için kullanılabilirdi. Örneğin, yüksek büro Romalılar, bu, onlara, güç, soyluluk ve dolayısıyla otoriteyi belirttikleri için, mor cüppe giyerlerdi. Kraliçe Victoria Siyah kötü bir renk değildir Tarihin başka evrelerine ve bu aşamaların genelde o zamanlardaki Renkler e nasıl yansıdığına da bakmak ilginçtir. Şiddet ve uygunluk zamanlarında, kıyafet kodunun siyah ve gri hakimiyeti çoktu. Victorialılar çoğunlukla siyah giymişlerdi – Kraliçenin uzun süre yas tuttuğu şüphesiz – etkilenmiş ve pek çok açıdan oldukça sadıktı ve pek çok açıdan çok Renkli olmayan söylenmesi gerekiyordu. Püritenler de elbette siyah giyindiler. Bu, siyahın kötü bir renk olduğunu söylemek değildir. Her rengin pozitif ve negatif yönleri vardır. Siyah bir renkle giymek, diğer rengin enerjisini artırabilir. Siyah, bazen yansıma ve iç arama için gerekli alana da sahip olabilir. İç kuvvet ve değişme olasılığını gösterebilir. Son savaştan önce çok fazla kırmızı giyildiğine itina çekildi. Kırmızı, en olumlu cesaret, güç ve öncü ruhun rengidir ve hepsine savaşı savunan erkekler ve bayanlar tarafından çok ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte, en olumsuz açıdan öfke, şiddet ve vahşetin rengi. Savaş son bularken, soluk mavi popüler bir renk oldu – belki de barışın bir hareketi, aynı zamanda herkesin ihtiyaç duyduğu iyileşmeyi vermesi.
Renk geleceği Renk çok olumlu kullanır. Şimdi Renkleri tekrar çok olumlu bir şekilde kullanıyoruz. İşletmeler belirli bir çevrede çalışanlarının daha iyi çalışabileceğini kabul ederler ve cezaevlerinde çevrenizdeki Renklerin hastalara ve tutuklulara karşı olabilecek etkisinin farkına vardıklarını bildirirler. Boya şirketleri, renk terapi yönlerini göz önünde bulundurarak yeni renk kartları geliştirdiler. Kozmetik şirketlerinin de ürünlerine “renk terapisi” aralıkları vardır. Renk bize çok şey teklif ediyor ve doğada çevremizde bulunabiliyor. Renkle ilgili farkındalığımızı arttırmalıyız, böylece doğanın hediyelerinden gerçekten yararlanarak ‘renk’ sadece bir terapi değil bir yaşam biçimi haline gelecektir. Renk sadece başka dalga boylarından ve frekanslardan hafiftir ve ışık, aslında fotonlardan oluşan bir enerji şeklidir. Hepimiz bir noktada rengin bir parçası olacağı ve bizi her gün yaşantılarımızda etkilediği bir dünyada yaşıyoruz. Günlük yaşantısındaki renk çok meyvelerin olgunlaştığını bilmekten, Renklerin ruh halimizi nasıl etkilediğini anlamaya kadar çok çeşitlidir Mavi Sakinleşebilir – Kırmızı sizi gerginleştirebilir. Hepimiz Renklerin sadece küçük bir parçası olan elektromanyetik dalgalarla çevriliyiz. Renk Özellikleri – renk spektrumu Visible Spectrum’un yedi ana rengini görebiliriz Gördüğümüz gibi görünür renk tonu, yedi ana renk ten oluşur Gözümüzdeki retinalar koni şeklindeki üç renk reseptörüne sahiptirler. Aslında yalnızca bu görünür Renkler den üçünü algılarız – kırmızı – mavi ve yeşil. Bu Renkler e katkı primerleri denir. Gördüğümüz diğer Renklerin hepsini yaratmak için beynimizde karıştırılan bu üç renk. .. ne kadar zeki olduğumuz!
Gördüğümüz ışığın dalga boyu ve frekansı da gördüğümüz rengi etkiler. Spektrumun yedi rengi değişen dalga boylarına ve frekanslara sahiptir. Kırmızı, spektrumun alt ucunda bulunur ve daha düşük dalga boyu ve daha yüksek frekansa sahip spektrumun üst ucunda Violet’e göre daha yüksek bir dalga boyuna, daha düşük frekansa sahiptir.
Renk nereden geliyor?
Prizma Renk basitçe ışıktan gelir. Elbette güneş ışığı hepimizin aşina olduğumuz ana kaynaktır. Bir prizma kullanarak, Renkleri beyaz ışıktan ayıklayabiliriz – yani. Güneş ışığı. Güneş’ten gelen ışık bir prizma geçtiğinde, ışık’ kırılma’ adı ve rilen bir süreçle yedi görünür renge bölünür. Kırılma, ortamı değiştirdiğinde bir ışık dalgasının yaşadığı hız değişikliğinden kaynaklanır. Işık enerjisi Verilen bir ışık dalgasında enerji miktarı orantılı olarak frekansıyla ilişkilidir, dolayısıyla yüksek frekanslı bir ışık dalgası düşük frekanslı bir ışık dalgasına göre daha yüksek bir enerjiye sahiptir. Renk başka dalga boylarından ve frekanslardan oluşur. Her rengin kendi dalga boyu ve frekansı vardır. Her renk, saniye başına döngü ve ya dalga birimi cinsinden ölçülebilir. Bir okyanusta olduğu gibi dalgalar halinde ışığın hareket edeceğini düşünebilirsek, dalga boyu ve frekans Özellikleri ne sahip olan bu dalgalar olur. Bir dalga boyu, bitişik dalgalar üzerindeki aynı yerler arasındaki mesafedir. Örnek olarak; 10 metre aralıklarla dalgalarla dolu bir okyanus, dalga boyu 10 olarak belirtilebilirken 30 metre uzaklıktaki dalgalar okyanusunun dalga boyu 30 olarak söylenebilirdi. Aynı şey ışık için de geçerlidir. RED rengi 700 nanometre uzunluğunda bir dalga boyuna sahiptir – bir dalga sadece bir metrenin on milyonda biri kapsar! Oysa Violet’in dalga boyu çok daha kısa, bu nedenle her mor dalga çok daha kısa bir mesafeye yayılacaktır. Enerji Dalgaları Renkli Kırılmalar Evrende pozitif ve negatif yükler (enerji dalgaları) sürekli titreşiyor ve inanılmaz derecede yüksek hızda hareket eden elektromanyetik dalgalar üretiyor. (Saniyede 186. 000 mil, ışık hızı) Bu dalgaların her biri başka bir dalga boyuna ve titreşime sahiptir. Birlikte elektromanyetik spektrumun bir parçasını oluştururlar. Işık dalgalar halinde hareket eder. Bir dalga boyu, bitişik dalgalar üzerindeki aynı yerler arasındaki mesafedir.
Renk Frekansları Bir dalganın frekansı, her saniyede belirli bir noktayı geçen tam dalga ve ya dalga boyu sayısıyla belirlenir. Örneğin KIRMIZI renk saniyede 430 trilyon titreşim frekansı, Violet daha yüksek bir frekanstır, bu nedenle her mor dalga belirli bir noktayı RED renk inden daha hızlı geçirecektir. tüm ışık aynı hızda hareket eder, ancak her renk başka bir dalga boyuna ve frekansa sahiptir. Dalgaların frekansı Renk ve ışık frekansını biraz daha açıklamak ve denemek için, her beş saniyede kıyıda 10 metre uzaklıkta dalgalar içeren bir okyanusun, frekans beş olarak sınıflandırılabileceğini, buna karşılık dalgaların okyanusunun 10 metre olduğunu düşünün kıyıda her 10 saniyede düşen apartman frekansı 10 olarak sınıflandırılacaktı. Dalgalar daha sık, frekansı YÜKSEK.
Başka Renklerin ışığa çıkmasına ve bir prizmanın için den geçerken görülebilmesine neden olan bu başka dalga boyları ve frekansları. Bu, radyo dalgalarının başka frekanslara ve dalga boylarına sahip olduğu şekilde incelenebilir, bazı istasyonlar belirli bir frekansta ve ya dalga boyunda dinlenebilir. Yani mavi renk, yalnızca belirli bir frekansta ve dalga boyu Aralığında görülebilir. Renk frekansı ne kadar yüksekse, enerjinin dalgaları da birbirine daha yakın olur. Daha yüksek frekans Renkleri – mor – indigo – mavi düşük frekans Renkleri – sarı – turuncu – kırmızıdır. Yüksek frekanslı bir ışık dalgası, düşük frekanslı bir ışık dalgasına göre daha yüksek bir enerjiye sahiptir. Tamamlayıcı Renkler Prizma Birbirlerine bitişik olarak yerleştirildiğinde, tamamlayıcı Renkler denklikli görünmeye meyillidir ve renk Tekerleği nde birbirinin karşısında olan Renkler dir tamamlayıcı Renkler hakkında daha fazlası Her renk kendi dalga boyu ve frekansı ile kendi Özellikleri ne sahiptir. Beyazın bir renk olduğu söylenebilirse de, aslında spektrumun tüm Renklerinden oluştuğundan bilimsel spektruma dahil değildir, ancak çoğunlukla bir renk olduğu söylenir. Isaac Newton, doğal ışığı bir cam prizma yoluyla geçirerek beyaz ışığın gerçekten Renkler den oluştuğunu ispatladı ve sonuç olarak bir yüzeyde bir gökkuşağı Renkleri çıkardı. Daha sonra ikinci bir cam prizma kullanmaya başlamış ve bir kez daha beyaz ışık üretmek için (güneş ışınlarını speray Renklerine bölen) ilk prizmanın ışığını bir araya getirmiştir.. Böylece beyaz ışığı ispatlamak (yani güneş) rengi içeriyor demektir. Çoğumuzun aslında renk görme şekli, gözlerimizin retinasındaki çubuklar ve koniler sensörleri için dir. Çubuklar düşük ışığa duyarlıdır ve daha yoğun bir ışık yoğunluğu gerektiren koniler renk duyarlıdır. Mesaj optik sinire ve daha sonra beyne iletilir. Gözlerimizdeki Çubuklar ve Koniler nedeniyle renk görüyoruz İnsan gözünde yaklaşık 120 milyon çubuk ve yaklaşık 6 ila 7 milyon koni var. Çubuklar konilerden daha hassastır ancak Renkler e duyarlı değildir, görüntüleri siyah, beyaz ve başka gri renk tonları olarak algılarlar. Duyarlı olarak bin’den fazla kez, çubuklar maviye daha iyi, kırmızı ışığa çok az tepki ve rirler.
Her koni, KIRMIZI YEŞİL ve ya MAVİye duyarlı üç pigmentten birini içerir. Her pigment belirli bir dalga boyu rengini absorbe eder. Mavi ışığı absorbe eden kısa dalga boyundaki koniler, yeşil ışığı absorbe eden orta dalga boyundaki koniler ve kırmızı ışığı emen uzun dalga boylu koniler vardır. Çubuklar ve Göz Konileri Göz, gözdeki Çubuklar ve Koniler tarafından göz ve renk alır. Öyle Koniler Renk algılar. Her koni, KIRMIZI YEŞİL ve ya MAVİye duyarlı üç pigmentten birini içerir. Birincil Renkler olan kırmızı, yeşil ve mavi arasındaki bir dalga boyuna sahip bir renk gözlediğimizde, konilerin kombinasyonları uyarılır. Bir örnek, sarı ışığın kırmızıya ve yeşil ışığa duyarlı konileri uyarması olabilir. Sonuç, görünür spektrumdaki tüm Renklerin ışığını algılayabilmemizdir. Renk körlüğü çeken İnsanlar normal koniklerden daha az sayıdaki koni sayısına sahiptir, bu nedenle Renkler karıştırılmaktadır. Gözümüzü kaybedersek, ceset renk ışınlarını uyarır ve alır. Vücudun uyum sağlaması zaman alır, ancak kör olan İnsanların başka Renkler arasında ayrım yapabileceği gösterilmiştir. Katkı Renkleri, bir nesne ışığı yansıtmadan önce doğrudan bir kaynaktan yayılan ışık ile ilişkilendirilen Renkler dir. Bu Renkler kırmızı, yeşil ve mavi renk tedir. Bunlar, muhtemelen televizyon ve bilgisayar ekranlarıyla ilişkili olarak en çok tanıdık Renkler dir. Katkı rengi teorisi, ilk önce James Clark Maxwell tarafından 1800’lü yılların ortalarında tanımlanmıştır. Eşit miktarda Kırmızı Yeşil ve Mavi ışık bir araya getirildiğinde beyaz ışık üretirler. Beyaz üretmek için Renkleri bir araya getirerek, bu ek Renkler denir.
Kırmızı, yeşil ve mavi, beyaz ışığın “birincil” Renkleridir. Bu üç renk kombinasyonu beyaza dönüşebilir. Bu, Renkle ek olarak eklenir ve bu üç rengin hepsinin beyaz ışıktan geldiğini ispatlamanın doğrudan bir yoludur. Katkı Renklerini anlama Katkı rengi Yukarıdaki üç Renkli meşale, kırmızı yeşil ve mavi karışık olduğunda, beyaz dahil diğer Renkler nasıl üretildiğini gösterir! Buna renkle ndirme denir. Katkı Renkleri hakkında biraz daha fazla bilgi edinmenin basit bir yolu, Renkli filtrelerin takılı olduğu el fenerleri ve ya el fenerlerinin bir kısmını oluşturma ktır. Üç Renkli meşale, kırmızı yeşil ve mavi karışık olduğunda, beyaz dahil diğer Renkler nasıl üretildiğini gösterir! Buna renkle ndirme denir.
İhtiyacın olacak Üç benzer meşale ( öncelik en aynıdır) Işık filtreleri ve ya fener kafalarını örten elmas bantlarını (renk filtrelerini yerine yerleştirmek için ) benzer şekilde Meşelerinizi parlatacak beyaz bir yüzey Aşama 1. Her meşale önünü bir renk filtresi ile örtün – bir meşale ışığı olan bir meşale, diğerinde ise Yeşil ışık filtresi ve bir Kırmızı ışık filtresi. Onları yerinde tutmak için elastik bantları kullanın. Adım 2. Işık demetleri, beyaz yüzey üzerinde birbirinin üzerine gelecek şekilde meşaleler düzenleyin. Bunu yapmanıza yardımcı olması için bir arkadaşınızı kaydettirmeniz gerekebilir! Onlara erişirseniz. .. ve meşale onlara bantlarsanız üç fotoğraf üçayak kullanabilirisiniz. En iyi sonucu almak için, fenerleri parlatmak için beyaz bir duvar ve ya yüzey kullanın. Etki en iyi karanlık bir odada sağlanır. Aşama 3. Fenerlerin doğru şekilde düzenlenmiş olması durumunda, sonuçta üç ışık kirişinin ortasında alan beyaz olur. Fenerlerin doğru şekilde düzenlenmesi biraz zaman alabilir, ancak bir kez olduklarında, üç rengin birleştiği ortada beyaz olduğunu göreceksiniz. Üretilen diğer Renkleri de göreceksiniz. Bunlar Kırmızı, Sarı ve Camgöbeği (başka mavimsi renk ) olmalıdır. Buna ikincil Renkler denir. Gördüğümüz her şeyin rengi vardır. Çevremizde, evlerimizde, işyerimizde, doğada, uzayda – evrenseldir, he yerde bir çeşit rengi vardır. Ancak, bir şeyin rengini oluşturan şey hakkında hiç düşündünüz mü? Gözlemlediğimiz herhangi bir şeyin rengi birkaç faktöre bağlıdır. Öncelikle – Her şey elektron ve atomlardan oluşur. Işık la yıkandığında nasıl bir şey görüneceği, bu atomlar ve elektronlar tarafından yönetilir. Başka malzemeler, nesneler ve öğeler başka atom ve elektron oluşturma ktadır. Herhangi bir nesne, doğası gereği ışığa maruz kaldığında aşağıdakilerden birini yapacaktır
Işık yansıtır ve ya saçar (yansıma ve saçılma) ışığı emme (absorpsiyon) hiçbir şey (transmisyon) refraktif ışık (kırılma) Yansıma ve saçılma Işık Yansıma ve Saçılma Yansıyan ve dağınık ışık Bir sürü cisim ışığı bir dereceye kadar yansıtıyor, ancak özellikle yansıtıcı olan bir şey, atomdan atoma kolaylıkla geçebilen daha fazla serbest elektrona sahip.
Bu elektronlar tarafından absorbe edilen ışık enerjisi başka atomlara geçmez. Bunun yerine elektronlar titreşir ve ışık enerjisi, orijinal ışık ile aynı frekansta materyalden dışarı gönderilir. Absorbsiyon Emilen ışık Emilen ışık Bir şey yansıması olmayan ve ya opak görünüyorsa, gelen ışık kaynağı frekansı ve rilen materyaldeki elektronların titreşim frekansıyla aynı ve ya çok yakındır. Materyalin elektronları ışık kaynağının enerjisini emer ve ışık emilir, malzeme ve ya nesne opak gözükür; çok az ve ya hiç yansıması yoktur. Transmisyon İletilen ışık İletilen ışık
Bu, gelen ışığın enerjisi, belirli malzemedeki elektronları titreştirmek için gereken enerji ve ya frekanstan çok daha düşük ve ya çok daha yüksek olduğunda oluşur. Bu nedenle, bir nesnedeki elektronlar, ışık enerjisini yakalamak yerine şeffaf görünür ler; ışık dalgası nesne / materyal boyunca değişmeden geçer, böylece nesne / materyal ışık frekansına karşı şeffaf olur.
Refraksiyon Kırılmış ışık Su içermeyen ve su ile ışığın su ile nasıl kırıldığını gösteren bir bardak Şimdiye kadar bir içkinin içine bir saman koyduysanız, o halde, suyun altında samanın bükülmüş gibi göründüğünü fark etmişsinizdir. Bunun nedeni Kırılma’dır. Gelen ışığın enerjisi, materyaldeki elektronların titreşim frekansı ile aynı ise, ışık materyalin derinliklerine gidebilir ve elektronlarda küçük titremelere neden olur. Bu titreşimler, elektronlar tarafından atomlara iletilir ve gelen ışık la aynı frekansta ışık dalgaları gönderilir. Bu son derece hızlı bir şekilde gerçekleşse de, malzemenin için deki ışığın bir kısmı yavaşlar ancak malzemenin dışındaki ışık frekansı aynı kalır. Bunun sonucunda malzemenin için deki ışık hafif bükülür. Çarpıklığın açısı (kırılma), maddenin ışığı ne kadar yavaşlatabileceğine, bu durumda yukarıdaki resimdeki gibi suya bağlıdır. Doğal cisimlerin neden Renkli olduklarına dair bir örnek Yansıyan ışık örneği Olgunlaşmış bir domates, yansıtıcı ışığa (parlak bit) ve Emilen ışığa (kırmızı renk ) iyi bir örnektir. Olgun domateslerin görüntüsünde, Renklerin neden bu kadar iyi olduğunu gösteren örnek iyi bir örnektir. Domatesler Kırmızı gibi görünür, çünkü olgunlaştıklarında domatesler “Likopen” olarak bilinen bir karotenoid içerirler. Likopen parlak kırmızı Renkli bir karotenoid pigmenttir ve sadece fitillerde değil aynı zamanda diğer kırmızı meyvelerde de bulunan bir fitokimyasal maddedir. Likopen, görünür ışık tayfının çoğunu emer ve renk te kırmızı olurken, likopen çoğunlukla kırmızıyı izleyiciye yansıttığından, olgunlaşmış bir domates Kırmızı gibi görünür. Bir şeylerin rengi olmasının birçok nedeni vardır, ancak esas olarak maddenin emilimi ve saçılma Özellikleri, onu aydınlatan ışığın gelen dalga boylarınınkinden başka olması nedeniyle ortaya çıkar. Bir başka örnek olarak yeşil yaprakları ve ya çimlerin yeşil olduğunu görürüz, çünkü yapraklar ve çimen (ve diğer yeşil bitkiler) ışığı enerjiye dönüştürmek için klorofil kullanırlar. Doğası ve kimyasal yapısı nedeniyle, klorofil yelpazenin mavi ve kırmızı Renklerini emer ve yeşili yansıtır. Yeşil, izleyiciye yansıtılarak çimlerin ve yaprakların yeşil görünmesini sağlar. Renk nasıl gördüğümüze kısaca göz attığımızda. .. gözün çubukları ve konileri yeşilin belirli dalga boyunu ve frekansını yakalar ve mesajı beyne gönderir. Benzer şekilde olgunlaşmış bir domates kırmızıdır, çünkü tayfın kırmızı ucundan gelen ışınları yansıtır ve mavi uçtaki ışınları emer. Giydiğiniz Renkler Chakra’larınızı, Mutluluğunuzu ve Ruh Halinizi Etkiliyor. Rengi bir ışık olarak üstünüzde taşıyabilir, yiyecekler, içecekler yada Renkli bir su olarak için ize sindirebilirsiniz. Bunu yaparken çeşitli yöntemlerden istifade edebilir siniz. Bunlar ışık kutuları, ışıklı ambarlar, Renkli ampuller, kumaş ve dekorlardır. Giydiğiniz elbiselerin Renklerinde, kullandığınız çarşaf gibi eşyalarda mavi, pembe, yeşil yada sarı kullanırsanız daha derin ve rahat nefes alabilirsiniz. Bu Renkler akciğerleri ve diyaframı güçlendirir. Sinirli ve ya aşırı hareketli bir çocuk turuncu ve ya kırmızı yatak takımının için de uyumamalıdır. Böyle çocuklar için yeşil yada mavi uygundur. Halı ve perdeler kişiliğe uygun Renkler de olmalıdır. Örneğin sürekli kavga eden bir ailenin duvardaki turuncu Renkli halıyı maviye, hatta pembeye çevirince daha iyi anlaşmaya başladıkları görülmüştür. Duvar ve mobilyalar da hem İnsanın ruhi halini hem de sağlığını etkilemektedir. Renkli tablolarla dekorasyon İnsana canlılık ve rir. Bunu yaşadığınız mekanlarda uygulayabilirsiniz. Doğada her tür renk bulunur. Bu güzelliklerden faydalanarak onu yaşantımıza sokabiliriz. Ev bitkileri Renkli yada yeşil bir ev, bitkiler yaşantımızda oldukça iyi sonuçlar ve rir. Renkleri için izde var olan gücünüzde canlandırarak üçüncü gözünRenkler e karşı olan itina ini artırabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp, bir rengi hayalinizde canlandırarak, kendinize enerji yükleyin. Renkleri için ize çekerek ve bunu vücudunuzun enerji merkezlerine yollayarak nefes alın ve ve rin. Rengi orada tutarak o bölgenize enerji yükleyip tedavi edin ve tedavi olduğunuzu düşünün. Düşünün ve “ben iyileştim” diyin. Sonuçta iyileştiğinizi göreceksiniz. Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan Renklerin kişilik yapımızdan tutunda, sağlığımıza hatta hastaları tedavi edici bir yöntem olarak kullanıldığını biliyormuydunuz? Kozmik bilim konusundaki çalışmalarıyla Türk kamuoyundan büyük ilgi gören, Renklerin İnsan hayatında önemli bir yeri olduğunu söylüyor. Gerek eserlerinde, gerek konferanslarında ve gerekse sık sık çıktığı televizyon programlarında Renklerin dünyası hakkında önemli açıklamalar yapan “Renkler İnsanın merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarlar. Böylece sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak enerjinin vücudumuzda dolaşması sağlanmaktadır. Dünyadaki hayatın kaynağı olan Güneş’in yaydığı ışınlar, dalgalar ve Renkler İnsan hayatının ayrılmaz birer unsurlarıdır. Bunlardan Renkleri ele alacak olursak; Renkler hayatımızı ve duygularımızı önemli derecede etkileyen unsurlardır. Renkleri hayatımızda, yerinde kullandığımız takdirde, bazı hastalıkları tedavi edici etkisinin olduğu çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Çünkü Renkler, merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarak sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak, enerjinin vücudumuzda dolaşmasını sağlamaktadır. Bu da bize psikolojik olarak mutluluk vermekte, böylelikle de hayatımızı düzene sokmuş olmaktayız. Renklerin İnsan hayatında ve kişiliği üzerindeki bu olumlu yada olumsuz etkileri araştırmalarla bilimsel olarak da tespit edilmiştir. Renklerin tedavi edici özelliğinden bahsettiniz. Bu konuyu biraz detaylandırır mısınız? Renklerin tedavi edici olması, vücuttaki enerji merkezlerinin renginin renk çarkında olmasına bağlıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nde kullanılan Renkler; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz, lacivert ve mordur. Bunlar renk çarkını oluştururlar. Terapi esnasında kişiye bu Renkler sunulur, sonra ona bu Renkler den hoşuna gidenleri sıraya koyması söylenir. Buradaki renk seçimine göre de onun kişilik yapısı hakkında tahminler yapılır. Bu Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi sonucunda kişinin duygusal ve fiziksel istifadelerini, eksikliklerini ortaya çıkarırız. Ayrıca onda gizli kalmış yetenekleri de açığa vurmasını sağlarız. Bunun yanında psikolojik problemlerin çözümlenmesinde, vücutta fizyolojik denkliksizlikleri çözümleyecek hastalıkları önlemede de Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi nden istifade edilir. Vücuttaki her enerji merkezinin kendine has bir rengi vardır. Buradaki yedi renk ten her biri, bağlantılı bulundukları enerji merkezi bölgesindeki organların hastalıklarının tedavisinde yüz yıllardır kullanılmaktadır. Bu süreç Şamanizmden başlayarak Hint, Çin, Mısır, Yunan ve İslam medeniyetlerince de devam etmiştir. Bu çalışmada, başlangıçta renk sıvı preparatları yada renk kartlarının yardımına başvurulsa da zamanla içsel renk tonlarınızı kendi başınıza algılayabilecek düzeye gelirsiniz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Masaj Terapisi Yine çiçek ve Renklerin enerjisine başvurulan, terapiyi destekleyen bir uygulamadır. Sinir sıkışmasından ötürü ağrıyan bölgelere, duyu hassasiyetini kaybeden uzuvlara ve kronik baş ağrılarına yönelik bir çalışmadır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu çalışmada terapistiniz size Kahuna ve Efloraj tekniklerini uygular.
Güneş sinir ağı Chakrası (Solar pleksüs) Böbrek bölgesi ile göğüs kafesi arasında yer alır. Sinir sistemi, karaciğer ve pankreas ile ilgili önemli organları yönetir. Rengi sarı’dır. Sarının en enerjik olduğu bölge, güneş sinirağı chakrasıdır. Bu rengin enerjisi, kişinin zihinsel faaliyetlerini her yönüyle harekete geçirir. Ayrıca moral çöküntüsünü ortadan kaldırabileceği gibi, kişiye yeni bir yaşama sevinci ve gücü de aşılayabilir. Sarının yardımıyla insandaki iyimserlik ve kendine itimat duyguları artar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Sindirim, mide, bağırsak ve mesane rahatsızlıklarını sarı renk kullanarak tedavi etmek mümkündür. Kısacası sarı renk ve onun altın sarısı tonları, hem hayati vücut fonksiyonları, hem de zihin üzerinde olumlu etkiler yaratır. Sarı: En parlak ve itina çekici renktir. Neşe, zeka, incelik ve pratikliği ifade eder. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Mide bozukluklarına, diyabete, kabızlığa, böbrek rahatsızlığına, gazlara, karaciğer zayıflığına, baş ağrılarına ve migrene etkilidir. Aynı zamanda sindirim sistemini güçlendirir ve güneş sinir ağı şakrasını denklikler. Bu renkten, aşırı kalp atışı ve ruhi anksiyetesi olanlar ve ödemli hastalar faydalanamaz. Bağırsak, akciğer hastalıklarına ve şekere karşı. Vücuttaki sarı renk merkezi düzenli çalışan kimseler aklı başında, mantık sahibi ve ince kişilerdir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yönetmeye ve hükmetmeye olan ilgiyi gösterir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Güneşin rengi olduğu için insanlara pozitif duygular aşılar. Zihni açar ve insanın itina ini artırır. Sarı renk merkezinin düzensizliği akciğer, karaciğer, bağırsak ve mide hastalıklarına, şekere, zihinsel yorgunluklara ve kabızlığa sebeptir. Sarı renkle ilgili tedavi uygulanırken Çin’li uzmanlar altın, krom, nikel, bakır, çinko gibi metallerin tedavi edilen kişilerin üzerinde bulundurulmasını tavsiye ederler. Yine sarı renk ile yapılan tedavi sırasında şu gıda maddelerinin yenilmesi tavsiye edilir: Kavun, mısır, muz, limon, kabak, sarı renkli tohumlar ve sebzeler. Sarı/Karın çakrası Böbrek üstü bezi, mide, karaciğer ve kaslarla alakalıdır. Sarı özgüveni temsil eder. Umut, sıcaklık ve enerji verir. Böbrekler, kolon, karaciğer ve safra kesesi için yararlıdır.

Sarı hızın ve enerjinin rengidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Eğer işlerinizi hızlı bitirmeniz gerekiyorsa mutlaka kıyafetlerinizde sarıya yer verin. Sarı itimat verici bir renktir, eger kendinize karşı güvensizlik hissediyorsanız sarı renkten faydalanın. Ayrıca karar vermeyi kolaylaştırıcı etkisi olduğu bilinmektedir. İletişim yeteneğini güçlendirdiğinden önemli bir toplantıda yada konuşmacı olacağınız bir yerde sarı rengi kullanabilirsiniz. İletişim yeteneğini güçlendirdiğinden önemli bir toplantıda yada konuşmacı olacağınız bir yerde sarı rengi kullanabilirsiniz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Manipura ya da karın boşluğu chakra’sı sarı enerjiyi emer; metabolizmayı, huzursuzluğu, uykuyu ve sindirimi kontrol eder. Sarı kişinin kendini ifade etme rengidir; sarıdan kaçınmak başarısızlık korkusunu işaret eder. Ne zaman giymelisiniz? Sarı, tartışmalar sırasında adil davranmanıza yardım eder. Eğer birine onu sevdiğinizi ama bunu kelimelere dökemediğinizi söylemek istiyorsanız sarı giyin. İşte kendine güvenen biri olarak görünmek istiyorsanız siyah bir giysiyi sarı bir aksesuvarla tamamlayın. Sarı iletişimi kolaylaştırdığı için yazarlar ve medyada çalışan insanlar için çok uygundur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi eğer eleştiriden korkan biriyseniz sarı kesinlikle sizin renginiz değil. Ne yemelisiniz? Limon, ananas, mısır ve sarı mercimek uyum sağlamaya yardımcı olur.
Bağırsak, akciğer hastalıklarına ve şekere karşı. Vücuttaki sarı renk merkezi düzenli çalışan kimseler aklı başında, mantık sahibi ve ince kişiler dir. Eğer bu renkle uyum halinde bulunan chakra düzensiz çalışıyorsa bu şahıslarda bencillik duygusu artar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi sahtekarca davranışlar farkedilmeye başlar. Sarı renk merkezinin düzensizliği akciğer, karaciğer, bağırsak ve mide hastalıklarına, şekere, zihinsel yorgunluklara ve kabızlığa sebeptir. Sarı renkle ilgili tedavi uygulanırken Çin’li uzmanlar altın, krom, nikel, bakır, çinko gibi metallerin tedavi edilen kişilerin üzerinde bulundurulmasını tavsiye ederler. Yine sarı renk ile yapılan tedavi sırasında şu gıda maddelerinin yenilmesi tavsiye edilir: Kavun, mısır, muz, limon, kabak, sarı renkli tohumlar ve sebzeler. Sarı Hormon ve salgı bezleri denkliksini düzenleyici özelliğe sahiptir. Sarı Trafik lambalarında yanan sarı ışık hazır ol mesajını verir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Yollardaki trafik lambalarının ışıklarının bulunduğu kutular, bütünüyle sarı renklidir. (Biz Yozgat Polis Okulu?na konferans için gittiğimizde, Yozgat?taki trafik lambalarının dış kutularının, tüm Türkiye?dekinden başka olarak, yeşil renkte olduğunu gördük.) Sarı renkte bir geçicilik söz konusudur. Yine arabayla giderken verdiğimiz sinyal ile birlikte dışarıda arabanın sarı sinyal ışıkları yanıp sönmeye başlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu yanı sönen sinyalde de bir geçicilik söz konusudur. Güneşin sarı ışıklarında da bir geçicilik söz konusudur. Sarı rengi öncelikli olarak öncelik edenlerin, bağımsızlıklarına önem verdikleri, başkalarına danışmadan büyük tasarılar kurdukları, yeniliklere çok düşkün oldukları, etki altında kalmaktan hoşlanmadıkları, sık sık coştukları ancak bu coşkunun kısa süreli olduğu, bu nedenle de gerek duygusal gerekse maddi yaşamında savurganlıklara neden olabilmeleri söz konusudur. Sarı rengin ise insandaki iyimserlik ve kendine itimat duygularını artırdığın söylüyor uzmanlar . Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Bu rengin verdiği enerjiyle, kişinin zihinsel faaliyetlerinin artacağı söyleniyor. Moral bozukluğuna da sarı iyi geliyor. Sindirim, mide, bağırsak ve mesane rahatsızlıklarının tedavisinde terapistler sarıyı devreye sokuyor. Altın sarısı tonlarının ise zihin üzerinde olumlu etkiler sağladığı belirtiliyor. Migrenin Aurası Migren belirtilerinden bir diğeri de ‘’aura’’lardır. Şiddetli baş ağrısından hemen önce görülen bazı nörolojik belirtilere “Aura” denir. Görmeye ait veya duyusal olabilir. Migren aurası ağrının başlamasından önce veya ağrının ilk gelişme döneminde olur. Oldukça kısa sürelidirler; 10 ile 30 dakika arasında genellikle 20 dakika sürerler. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi sıradan bir baş ağrısı olmayıp tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklardan biridir. Migren hormonlarının aktif olduğu genç yaşlardaki bayanlarda görülme sıklığı erkeklerin üç katına ulaşmaktadır. Bayanların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise % 8’inin migrenli olduğu bilinmektedir. Migren baş ağrısı, zonklayıcı ya da keskin olarak özellikle şakak bölgesinde sabit olur. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü uzmanları kişilerin yaşamını kabusa çeviren migren ve migrenin tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Migren Nedir? Eğer baş ağrınız ataklar halinde ortaya çıkıyorsa bu ağrıya migren ağrısı diyebiliriz. Migren atakları kiminde yılda 1-2 defa, kiminde ise ay içerisinde defalarca görülebiliyor. Migren ağrılarının çoğunun çok şiddetli seyrettiğini söyleyebiliriz. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve Migren ağrılarını şiddetli baş ağrısı olmasının dışında diğer ağrılarından ayırt eden en önemli özellikle ise ağrı ile birlikte ortaya çıkan bulantı, ses ve ışığa duyarlılıktır. Migren ağrısı olanlar baş ağrına eşlik eden bu rahatsızlıklar nedeniyle günlük işlerini tamamlamakta zorlanırlar. Yine de tam bir migren tanısı koymak için uzun bir süreç ve uzman doktor kontrolü çok önemlidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve Migrenin Nedenleri Migrenin nedenlerinin en başında genetik faktörler gelir. Ailenizden birinde migren varsa migren hastası olma olasılığınız % 40’tır. Hem annesi hem babası migren hastası olan bir kişi ise %75 oranında migren şikâyetleri yaşayabilmektedir. Migren ağrısının nedenlerinden biri de de hormonal değişimlerdir. Bu nedenle migren, en sık bayanlarda gözükür. Bayanlarda görülme sıklığı erkeklere göre üç kat fazla olan migren atakları özellikle adet dönemlerinde hormonal değişimden dolayı şiddetini artırabilir. Adet döneminde şiddetli baş ağrısının çoğalmasını da migrene bağlayabiliriz. Bulantı kusma, ışığa ve sese hassasiyet olabilir. Genellikle tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzdadır. Migren Belirtileri Migrenin en büyük belirtisi şiddetli baş ağrısıdır. Migren baş ağrısı o kadar şiddetlidir ki; bir fonksiyonun yapılmasını etkileyebilir veya kişiyi yetersiz hale getirerek yatak istirahatini zorunlu kılar. Migren belirtilerinden biri de tek taraflı baş ağrısıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Zaman zaman taraf değiştirebilen bu tek taraflı baş ağrılarında genel de bir yarıma diğer yarımdan daha fazla eğilimi vardır. Migrende baş ağrısı sıklıkla şakaklarda ve bazen göz veya gözün arkasında yerleşir. Alın, başın arka tarafı ve kulağın hemen arkası migren baş ağrısının en çok görüldüğü yerlerdir. Baş ağrısının yanı sıra migren belirtileri olarak aşırı duyarlılık-tepkisellik, depresif duygu durumu, aşırı ve gereksiz neşelenme, durgunluk/donukluk, konsantrasyon ve itina te azalma, düşüncede yavaşlama, kelime bulma güçlüğü, konuşurken takılma, artmış ışık-ses-koku duyarlılığı, esneme, uyuma isteği, açlık, tatlı yeme isteği, iştah artışı veya iştahsızlık, aşırı su içme, karında şişlik hissi, kabızlık veya ishal hali de sıklıkla gözlenir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve migrenağrınız sırasında ışığa ve sese karşı artmış duyarlılık o kadar şiddetli olabilir ki; bunlara maruz kalma ağrının şiddetini artırabilir. En bilinen bir başka migren belirtisi ise kokuya karşı artan duyarlılıktır. Bu nedenle parfüm gibi hoş kokulardan dolayı bulantının artması ve kusma görülebilir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi ve Migren ilgili pek çok soruya verilen cevaplardan oluşan Facebook canlı yayınımızı izleyebilirsiniz.
Sarının en enerjik olduğu bölge, güneş sinirağı chakrasıdır. Bu rengin enerjisi, kişinin zihinsel faaliyetlerini her yönüyle harekete geçirir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Ayrıca moral çöküntüsünü ortadan kaldırabileceği gibi, kişiye yeni bir yaşama sevinci ve gücü de aşılayabilir. Sarının yardımıyla insandaki iyimserlik ve kendine itimat duyguları artar. Sindirim, mide, bağırsak ve mesane rahatsızlıklarını sarı renk kullanarak tedavi etmek mümkündür. Kısacası sarı renk ve onun altın sarısı tonları, hem hayati vücut fonksiyonları, hem de zihin üzerinde olumlu etkiler yaratır. Dağınık ve sisli bir beyni temizlemeyi ve doğrusal zihin işlevlerini güçlendirmeyi sağlar. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Sindirim sisteminin gücünü arttırır. Yaşam görevimizdeki sarı renk zekamızı ifade eder.Karaciğeri güçlendirir, baş ağrılarına ve migrene karşı etkilidir. Sarı rengi öncelikli olarak öncelik edenlerin, bağımsızlıklarına önem verdikleri, başkalarına danışmadan büyük tasarılar kurdukları, yeniliklere çok düşkün oldukları, etki altında kalmaktan hoşlanmadıkları, sık sık coştukları ancak bu coşkunun kısa süreli olduğu, bu nedenle de gerek duygusal gerekse maddi yaşamında savurganlıklara neden olabilmeleri söz konusudur.
Sarı, korkuyu uyaran, harekete geçiren ve serbest bırakan güneş, ışık ve iyimserliğin rengidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi uyanıklığı korur ve konsantrasyonu arttırır, yaratıcılığı ve bilgeliği sembolize eder. Güçlü özelliği iletişimlidir. Duvarlarda ve evin başka yerlerinde refah üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Sarı solunum organları üzerinde büyük etkiye sahiptir, sinirlerin tedavisinde yardımcı olur, kan basıncını arttırır, nabız ve solunum hızını hızlandırır, sinir sistemi üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Sarının en yaygın tonları: bulutlu sarı (sakinleştirici, düşünen), canlı sarı (çeviklik, cesaret, rahatlama), zeytin sarısı (kasvetli ruh hali) ve citron sarı (uyanıklık, canlılık, canlılık, mükemmellik). Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi Duyusal ve motor sinir sistemini uyarır, lenf akışını artırır, sindirimi teşvik eder, safra söktürücü, laksatif, pankreası etkinleştirir, dalağı sakinleştirir, zihinsel berraklığı etkiler (antidepresan), kurt ve parazitleri dışarı atar. Sarı-Yeşil – Kronik hastalıklar için yeniden düzenleyici, metabolizma süreçlerini destekler, balgam söktürücü, kemik gelişimi (fosfor etkisi), beyin fonksiyonlarını artırır, timüs bezini güçlendirir, hafif laksatif Sarı-Yeşil Dalak-Pankreas 6 Ayaktaki Üç Yin Rehberi Yolun (Meridyen) bağlantı noktası: Dalak, Karaciğer, Böbrek. Pelvisin ve alt karnın efendi noktası Kavalkemiğinin arka kenarının iç bileğinin en yüksek noktasından üç cun yukarı Sarı Kendine saygıyı ve özgüveni ifade eder. Sarı bilgelik ve durulukla bir tutulan duyusal bir uyarandır. Sarı rengin antibakteriyel özellikler taşıdığı düşünülmektedir ve hem sindirim sisteminin hem de lenfatik sistemin uyarılmasında kullanılır. Entelektüel duyguların odağıdır. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi genel anlamda aşk, bilgelik ve sadakati simgeler. Bazı kaynaklarda korkaklığın sembolüdür. Sarı renk akılcı düşünceyi organize eder. Karar vermek, istek ve amaçlarımızı yerine getirmek için harekete geçirir. İnsanlarla yakın ilişkiler kurmayı destekler. Sezgilerin isabet ve güçlülüğü sarı sayesinde olur. Çok fazla sarı enerji mükemmeliyetçi, yargılayıcı, talepkar, doyumsuz ve bencil özellikler getirirken, sarı enerjinin eksikliği güvensizlik, yalnızlık korkuları, aşk ilişkilerinde yetersizlik doğurur. Denklikde bir sarı çakra entellektüel, saygılı, mutlu, rahat, kaygısız, hayata anlamlı bakan, güçlü özellikler sağlar.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi düzenleyici, beyin faaliyetini sakinleştirir, yeniden oluşumunu teşvik eder İtina lerin size yönelmesini sağlar. Genellikle İnsanlara açık bir iç dünyanız vardır. Bu renk ten hoşlananların duygu ve düşüncelerinin saf ve açık olduğu gözükür. Giysilerinizde turkuazı kullanırsanız genç ve dinamik kalırsınız. Turkuaz Hayat ve rir, arındırır, ağrı giderir, serinletici, cilt problemlerine, başağrısına ve strese karşı faydalıdır. Altın Sinir sistemini güçlendirici, depresiyona faydalı, dalak, mide ve karaciğerin çalışmasını düzenler. Kanamayı dindirici Çivit mavisi, aurayı güçlendirir, kalp, dolaşım, Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi organlarımızın faaliyetini sakinleştirir, ağrıyı azaltır, rahatlatır ve heyecana eğilimli duygu Aralığını azaltır. Mor, lila, pembe tonları arasındaki rengi de Türk mutfağında salatalara renk ve lezzet vermek için öncelik edilmiştir.
Çiçek ve renk titreşimleri seans sonunda bioenerji denkliklemesi ile tamamlanır. Bach Çiçekleri 38 başka çiçek özünden oluşturulmuş bu birbirinden başka çiçek özlerini, Avrupa’nın birçok ülkesinde bulunan, sertifikalı dükkânlardan kolaylıkla temin edebilir siniz. Yeter ki elinizde terapistinizin ve rdiği çiçek reçeteleri olsun. 38 başka psikolojik ve ruhsal hal için Edward Bach tarafından tam 50 yıldır uygulanan bir çiçek terapisi yöntemidir. Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi bu terapi yöntemi Kanada, İngiltere gibi ülkelerde İnsanları depresyondan kurtarmak için kullanılıyor. Bach sıvıları kesinlikle ilaç değildir; 38 başka çiçek özünün ve ağaç kabuğunun kullanıldığı Homeopatik bir tedavi yöntemidir. Terapistiniz ve receği çiçek özlerinin kullanım alanlarını ve saklama koşullarını size ayrıntılarıyla anlatır. 21 gün boyunca ve ya ihtiyaç durumuna göre sürekli de kullanabileceğiniz, panik atak gibi dertlere deva olan bu sıvı preparatları çantanızda bile rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Renklerle Ezoterik Çalışmalar Hepimiz başka titreşim boyutlarında yer alırız. Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renkler de, bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Aynı şekilde, İnsan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur.
Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabet, vücudunuzunda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve kanşekeri yükselir (hiperglisemi). Yediğimiz besinlerin özellikle karbonhidrat içeren besinlerin çoğu vücutta enerji için kullanılmak üzere glukoza dönüştürülür. Midenin arka yüzeyinde yerleşik bir organ olan pankreas, kaslarımızın ve diğer dokuların kandan glukozu alıp enerji olarak kullanmalarını sağlayan “insülin” adı verilen bir hormon üretir. Besinlerle kana geçen glukoz, insülin hormonu aracılığı ile hücrelere girer. Hücreler glukozu yakıt olarak kullanır . Eğer glukoz miktarı vücudun yakıt ihtiyacından fazla ise karaçiğerde (şeker deposu=glikojen), yağ dokusunda depolanır.Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabeti olmayan bir birey kanşekeri düzeyi açlık halinde 120 mg/dl, tokluk halinde (yemeğe başladıktan iki saat sonra) 140 mg/dl’nin üstüne çıkmaz. Açlıkta veya toklukta ölçülen kanşekeri düzeyinin bu değerlerin üstünde olması Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabetin varlığını gösterir. Bir kişinin Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabetli olup olmadığı Açlık Kanşekeri (AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker (pre-Uyku durumunu ayarlayan Çivit mavisi için insan sağlığından Diyabet) sinyalidir. AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması diyabetin varlığını gösterir.OGTT’de glikozdan zengin sıvı aldıktan iki saat sonraki kanşekeri değeri önemlidir. İkinci saat kanşekeri ölçümü 140-199 mg/dl ise gizli şeker, 200 mg/dl veya daha yüksek ise diyabet tanısı konulur.Doktorunuz sizden bazı testler istedikten sonra test sonuçlarına göre ‘Sizin gizli şekeriniz var’ dediğinde siz ‘şimdi ben şeker hastası mıyım?’ sorusunu sormuş ve endişelenmiş olabilirsiniz.

İndeks: uyku, Çivit mavisi, renk, zihin therapy, color therapy, heart, therapy, chromotherapy, ekonomik, kromoterapi, health, Color, mind, body, physical

Benzer Makalelerimiz. 

Kızılcık Sağlıklı Cinsel Yaşam Sağlar.

incir, insan sütüne en çok benzeyen gıdadır

Güzelliğin Sırrı Kara Üzümdedir.

Fındık Saç Sağlığına Faydalıdır

İnsanda Uzun Saç Anten etkisiyle Yaşamı Algılar.

.

Bilgi kaynaklarımız:
www.google.com

www.bitkiveinsan.com

www.faydaliyasam.com

UYARI:
www.bitkiveinsan.com sitemizde hastalikları teşhis tedavi etmek ile ilgili 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece doktorların görevi olduğu bilinciyle, web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve yararlı yaşama hakkında bitkisel doğal tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, yaşama yararlı besin destek ürünleridir. Tedavi veya hekim tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, özellikle adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını doktorunuza kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Yaşama sağlıklı, afiyet içinde, yararlı yaşamanız dileklerimizle…

Bir cevap yazın